işsiz ile cümle

işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Büyük Buhran sırasında babası işini kaybetti ve uzun bir süre işsiz kaldı.Chegou a trabalhar num armazém, mas perdeu o emprego durante a Grande Depressão e ficou um tempo desempregado.
Yılın çoğu zamanı ıssızdır.A maior parte do resto do dia foi de descanso geral.
Issız bir çiftlik evindeki yamyam bir aile.Tom leva uma vida solitária no rancho dos pais.
Ancak ilçe'deki işsizlik oranı ülke ortalamasının çok üstündedir.Apesar disso, as taxas de desemprego da cidade continuam mais altas do que a média nacional.
1979'da 20 milyon işsiz vardı.Em 1979, logo após o desmantelamento do sistema, havia vinte milhões de pessoas desempregadas.
İşsizlik nedeniyle göç yaşanmaktadır.O desemprego é a situação de falta de emprego.
Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.A música "Sine Pornô" fala de desemprego.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Primeiramente conteve a inflação e desemprego.
Nüfusun % 25'i işsizdi.Estima-se que 50% da população está desempregada.
Chaplin bu filmde işsiz güçsüz bir düzenbazdır.Chaplin interpreta um personagem muito diferente do Vagabundo neste filme.
Halkın %80'inden fazlası işsiz ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor.Os católicos eram aproximadamente 80% da população, a maioria vivendo em condições de pobreza e insegurança.
Sonra işsiz kaldı.Daarna was hij werkloos.
Ardından serbest bırakıldı ancak işsiz kaldı.Hij werd vrijgelaten, maar was zijn werk kwijt.
İşsizlik oranı düşüktür.De werkloosheid neemt toe.
Dünya ıssız kaldı mı?Is de aarde rond? - uitg.
İşsizlik oranı çok yüksektir.De werkloosheid is hoog.
Bu ıssız dünyada korktular.Te zoeken in deze angstige eeuw.
Gittikleri yol ıssızmış.De weg kwijt zijn.
Gençler işsiz kaldı.De werklozen.
Bu durum işsizliğe ve üretim kapasitesinin yetersiz kullanılmasına yol açar.Het project werd afgeschilderd als een nutteloze verspilling van grondstoffen en productiecapaciteit.
Ülkenin %0,8'i işsizdir.8% van de bevolking is werkloos.
Oysa işsiz taksici Marcel (Bourvil) karaborsa işini aç kalmamak için, çaresizlikten yapmaktadır.Marcel Martin (Bourvil) is een werkloze taxichauffeur die zijn kost verdient op de zwarte markt.
İşsizlik oranı Aralık 2017 itibarıyla yüzde 5,5 seviyesindeydi.De werkloosheidsgraad van de provincie bedroeg in 2017 slechts 5,5%.
2008'den beri Polonya'daki işsizlik oranı sürekli olarak Avrupa ortalamasının altında seyretmektedir.Vanaf 2000 is de gemiddelde werkloosheid in de Europese Unie in vergelijking met Japan een stuk hoger.
İşsizlik oranı ülke ortalamasının altındadır.De levensstandaard ligt onder het nationaal gemiddelde.
Kendine Hacegan rütbesi de bu işsizlik sırasında verilmiştir.Bekerkampioen Feijenoord was vrijgesteld voor deze groepsfase.
Bu durumda ülkede işsizlik artacaktır.Hoe dan ook, in dit evenwicht zal er werkloosheid zijn in de stedelijke omgeving.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Armoede en werkloosheid namen toe.
2015 yılı Ocak ayında ise işsizlik oranı yüzde 4,8 olmuştu.In juni 2005 was 3,8% van de bevolking werkloos.
İşsizlik oranı %27,2 kadardır.Officieel is de inflatie 2,2 miljoen procent.
Beldedeki işsizlik oranı %30 civarındadır.De werkloosheid lag rond de 30%.
1987'de şirketten kovuldu ve işsiz kaldı.In 1987 werd hij van zijn functie ontheven en in 1997 ontslagen.
İşsizlik oranı %1,8'dir.Het percentage werklozen bedraagt 11,8%.
İşsizlik orani 2010 itibarı ile 6,3’dür. .De werkloosheid bedraagt 6,9 % (cijfers volkstelling 2000).
Bu, Alaska yerlilerinin genelinde görülen bir işsizlik manzarısıdır.Nog altijd kent deze religie een grote aanhang onder de lokale bevolkingsgroepen van Alaska.
Tommy ise hapisten yeni çıkmış işsiz ve bekar bir gençtir.Toms rijke en oude oom is nog steeds vrijgezel.
İşsiz nüfus oranı %7,14’tür.Het analfabetisme bedraagt 7,4%.
Nüfusun % 25'i işsizdi.Tot 25% van de manschappen mocht afwezig zijn.
Bir süre işsiz kaldı.Hij was op slag werkloos.
Doğu Almanya'da sıfır işsizlik vardı.In het oosten lag Germania Superior.
Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.Deze bepleit arbeidstijdverkorting als middel om de werkloosheid te bestrijden.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.De lonen stijgen in deze fase ook.
Entansif tarım tekniklerinin gelişmesinin yan etkisi, gene tarımsal emek üzerinde işsizleşme olmuştur.Uiteraard ging ook bij Van Lier de technologische ontwikkeling gepaard met angst om banenverlies.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.Woningnood en werkloosheid zouden jammerlijke vormen aannemen.
O bir aydır işsiz.Hij zit al een maand zonder werk.
İşsizlik oranı düştü.Bezrobocie uległo zmniejszeniu.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.W kraju gwałtownie wzrosło bezrobocie i inflacja.
Nüfusun % 25'i işsizdi.25% mężczyzn mogło pozostawać bez pracy.
Dünya ıssız kaldı mı?Świat ma ulec zagładzie?
Mahallede işsizde bulunmaktadır.Bezrobocie w gminach.
Ekonomideki işsizlik gayri iradi işsizlik olarak adlandırılmaktadır.Jest to tzw. bezrobocie ukryte.
Deflasyon, işsizlik yaratır.Przeciwieństwem deflacji jest inflacja.
Ardından serbest bırakıldı ancak işsiz kaldı.Została zwolniona z pracy i jest bezrobotna.
Beş yıl boyunca işsiz kalmıştır.Przez 5 lat pozostawał bez pracy.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Zarówno zabójstwo jak i samobójstwo nie dochodzą do skutku.
Bu nedenle işsizlik çok yüksek düzeydedir.Bezrobocie jest na bardzo niskim poziomie.
Bu konudan da sonra John, işsiz bir adama çevrilir.W tym momencie młody człowiek o imieniu John wtrąca się do dyskusji.
Öldüğü takdirde iki bin kişi işsiz kalır.W sumie w czasie marszu śmierci zabito 2 tysiące osób.
Büyük Buhran sırasında babası işini kaybetti ve uzun bir süre işsiz kaldı.W czasie Wielkiego Kryzysu ojciec Phyllis stracił pracę i długo był bezrobotny.
19ncu yüzyıl sonunda hala işsizlik büyük gerilime neden oluyor.Jednak pod koniec XIX wieku bezrobocie spowodowało kryzys.

İlgili Sayfalar