işsiz ile cümle

işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşsizlik oranı (Şubat 2007'de) %9.75 idi.Le taux de chômage s'élevait à 5,9 % en mars 2006.
Issız bir çiftlik evindeki yamyam bir aile.Un homme solitaire vit dans une ferme abandonnée.
George işsizlik maaşı süresini uzatmak için Carrie ile çıkmaktadır.Durant l'intersaison, Jackie obtient une augmentation de salaire.
Issız bir yerde içkiye devam ederek geceyi geçirmek istiyorlarmış.Au soir, ils sont toujours en train de boire, assis dehors.
Majör depresif bozukluk, sıkça işsizlik ve yoksulluk ile ilişkilendirilmektedir.La Grande Dépression a été marquée par des situations parfois dramatiques de chômage et de pauvreté.
Gençler işsiz kaldı.La population manquait de travail.
2015 yılı Ocak ayında ise işsizlik oranı yüzde 4,8 olmuştu.En juin 2014, le taux de chômage était de 3,5 %.
İşsizlik sigortasından, işsizlik ödemeleri yapıldı.Les allocations chômage doivent être garanties.
Nüfusun % 25'i işsizdi.Le taux de chômage approchait alors les 25 % de la population active.
Ancak ilçe'deki işsizlik oranı ülke ortalamasının çok üstündedir.Toutefois, le chômage est important dans la région, au-dessus de la moyenne nationale.
İşsizlik sigortası ve bir kamu istihdam bürosunun kurulması.Création et installation d'une brigade régionale des douanes.
1931 - Almanya'da işsiz sayısı, 4,9 milyona ulaştı.Allemagne : record de chômage en Allemagne : 4,8 millions.
Deflasyon, işsizlik yaratır.Mais, avec l'inégalité apparaît le despotisme.
Bu konudan da sonra John, işsiz bir adama çevrilir.Pendant ce temps, John travaille avec un nouveau révélé.
Gittikleri yol ıssızmış.Le parcours est fléché.
Türkiye'de İstihdam - İşsizlik ve Çözüm Önerileri: Esneklik Yaklaşımı İşsizlikChômage Chiffres du chômage et de la précarité : Sortir de l'impasse !.
Beldedeki işsizlik oranı %30 civarındadır.L’Irak a un taux de chômage officiel de 30 %.
2006 yılında ülkede işsizlik oranı %4.8 olarak ölçülmüştür.Le taux de chômage dans la municipalité était de 4,8 % en 2006.
İşsizdim, ölümcül bir ümitsizlik içindeydim.Je suis dans l’espoir et aussi dans le désespoir.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Le lien est établi entre misère et chômage.
Ben işsizim.Estoy parado.
Tom işsiz.Tom está desempleado.
Çalışmıyor, işsiz.No trabaja, está parado.
Kocam işsiz ve bir iş arıyor.Mi esposo está desempleado y busca trabajo.
Babam bir yıldır işsiz.Mi padre ha estado desempleado durante un año.
Ben de işsizim.Yo también estoy desempleado.
Beni işsiz bıraktın.Me dejaste sin trabajo.
Bu ülkede birçok genç insan işsiz.En este país, muchos jóvenes no tienen trabajo.
İşsizim ve mutsuzum.No tengo trabajo y soy infeliz.
"İşsizim" deme. "İki iş arasındayım" de.No digas "no tengo trabajo", di "estoy entre dos trabajos".
Doğu Almanya'da sıfır işsizlik vardı.La Alemania Oriental tuvo desempleo cero.
Ama bu problem açıkça 'doğal işsizlik oranını' hep çok yüksek tutacaktır.Pero el primer problema domina claramente desde que la 'tasa natural de desempleo' es siempre muy alta.
Ada ıssız olmasına rağmen, 1953 yılında inşa edilen büyük bir av köşkü vardır.La isla está deshabitada, pero tiene un gran pabellón de caza construido en 1953.
Bir süre işsiz kaldı.Luego estuvo desempleado algún tiempo.
James Smith Manchester'ın Gorton bölgesinde işsiz ve karısından boşanmış bir şekilde yaşıyordu.James Smith era un desempleado divorciado que vivía en el área de Gorton en Manchester.
2015 yılı Ocak ayında ise işsizlik oranı yüzde 4,8 olmuştu.A partir de enero de 2015, la tasa de desempleo fue de 4,8 por ciento.
İşsiz nüfus oranı %7,14’tür.Tasa de desempleo: 14.4% Fuente .]]
1990'ların ortasında New York'ta işsiz bir aktör olarak yaşıyordu.A principios de los años 1990, vivió en Nueva York desempleado.
Diğer uygulamalar yanında, friksiyonel işsizliğin incelenmesi için bir çerçeve oluşturmak için de kullanılır.Entre otras aplicaciones, se ha utilizado como un marco para el estudio de desempleo friccional.
Yılın çoğu zamanı ıssızdır.Al menos la mayoría del tiempo.
Tekrar işsiz kaldı.De nuevo se quedan sin trabajo.
TARDIS ıssız bir volkanik adaya düşer.La TARDIS aterriza en una isla volcánica aparentemente desierta.
İşsizlik, ülke ekonomisinin en önemli sorunu olmaya devam etmektedir.«Inseguridad desplazó a la economía como mayor problema del país».
Melville Adası, Kanada Arktik Adaları içerisinde yer alan geniş, ıssız bir adadır.La isla Melville es una gran isla deshabitada del Archipiélago ártico canadiense.
Bu imza bizi bir daha ıssız kuytu köşelere döndürmeyecek.Ya no volveré a correr en estos mundos débiles y atrasados.
Yalnızca 80 ada üzerinde yerleşme vardır; bunun dışında 6 bin ada ıssızdır.En su cuenca, hay 19 000 ríos y no menos de 4600 lagos.
İşsizlik oranı ülke ortalamasının altındadır.La mortalidad es baja dentro de la media nacional.
Türkiye'de İstihdam - İşsizlik ve Çözüm Önerileri: Esneklik Yaklaşımı İşsizlikDesequilibrio entre oferta y demanda - Desempleo profesional.
1996 yılında hükümet işsizliği 2000 yılına kadar %4'e indirmeyi hedeflemişti.El desempleo se redujo 7 puntos porcentuales en 4 años.
Tommy ise hapisten yeni çıkmış işsiz ve bekar bir gençtir.Herman es un joven soltero y despreocupado que trabaja en una oficina.
İşsizlik yüzde 45 gibi, çok yüksektir.El desempleo alcanza el 45%.
16-74 arasındaki yaş grubunun % 4'ü işsizdir.El 4,3% de la gente entre 16 y 74 años estaban desempleados.
Mahallede işsizde bulunmaktadır.Trabajo Social en barrios.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Por primera vez convivían la inflación y el desempleo.
Ülkedeki işsizlik oranı bir hayli azalmış, %10’un altına düşmüştür.El Partido Socialista (PSI) continuó en su declive, reduciéndose a menos del 10%.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.El desempleo se asocia a suicidio.
Bu düşüşün en büyük sebebi işsizliğin yol açtığı geçim sıkıntısıdır.Debido a la crisis económica su principal aspiración será acabar con el paro.
Her firma işe alarak diğer firmaların için işsizlik varlık değerini yükseltecektir <Vu>.Cada empresa incrementa el valor activo del desempleo para todas las otras firmas al dar empleo a alguien.
Bir fabrika denetçisiyle yaptığı tartışmadan dolayı işsiz kalmıştı.Murió de apoplejía cuando discutía con una criada.
Gençler işsiz kaldı.Sus criados se quedaron sin trabajo.

İlgili Sayfalar