işsiz ile cümle
işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Erkekler arası işsizlik %6,5, kadınlar arasında ise %11,6'dır.Jelenleg a munkanélküliség 4%-os, ebből 6 férfi és 1 nő.
İşsizlik oranı ülke ortalamasının altındadır.A munkanélküliség az országos átlag fölött van.
Böylece işsiz kaldı.Munkanélkülivé vált.
İşsizlik yüzde 45 gibi, çok yüksektir.A munkanélküli ráta 50%, ami igen nagy problémát jelent.
İşsizlik oranı çok yüksektir.Magas a munkanélküliség.
İşsizlik oranı düşüktür.Növekedett a munkanélküliség.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Ezért amilyen mértékben nő a munka ellenszenvessége, olyan mértékben csökken a munkabér.
Cinayetlerini kendi evinde, kamyonunda veya gözlerden uzak ıssız alanlarda işliyordu.Az áldozatok nagy részét az otthonában, az autójában vagy egy eldugott környéken ölte meg.
2014 yılında Çin'deki kentsel işsizlik oranı yaklaşık %4,1 idi.Kína teljes területén a csecsemőhalandóság 1,4% volt 2010-ben.
Az ya da çok daima işsizlik mevcuttur.Fáradtság vagy anergia csaknem minden nap.
2015'te işsizlik oranı %10.3 olmuştur.2015-ben a munkanélküliség 7,5%-os.
İşsiz yurttaşların Roma'ya akını kurulları oldukça halkçılaştırdı.Bőségesen osztogatta az ingyen ételt is Róma lakóinak.
Nüfusun % 25'i işsizdi.A lakosság 25%-a bennszülött.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.A fertőzöttség aránya egyes területeken a 25 százalékot is elérheti.
İşsizlik oranı %1,8'dir.Munkanélküliség: 10,8%.
Üniversiteyi terk etmiş, işsiz güçsüz bir gençtir.Az iskolában visszahúzódó, zárkózott gyerek volt.
Gittikleri yol ıssızmış.Az útjai burkoltak.
2001'de % 1.9 olan işsizlik oranı 2004'te % 3.9'a ulaştı.A munkanélküliségi ráta 2007 végén 3,9% volt.
İşsizlik oranı %27,2 kadardır.Munkanélküliség: 2,7%.
Eylül 2016'da işsizlik %4.0 idi.2016 végére a munkanélküliség 10,9%-ra csökkent.
Entansif tarım tekniklerinin gelişmesinin yan etkisi, gene tarımsal emek üzerinde işsizleşme olmuştur.A rossz műszaki állapotú járművek üzemeltetése cégünk népszerűségvesztésével is jár.
Daha sonra düşünüldü ki tüm küreler ıssız Ptolemi yörünge ve dış çember modelde eşmerkezlidir.Később kiderült, hogy Gambit képes feltölteni a szerves és az idegen befolyás alatt álló anyagokat is.
Kendi kendime demek istiyorum, ıssızlığın ortasında.Ülök a félhomályban.
Böylece diğer insanlarla beraber Machiavelli de işsiz kalır.A többi lánnyal együtt Miranda elmegy nélküle is.
Beş yıl boyunca işsiz kalmıştır.Ekkor már öt év óta lakatlan volt.
Bu büyüme, işsizlik oranının kriz öncesi seviyesine düşmesini sağladı.Ezt az állítást látszik igazolni, hogy a munkanélküliség mértéke a gazdasági válságok idején a legnagyobb.
Eyaletin ocak 2010 işsizlik oranı %7,6'dır.2010 januárjában az állam munkanélküliségi aránya 7,5% volt.
İktisatçılar kısa dönem için işsizlik ve enflasyon arasında bir seçim yapmak zorundadır.Yhteiskunnan on lyhyellä aikavälillä valittava inflaation ja työttömyyden kesken.
Almanya'ya dönünce Rommel bir süreliğine "işsiz" kaldı.Afrikasta palattuaan Rommel oli jonkin aikaa ilman palvelusmääräystä.
Tekrar işsiz kaldı.Ispirescu jäi taas työttömäksi.
