işsiz ile cümle
işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece işsiz kaldı.Он остался без работы.
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Актуальна для бизнеса в период экономического спада.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.Полная занятость предполагает практическое отсутствие безработицы.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Резко снизились нищета и безработица.
Çıksam Issız Dağlara 09.Тоска о потерянном рае, 09.
1990'ların ortasında New York'ta işsiz bir aktör olarak yaşıyordu.В 1990-е годы жила в приюте для слепых в Нью-Йорке.
İşsizlik oranı çok yüksektir.Уровень безработицы остается высоким.
Son yıllarda yoğun bir işsizlik ile karşılanşan köy nüfusu göç yollarını aramaktadır.Последние годы характерны продолжавшимся исходом сельских жителей в города в поисках работы.
Sinema oyuncusu Julie Sawyer (Kristy McNichol) gece arabasıyla ıssız bir yolda giderken bir köpeğe çarpar.Молодая актриса Джули Сойер приютила бездомную собаку, которую случайно сбила машиной.
Ama bu problem açıkça 'doğal işsizlik oranını' hep çok yüksek tutacaktır.Любопытно, что в соответствующей повести Лавровых «Естественная убыль» это повышение отсутствует.
Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu.Казалось, что дорога становилась в разы длинней.
İşsizlik daha fazla genç nesil arasında yaygındır.Безработица относительно выше среди молодёжи и женщин.
Raporuna göre, "gerçek işsizlik" oranı %20 civarında seyretmektedir.وفقا لتقريره ، فإن معدل "البطالة الفعلية" يحوم بالقرب من 20 ٪.
Edling, bu insanların aslında kaçının işsiz olduğunu sorgulamaktadır.يسأل Edling كم من هؤلاء الأشخاص عاطلون عن العمل في الواقع.
Marge, dizinin çoğu bölümünde işsizdir, ev hanımı olmayı ve ailesine bakmayı seçer.كانت مارج غير موظفة في معظم المواسم، وأختارت أن تكون ربة منزل وأن تهتم بعائلتها.
1996 yılında hükümet işsizliği 2000 yılına kadar %4'e indirmeyi hedeflemişti.في عام 1996 ، حددت الحكومة هدف خفض البطالة إلى 4٪ بحلول عام 2000.
Hatta bazılarına göre yeni parti serseriler, işsizler, çulsuzlar tarafından destekleniyordu.ففي الواقع ووفقا للبعض فان الحزب الجديد كان يدعمه المتشردين والعاطلين والفقراء.
1990'ların ortasında New York'ta işsiz bir aktör olarak yaşıyordu.عاش معظم التسعينيات من القرن العشرين في مدينة نيويورك كممثل عاطل عن العمل.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.وصلت نسبة البطالة في بعض المناطق إلى 25٪.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.وانخفضت الأرباح والأسعار والأجور في حين ارتفعت البطالة.
İşsizlik oranı %27,2 kadardır.وتبلغ نسبة البطالة 27.7%.
Philips eğrisine göre işsizlik oranının düşük olduğu ekonomilerde enflasyon artar.ففي البداية، كان شاغل فيليبس هو معرفة أثر البطالة على مستوى الأجور.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.البطالة والبطالة المقنعة مشاكل خطيرة.
Gençler işsiz kaldı.العاطلين عن العمل.
İşsiz yıllardı, kimsenin beni tanımadığı yıllar.عشقنا لسنوات فلماذا يجب علينا ألا نكون سعداء.
İnşaat sektörü onbinlerce işsiz ile tamamen felç durumdaydı.أُصيبت صناعة البناء والتشييد بالشلل مع عشرات الآلاف من العاطلين عن العمل.
Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.كان هناك ما هو أسوأ من الترحيل.
İşsizlik oranlarının ülkelere göre listesi.هذه قائمة الدول حسب معدل البطالة.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.لكن بالطبع خلال فترة الكساد الاقتصادي الكبير تشهد الأجور والأسعار هبوطا كبيرا.
16-74 arasındaki yaş grubunun % 4'ü işsizdir.3.9٪ من السكان بعمر 16-74 عاطلين عن العمل.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.انخفضت معدلات الفقر والبطالة بشكل ملحوظ.
