işleyen ile cümle
işleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık.To Lot We gave wisdom and knowledge and delivered him from the city which practiced abomination.
Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık.To Lot We gave wisdom and knowledge and delivered him from the city which practiced abomination.
AK, işleyen bir pazar ekonomisi oluşturma yolunda atılan adımlara da övgüde bulundu.The EC also praised the steps taken towards establishing a functional market economy.
Wolfowitz, "ABD, savaş suçu işleyen vatandaşları için dokunulmazlık istemiyor."The United States is not seeking immunity for its people if they commit war crimes.
Romanya, işleyen bir pazar ekonomisi olarak tanınmayan tek AB adayı durumunda.Romania is the only EU candidate that has not yet been recognised as a functioning market economy.
Öte yandan, siyasi koşullar belirsiz olduğunda işleyen bir ekonomi yaratmak da kolay değil.A functioning economy, meanwhile, is hard to build when the political situation is nebulous.
Romanya İşleyen Bir Pazar Ekonomisine Sahip mi?Does Romania Have a Functioning Market Economy?
Görünen o ki bu soruların yanıtı "evet"; Romanya, işleyen bir pazar ekonomisine sahip.Clearly, they do; Romania has a functioning market economy.
Suç işleyen doktor ve eczacıların yer aldığı iki liste geçtiğimiz hafta kamuoyuna açıklandı.Two lists of doctors and pharmacists in violation were made public last week.
Bunlar taraftar değil, suç işleyen suçlular." dedi.These are not fans, but criminals that commit crimes," he said.
Traykoviç, "Ülkenin, yolsuzluk ve suçu azaltacak işleyen kurumlara ihtiyacı var."The country requires functioning institutions that will reduce corruption and crime.
Hükümet, işleyen bir hukuk düzenini Kosova topraklarının tamamına yaymayı hedefliyor.The government aims to impose functional rule of law across the entire territory of Kosovo.
Romanya, AB'nin İşleyen Piyasa Ekonomisini Tanımasını UmuyorRomania Hopes for EU Recognition as Functioning Market Economy
VOA'ya verdiği demeçte, "Bu gönüllü işleyen bir sistem."It is a voluntary system.
Ukaj, "Bunlar iyi işleyen bir devlet için gerekli parametrelerdir." diyor."These are necessary parameters for a well-functioning state," he says.
Savaş suçu işleyenlerin cezalandırılması bir numaralı şarttır.To punish those who have committed war crimes is a primary condition.
Suçların emrini verenlerle ve suçları işleyenlerden bazılarıyla uğraştılar, diğerleriyle değil.They dealt with those who ordered and some who did some crimes on the ground, and not with others.
Hala açık ve işleyen yapılar genellikle İstanbul'da bulunur.Those that continue to function are mainly in Istanbul.
2011'de Türkiye'de, çoğunlukla İstanbul'da bulunmak üzere işleyen 34 Ermeni kilisesi vardı.[1]In 2011, there were 34 Armenian churches functioning in Turkey, mostly in Istanbul.[1]
İçinizden bu çirkin fiili işleyen ikilinin canlarını yakın.And the two who commit it among you, dishonor them both.
Birinci ve ikinci kez suç işleyenler için ceza dayaktır.For first- and second-time offenders, the punishment is caning.
İşleyen bir modeli veya bunu orduya asla gösteremedi. [1]He was never able to show a functioning model or demonstrate it to the military.[7]
Bunu yaparken, işleyen bir otomatik sistemin kullanacağından daha fazla yakıt harcadı.In doing so, he consumed more fuel than a functioning automatic system would have used.
Sana karşı günah işleyenden ayrılır ve terk ederiz."We separate from and leave him who sins against you."
Çobannâme, Mevlânâ’nın Mesnevî’sindeki “Mûsâ ile Çobân” kıssasını işleyen Türkçe eser.Musa Kazim al-Husaini (arabisch موسى كاظم الحسيني; auch Musa Qasim al-Husseini; geb.
Giuseppe Verdi 1849'da bu olayı işleyen Legnano Savaşı adlı önemli bir opera eseri hazırlamıştır.Giuseppe Verdi verarbeitete das Thema in seiner Oper La battaglia di Legnano, die 1849 uraufgeführt wurde.
Günâh işleyenlere veya günâhı olanlara günahkâr denir.So ist "Tage oder Stunden" am Ende ein zwiespältige (Miss-)Vergnügen geworden.
Ayrıca tarım ve orman ürünlerini işleyen sanayiler de bulunur.Daneben gibt es Holzbearbeitungs- und landwirtschaftliche Betriebe.
Verimli toprakları işleyen helotlar yılda iki kez hasat yapabilmektedir.Die Böden der fruchtbaren Gangesebene ermöglichen mancherorts zwei Ernten pro Jahr.
Ölümün gücünü işleyen bu tema, ortaçağda sıkça kullanılmıştır.Dieser Benennungstyp wurde im Mittelalter oft verwendet.
1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.1811 : le premier bateau à vapeur à naviguer sur le Mississippi arrive à La Nouvelle-Orléans.