Sonra işsiz kaldı.Hän oli työtön.
İşsizlik oranı 2005 yılı rakamlarına göre yüzde 12,1 seviyesindedir.Vuonna 2005 työttömyysaste alueella oli 12,1 %.
Bir süre işsiz kaldı.Välillä hän oli työttömänä.
Dragaş'ta ekonomik durum, çok zayıftır ve işsizlik yüksek bir orandadır.Paluumuuttajien taloudellinen asema on heikko ja työttömyys korkea.
İşsiz yıllardı, kimsenin beni tanımadığı yıllar.Tätä kaikkea oli edeltänyt vuosia kestänyt vaihe, jota kukaan ei ollut huomannut.
Dünya ıssız kaldı mı?Onko paikka sittenkin kirottu?
Gittikleri yol ıssızmış.Tie jota oli kuljettava.
Gelire bağlı işsizlik ödeneği işsizlik sigortasından temin edilmektedir.Työttömien taloudellista asemaa tuetaan työttömyyskorvauksella.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Yhteiskunnallinen eriarvoisuus näyttää lisääntyneen tällä kaudella.
Tuncay işsiz olduğunu söyler.Saxbergin sanotaan olleen virkaansa sopimaton.
Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.Heidän vaatimuksenaan oli työajan lyhentäminen.
Beldedeki işsizlik oranı %30 civarındadır.Työttömyysaste on noin 30 %.
İşsizlik oranı ülke ortalamasının altındadır.Kuopion työttömyys on koko maahan vertailtaessa alle keskitason.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Tämä merkitsi köyhyyden ja työttömyyden kasvua.
Güneş gazetesinin 1992 yılında kapanmasıyla işsiz kaldı.Lehden toimittaminen lopetettiin vuonna 1992.
İşsizlik oranı % 7 civarındadır.Työttömyys painui alle seitsemän prosentin.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.Työttömyysaste on Haitissa korkea, ja työttömänä on yli 40 prosenttia työvoimasta.
Kentte işsizlik oranı %6,9 kadardır.Koko kaupungissa työttömyysaste oli vuonna 2003 9,6 %.
İşsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlatan Okun Kuralı'nı ekonomi bilimine kazandırmıştır.Hän on esittänyt Okunin lain, joka selvittää työttömyyden ja talouskasvun välisen suhteen.
2006 yılında işsizlik oranı % 13,8 dir., 2007 yılında bu oran: % 13,8 %.Osuus oli vuonna 2004 16 % ja vuonna 2007 13,8 %.
16-74 arasındaki yaş grubunun % 4'ü işsizdir.16–24 % ikäluokan miehistä suorittaa palveluksen.
Eyaletin ocak 2010 işsizlik oranı %7,6'dır.Syyskuussa 2011 kaupungin työttömyysaste oli 7,6 %.
1979'da 20 milyon işsiz vardı.Vuonna 2013 työttömiä oli 20 prosenttia.
Bu sıkıntıların başında birçok işyerinin ve fabrikanın kapanması ve 100.000 kişinin işsiz kalması vardır.Päätös merkitsi tupakkatuotteiden valmistuksen loppumista Tuusulassa ja noin 260 henkilön irtisanomista.
Bir fabrika denetçisiyle yaptığı tartışmadan dolayı işsiz kalmıştı.Väitöskirja jäi tekemättä koska hän oli riitaantunut sen tarkastajan kanssa.
Bu değişim işsizlik oranında da sayılara yansır.Toisaalta kysynnän muutokset aiheuttavat kausityöttömyyttä.
Tom şimdi işsiz.Tom on tällä hetkellä työttömänä.
O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.Hän asuu yksinään täällä Jumalan selän takana.
Fiji, ( 106'sı ıssız) 322 adadan ve 522 küçük adacıktan oluşur.Τα Φίτζι αποτελούνται από 322 νησιά (εκ των οποίων τα 106 κατοικούνται) και 522 μικρότερες νησίδες.
Eyaletin ocak 2010 işsizlik oranı %7,6'dır.Έως τον Ιανουάριο 2010, το ποσοστό ανεργίας της πολιτείας ήταν 7.6%.