Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.우리 주변의 세계와 우주에 대한 이해를 구축해가는 시도입니다.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Nó là nỗ lực của chúng ta để xây dựng kiến thức về vũ trụ, thế giới xung quanh chúng ta.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Това е нашият опит като хора да изградим разбиране за вселената, на света около нас.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Это наша попытка, как мыслящих людей, понять вселенную, мир вокруг нас.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.כבני אנוש לרכז את הידע שלנו על היקום, העולם שסביבנו.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.كبشر لبناء فهم للكون، كل العالم المحيط بنا
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.人類として理解する試みなのです 自分達の内側や
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Aber es gab einen Programmierer, der entschied, dass das nicht die beste Art der Arbeit war.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Ale našel se jeden programátor, který se rozhodl, že takhle nechce pracovat.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Ale pojawił się jeden, który stwierdził, że to nie tak powinno działać.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Dar un programator s-a hotărât că ăsta nu-i un mod de-a lucra.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.De volt egy programozó, aki eldöntötte, hogy nem kell így dolgozni.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.그런데 이렇게 일하는 방식이 적절치 않다고 생각한 한 프로그래머가 있었지요.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Maar er was één programmeur die besliste dat dit geen goed idee was.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Ma c'è un programmatore che ha deciso che questo non era il modo di lavorare.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Mais il y avait un programmeur qui a décidé que ce n'était pas la façon de travailler.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Nhưng có 1 lập trình viên quyết định rằng đây không phải là cách làm việc.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Pero hubo un programador que decidió que esta no era forma de trabajar.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Αλλά υπήρχε ένα προγραμματιστής που αποφάσισε ότι αυτό δεν ήταν σωστός τρόπος εργασίας.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.Но появился один программист, который решил, что так работать не стоит.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.אבל היה מתכנת אחד שהחליט שזו לא הדרך לעבוד.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.لكن كان هناك مبرمج واحد هو من قرر ان هذه ليست الطريقه للعمل.
Fakat bir programcı bu işleyişin programcılık için kötü olduğunu fark etti.これは自分たちのやり方ではない と思いました リーナス・トーバルズです
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiBehandling av brottmål i Finland
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiProcedimientos penales en Finlandia
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiRikosasian käsittely Suomessa
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiTraitement des affaires pénales en Finlande
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiПорядок рассмотрения уголовных дел в Финляндии
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişiتداول القضية الجنائية في فنلندا
Finlandiya’da ceza davalarının işleyişi芬兰的刑事诉讼程序
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.Det finländska samhället och dess verksamhet styrs av lagar.
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.La sociedad finlandesa y su funcionamiento están regulados por leyes.
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.Les lois régulent la société finlandaise et son fonctionnement.
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.Suomalaista yhteiskuntaa ja sen toimintaa säätelevät lait.
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.Финское общество и его деятельность регулируется различными законами.
Finlandiya toplumunu ve toplumun işleyişini yasalar belirler.القوانين تنظم المجتمع الفنلندي وفعالياته.
Gene de, umarım ki bu yorumlar size gerçek hayattaki işleyiş hakkında düşünmek için yardımcı olmuştur. .Ale doufám, že máte představu, co se skutečně v reálném světě děje.
Genel işleyişi takip ediyorum.우선 좌표평면을 그릴게요
Genel işleyişi takip ediyorum.Tôi chỉ dùng những thứ qui chuẩn thôi
Genel işleyişi takip ediyorum.Просто използвам стандартната практика.
Genel işleyişi takip ediyorum.Я використовую стандартний вигляд.
Genel işleyişi takip ediyorum.انني ارسمه بالشكل الاعتيادي
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Ar trebui să participăm toți pentru a schimba felul în care funcționează lumea.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Chúng ta nên tham gia vào và cùng làm thay đổi cách thế giới này hoạt động
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Dovremmo partecipare tutti quanti e cambiare tutti insieme il modo in cui funziona il mondo.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.우리 모두가 참여해서 다 같이 세상을 바꿔야 해요.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Met zijn allen zouden we daar best verandering in kunnen brengen.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Mindannyiunknak részt kellene venni abban, hogy megváltoztassuk, ahogy a világ működik. Alufólia.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.On devrait tous participer en changeant la façon dont le monde fonctionne.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Todos deberíamos participar cambiando juntos el modo en que funciona el mundo.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Vi borde alla delta i att förändra den tillsammans. Aluminiumfolie.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Wir sollten alle daran mitbestimmen wie die Welt funktioniert.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Wszyscy razem powinniśmy uczestniczyć w zmienianiu świata.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Θα έπρεπε όλοι να συμμετέχουμε μαζί στην αλλαγή του τρόπου που ο κόσμος δουλεύει.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Всички трябва да участваме в промяната на света. Алуминиево фолио.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Нам всем вместе следует принимать участие в изменении привычного устройства мира.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.Нам усім разом потрібно змінювати світ.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.כולנו אמורים לקחת חלק בשינוי הדרך שבה העולם עובד.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.ينبغي علينا جميعاً المشاركة في تغيير الطريقة التي يعمل بها العالم سوياً.
Her birimiz dünyanın işleyişinin değişimine katkıda bulunmalıyız.一緒に 世界の動き方を変えて行けばいい アルミホイル 猫は飼っていますね