Giuseppe Verdi 1849'da bu olayı işleyen Legnano Savaşı adlı önemli bir opera eseri hazırlamıştır.Giuseppe Verdi a composé un opéra La battaglia di Legnano (1849) relatant cet évènement.
Ayrıca kısaca günah işleyen kişinin kâfir olduğu iddiasının reddini içeren bir bölümü de barındırır.Mise à l'écart du croyant qui a péché.
Çobannâme, Mevlânâ’nın Mesnevî’sindeki “Mûsâ ile Çobân” kıssasını işleyen Türkçe eser.Sur les panneaux non restaurés, les visages d'Élie (à droite) et de Moïse (à gauche) sont très effacés.
Bu suçu işleyenler $10.000 para cezası ve/veya en fazla 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.L'infraction est passible d'une amende maximale de 5 000 $ et de 5 années en prison.
Birçok delilden anlaşılır ki, cinayeti işleyen kapıcıdır.On apprend dans la série qui est le meurtrier.
Hatta işleyen araçlar üçüncü raydan 750 voltluk doğru akım alarak çalışmaktadır.L'alimentation électrique se fait par troisième rail en 750 volts continu.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.Pardonnez-nous nos offenses, comme nous pardonnons à ceux qui nous ont offensés.
Örnek olarak büyük günah işleyenin durumu hususu verilebilir.Les péchés graves peuvent être généralement pardonnés.
Verimli toprakları işleyen helotlar yılda iki kez hasat yapabilmektedir.Les bonnes terres, grassement fumées, produisent parfois deux récoltes par an.
Savaştan sonra bu suçları işleyen doktorlar, Doktorlar davası olarak bilinen duruşmada yargılandılar.Después de la guerra, estos crímenes fueron juzgados en lo que se conoció como el Juicio de los doctores.
Bunun yanı sıra Bretton-woods sistemi ile iyi işleyen uluslararası para sistemi kuruldu.Como resultado, se puso fin al sistema Bretton Woods existente de intercambio financiero internacional.
1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.1811: el primer barco que surca el río Misisipi llega a Nueva Orleans.
Cehennem: Cehennem, dünyada yaşarken affedilemeyecek derecede şeytani suçlar işleyenlerin gidecekleri yerdir.En el Infierno se encuentran quienes justificaron sus pecados y no se arrepintieron.
Fakat kimlerin ne tür suç işleyenlerin burada tutulduğuna dair açıklama net değildir.No está claro cuales condenados son castigados en esta fosa.
Giuseppe Verdi 1849'da bu olayı işleyen Legnano Savaşı adlı önemli bir opera eseri hazırlamıştır.En 1849 Giuseppe Verdi estrenó en Roma la ópera La battaglia di Legnano, inspirada en estos hechos.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.Y perdona nuestras ofensas, así como nosotros perdonamos a los que nos ofenden.
Büyük günah işleyen kişinin durumu konusunda yorum yapmak istememişlerdir.Él no desdeñó hablar con la mujer pecadora.
Ayrıca beldede tarım mallarınını işleyen besin sanayi ve makine aletler sanayi imalatı kurulmuştur.Dentro de este sistema el conjunto de maquinarias y equipos utilizados para sus labores agrícolas es propio.
1811 yılında Mississippi Nehri üzerinde işleyen ilk gemi New Orleans faaliyete geçti.1811 - La prima nave a vapore del Mississippi arriva a New Orleans.
Doğalcılığa göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır.Ciò che la natura ha ordinato si conserva di diritto.
Giuseppe Verdi 1849'da bu olayı işleyen Legnano Savaşı adlı önemli bir opera eseri hazırlamıştır.Giuseppe Verdi ha lavorato all'opera La battaglia di Legnano nel 1849.
Oysa cinayeti işleyen Thomas genç ve seçkin bir sanayicidir.L'altro figlio, Peter il Giovane, fu un abile incisore e stampatore.
Esnaf da bunları işleyen fabrikalara verir.Viene detta fonderia anche lo stabilimento ove vengono svolte le suddette attività.
7 Ekim - Suç işleyen parlamenterlerin dosyaları, ilgili mahkemeleri gönderilmeye başlandı.Il 25 ottobre 2013, i documenti del tribunale precedentemente secretati sono stati resi pubblici.
Mümin sevap işleyen bir insan ise bu azaba uğramayacaktır.От верующих не было ни единого человека.
Cehennem: Cehennem, dünyada yaşarken affedilemeyecek derecede şeytani suçlar işleyenlerin gidecekleri yerdir.جهنم — Геенна) — ад, вечное местопребывание грешников и неверующих после смерти.
Bu mertebeye fısk mertebesi denir ve büyük günah işleyen kişiye fasık denir.Единственной картой с особым действием является Дурак, называемый Прощением.
Ona göre suç işleyen birisi sadece devlete değil aynı zamanda tanrıya da karşı gelen bir günahkardı.Он, как-никак, человек Бога, а не преступник, бегущий от закона.
Hatta işleyen araçlar üçüncü raydan 750 voltluk doğru akım alarak çalışmaktadır.Оба типа вагонов используют постоянный ток напряжением 750 вольт.