işsiz ile cümle
işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eyalet'in öbür Almanya'nin eyaletlerine göre çok yüksek bir işsizlik sayısı var.Žymiai didesnė bedarbystė išlieka rytinėje Vokietijos dalyje.
İşsizlik haddi gayet yüksek olmakta devam edip Mart 2007'de bile ancak %14,9'a inebilmiştir.Recesija oficialiai baigėsi 2009 m. birželį, bet nedarbas iki 2011 m. vis dar siekia 9% ir daugiau.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Krizė lėmė nedarbą, skurdą, socialinius neramumus.
Gençler işsiz kaldı.Buvo skirtas bedarbiams.
Birçok yerleşimin ıssızlaşması bu ortak felaketle ilgili görülmektedir.Apie šios gyvenamosios vietovės senovę galima spręsti tik iš daugybės atsitiktinių radinių.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Kita vertus, infliacijos sąlygomis darbo užmokestis visada auga.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.Galiausiai mažėjant gamybai pradeda augti bedarbystė.
İşsizlik, ülke ekonomisinin en önemli sorunu olmaya devam etmektedir.Kasyba tapo svarbiausia šalies ekonomikos šaka.
Ancak bu arada gazete kapanmış çalışanlar işsiz kalmıştır.Leistas vietoje uždaryto savaitraščio „Darbininkas“.
Ülkenin en büyük sorunlarından biri işsizlikle mücadele etmektir.Riigi üheks tõsisemaks probleemiks on töötus.
İşsizlik oranı çok yüksektir.Tööpuudus on suur.
Örneğin işsizlik seviyesi çok yükseğe çıktığında devlet büyüme odaklı bir para politikası izleyebilir.Näiteks kui töötusmäär on kõrge, siis saab valitsus kasutada laienevat rahanduspoliitikat.
Bu ıssız dünyada korktular.Me oleme üleni kastetud sellesse maailma.
İktisatçılar kısa dönem için işsizlik ve enflasyon arasında bir seçim yapmak zorundadır.Ühiskonna ees seisab valik lühiajalise inflatsiooni ja tööpuuduse vahel.
Tekrar işsiz kaldı.Pärast seda oli ta jälle ilma tööta.
Nüfusun % 25'i işsizdi.3,25% inimeste rahvus oli teadmata.
İşsizlik oranı %27,2 kadardır.Töötus oli 2,7%.
Aynı şekilde bu gelişmeyle birlikte işsizlikte önemli oranda azalmıştır.Majandusliku olukorra paranedes selline tööpuudus väheneb.
Buna paralel işsizlik oranı da artmaya başladı.Lisaks kujuneb üpris kiiresti välja töövõimetus.
Kentte işsizlik oranı %6,9 kadardır.Töötute protsent on 6,9.
İşsizlik sigortası yanı sıra, çalışma koşullarında da çeşitli gelişmeler sağlanmaktadır.Lisaks palgale võib diskrimineerimine avalduda ka erinevates tööle saamise võimalustes.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.See on islami riikide nimekiri pindalade järgi.
İşsizlik oranı düşüktür.Seega peaks tööpuudus kaduma.
Bu imza bizi bir daha ıssız kuytu köşelere döndürmeyecek.Niiskes olekus ei väändu lehed ümber varre.
Ülkedeki işsizlik oranı %9.1'dir.Töötuse määr oli 9,1%.
2005 yılı ortalama işsizlik oranı %42,46 olarak gerçekleşmiştir.Töötuse määr oli aastal 2005. keskmiselt 4,5%.
İşsiz kaldığı yıllarda İsveç ve Almanya'da işçilik yaptı.Evakueeritama pidid ka Saksamaal elavad rootsi naised ja lapsed.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Ta väljendas meeleheidet, mida temas tekitas vaesus ja ebaõiglus.
İşsiz nüfus oranı %7,14’tür.Töötuse määr oli 7,0%.
1933'te isgücümüzün 1/4'ü issizdi.V roce 1933 čtvrtina pracovní síly byla nezaměstnaná.
1933'te isgücümüzün 1/4'ü issizdi.Το 1933 το 1/4 του εργατικού δυναμικού ήταν άνεργο.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.2002년 당시 지역 주민의 약 50%가 실직자였습니다
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.2002-ben kb. 50 % volt a munkanélküliség.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.2002 lag die Arbeitslosigkeit hier bei 50%.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.Em 2002 tínhamos ali cerca de 50% das pessoas desempregadas.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.En 2002, il y avait là à peu près 50% de chômeurs.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.En 2002 teníamos ahí alrededor de un 50% de desempleo.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.In 2002 jumatate din oamenii de aici nu aveau de lucru.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.In 2002 was ongeveer de helft van de mensen er werkloos.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.Năm 2002, có khoảng một nửa người dân sống tại đó không có việc làm.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.Nel 2002, il 50% della popolazione locale era disoccupata.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.Tahun 2002 kami mendapati 50% masyarakat di sana menganggur.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.V roce 2002 jsme tu měli asi 50procentní nezaměstnanost.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.W 2002 było tam 50% bezrobocie.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.В 2002 г. половина местных жителей были безработными.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.През 2002 около 50% от населението беше безработно.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.ב-2,002 היו לנו שם בערך 50 אחוזי אבטלה.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.ففي عام 2002 كان لدينا حوالي 50% من الناس هناك بلا عمل.
2002'de orada insanların yüzde 50 kadarı işsizdi.犯罪も多発していました。
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Oczywiście, jeśli mówimy o bezrobociu, on przynajmniej nie powinien być istotny, jeszcze nie teraz.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Samozřejmě pokud hovoříme o nezaměstnanosti, on přinejmenším nemůže být relevantní, teď ještě ne.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Tietenkin, jos puhumme työttömyydestä, hänen olemassalollaan ei pitäisi olla merkitystä, ei ihan vielä.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Отже, очевидно, якщо ми говоримо про безробіття, зрештою, для нього воно не повинно бути зараз актуальним.
Açık mavi 18-25 yaş arasındaki Yunan işsizlik eğrisi.El azul claro es el desempleo de la juventud griega de entre 18 y 25 años.
Açlık, yoksulluk, evsizlik... ...ve işsizlik de diğer örneklerdir.les problèmes de logement et le chômage.
Açlık, yoksulluk, evsizlik... ...ve işsizlik de diğer örneklerdir.Obdach- und Arbeitslosigkeit.
Açlık, yoksulluk, evsizlik... ...ve işsizlik de diğer örneklerdir.Есть также голод, нищета, бездомность и безработица.
Açlık, yoksulluk, evsizlik... ...ve işsizlik de diğer örneklerdir.هناك أيضاً الجوع ، والفقر والتشرد، والبطالة
Alın size %0 işsizlik.Joten työttömyysaste on 0 %.
Alın size %0 işsizlik.Więc mamy 0% bezrobocia.