İşsizlik oranı 2005 yılı rakamlarına göre yüzde 12,1 seviyesindedir.بلغ معدل البطالة 12.1 ٪ إعتبارا من أبريل عام 2015.
İşsizlik oranı düştü.ارتفعت البطالة.
Eylül 2016'da işsizlik %4.0 idi.وبحلول نهاية أكتوبر 2016 انخفض معدل البطالة في إسبانيا إلى 18.9٪ .
İşsizlik oranı %1,8'dir.صيد السمك 1.8% .
Gelire bağlı işsizlik ödeneği işsizlik sigortasından temin edilmektedir.مؤسسة التأمين الوطني – تحدد استحقاقك لمخصصات بطالة.
Öğrencilere işsiz gençler de katıldı.وصل الطلاب بالطلاب الأصغر منهم.
Rusya'da 1999 yılında %12.4 olan işsizlik 2007'de %6'ya düştü.وصلت نسبة البطالة إلى 12.4% في عام 1999، لكنها انخفضت إلى 6% في عام 2007.
2015'te işsizlik oranı %10.3 olmuştur.في عام 2015، كان المعدل اليومي للتدخين اليومي في هونغ كونغ 10.5٪.
Erkekler arası işsizlik %6,5, kadınlar arasında ise %11,6'dır.بين المدخنين الإناث، فإن الخطر هو 11.6 ٪.
İşsizlik seviyesi 2006 yılının ekim ayında yüzde 7,7 dolayındaydı.وكان معدل البطالة المسجل في يناير 2012 بنسبة 7.7٪.
Bir grup erkek ve kız ıssız bir adaya tatile giderler.رحلة ألف سؤال رحلة في جزيرة مهجورة.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.غياب او ندرة محاولات الانتحار .
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.Lucros, preços e salários caíram enquanto o desemprego subiu.
İşsizlik oranı çok yüksektir.O nível de desemprego é alto.
Diğer uygulamalar yanında, friksiyonel işsizliğin incelenmesi için bir çerçeve oluşturmak için de kullanılır.Enre outras aplicações, é usado no estudo do desemprego friccional.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.A taxa de desemprego alcançou 25% em algumas localidades.
İki hafta boyunca işsiz kalmasının da etkisiyle Peter, aşırı derecede kilolu, obez biri hâline gelir.Depois de ficar desempregado por duas semanas, Peter fica muito obeso.
Kitaplarındaki olaylar ıssız ve sıcak bir vadide geçmektedir.A imagem que os livros passam é de um lugar frio e sombrio.
1990'ların ortasında New York'ta işsiz bir aktör olarak yaşıyordu.Por boa parte da década de 1990 viveu em Nova York como um ator em busca de emprego.
2005 yılında ise Teknoloji, Ekonomi ve İşsizlik alanlarındaki 11. Annual Heinz Ödülü’nü kazandı.Em 2005, foi premiada no 11º Annual Heinz Award, na categoria de Tecnologia, Economia e Emprego.
Bu ıssız dünyada korktular.Aprisionem esse mundo em medo!
Bonn, uzun yıllardan beri Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin en düşük işsizlik oranına sahiptir.Frisinga tem há décadas a taxa de desemprego mais baixa de toda a Alemanha.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.O desemprego e o subemprego são problemas sérios.
Celeborn ve Galadriel’in torunu Kraliçe Arwen’in ölümünden sonra Lothlórien ıssız hale geldi.Até o momento da morte da Rainha Arwen, neta de Celeborn e Galadriel, a própria Lothlórien estava deserta.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.O declínio da produção tem aumentado o desemprego.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Eu senti falta daquilo desesperadamente.
Rusya'da 1999 yılında %12.4 olan işsizlik 2007'de %6'ya düştü.A taxa de desemprego na Rússia foi de 6% em 2007, abaixo dos cerca de 12,4% em 1999.
1931 - Almanya'da işsiz sayısı, 4,9 milyona ulaştı.Em 1929, havia 1,6 milhão de desempregados.
Ertesi gün ıssız güney kıyısına ayak basmayı başardılar.No dia seguinte, conseguiram, finalmente, desembarcar na costa sul.