Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Credo che sia quel tipo di tecnologia che è andata storta.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Creo que es el tipo de tecnología que ha salido mal.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Dan saya pikir itu adalah teknologi yang salah penggunaannya.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Diese Art der Technologie ist gescheitert.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Het is dit soort technologie waar het verkeerd liep.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Je pense que c'est le genre de technologie qui prend la mauvaise voie.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.저는 이런 기술이 잘못되었다고 생각합니다.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.To rodzaj techniki, która poszła w złym kierunku.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Và tôi nghĩ rằng đó là loại công nghệ đi sai hướng.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Πιστεύω πως πρόκειται για είδος τεχνολογίας που κατέληξε λάθος.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Считам, че проблемът е в подхода към технологиите.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Я думаю, що ця технологія пішла неправильним шляхом.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.Я думаю, это тот вид технологий, который развивается неправильно.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.ואני חושב שזה סוג הטכנולוגיה שהשתבש.
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.واعتقد أن ذلك النوع من التكنولوجيا ذهب على نحو خاطئ
Bu tip bir teknolojinin işleyiş tarzını yanlış buluyorum.技術から 労働者を 締め出しています
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Also wollten wir den Prozess beschleunigen.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Am vrut să accelerăm acest proces.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Así que quisimos acelerar este proceso.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Chceli sme tento proces urýchliť.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.De sorte que nous avons voulu accélérer ce processus.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Így hát fel akartuk gyorsítani a folyamatot.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.그래서 우리는 이 일에 속도를 높이고 싶었습니다.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Lalu kami ingin mempercepat proses ini.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Naturalmente volevamo accelerare questo processo.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Teraz chcemy przyspieszyć ten proces.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Toen wilden we het proces versnellen.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Vi ville snabba upp processen.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Θέλαμε λοιπόν να επιταχύνουμε αυτή τη διαδικασία.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.В общем, нам захотелось ускорить процесс.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.Така че ние искахме да ускорим този процес.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.אז רצינו להאיץ את התהליך הזה.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.فأردنا تسريع هذه العملية.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.潜水艇で海面と行き来するアホらしい旅行をやめたかった
Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Certo? Porque não é assim que funciona o mundo.
Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.N'est-ce pas ? Parce que ce n'est pas comme cela que le monde fonctionne.
Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Perché il mondo non funziona in questo modo.
Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Потому что в мире всё работает не так.
Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.ואתם חושבים על טכנולוגיה,
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Das Material, mit dem die Welt funktioniert - die Realität entwirrte sich in meinen Gedanken.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Het raadsel van de totstandkoming van dingen in deze wereld, begon zich voor mij te ontvouwen.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.그 때, 이 세상에 있는 모든 물건들에 대한 의문점이 풀리기 시작했어요.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Вона показала мені, як влаштований світ.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.המוחשיות של הדרך שבה העולם עובד, במציאות, החלה להתגלות במוחי.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.المادية التي يعمل بها هذا العالم، من الواقع، نوعاً ما بدأت بالظهور في عقلي،
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.現実が 僕の心の中で ほどけ始めました というのも このバッグと これらの服
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Chúng ta không nên để các chuyên gia xây dựng nên cách mà thế giới hoạt động
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Det ska inte bara vara experter som bestämmer hur världen fungerar.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Es sollen nicht nur ein paar Experten sein, die gestalten, wie die Welt funktioniert.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Experts hoeven niet te bepalen hoe de wereld werkt.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Felul în care funcționează lumea nu ar trebui să fie dictat de niște ingineri experți.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.꼭 전문가가 나서서 만들어야 할 필요는 없어요.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Le monde ne devrait pas fonctionner grâce à un groupe d'ingénieurs experts.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Nem kellene néhány szakértőnek megtervezni azt, hogy hogyan működjön a világ.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Nie inżynierowie powinni decydować o tym, jak działa świat.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.No debería haber un grupo de expertos diseñando el funcionamiento del mundo.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Non dovrebbero essere gli ingegneri a progettare il modo di funzionare del mondo.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Δεν θα 'πρεπε να είναι μια ομάδα εμπειρογνωμόνων που σχεδιάζουν τον τρόπο με τον οποίο λειτουργεί ο κόσμος.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Нам не потрібна група експертів, що прокладають шлях, яким іде світ.
Dünyanın işleyişini bir kısım uzman belirlememeli.Някак си, не бива екип инженери да определяткак се случват нещата.