işleyen ile cümle

işleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Jezus jim odgovori: Resnično, resnično vam pravim, da vsak, kdor dela greh, je suženj grehu.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.예수께서 대답하시되 진실로 진실로 너희에게 이르노니 죄를 범하는 자마다 죄의 종이라
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Odpověděl jim Ježíš: Amen, amen pravím vám: Že každý, kdož činí hřích, služebník jest hřícha.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Odpowiedział im Jezus: Zaprawdę, zaprawdę, powiadam wam, iż wszelki, kto czyni grzech, sługą jest grzechu.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Replicou-lhes Jesus: Em verdade, em verdade vos digo que todo aquele que comete pecado é escravo do pecado.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi."Sungguh benar kata-Ku ini," kata Yesus kepada mereka. "Orang yang berbuat dosa, adalah hamba dosa
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi."Vergis u niet", antwoordde Jezus. "Ieder die zondigt, is een slaaf van de zonde.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Відказав їм Ісус: Істино, істино глаголю вам: Що всякий, хто робить гріх, невільник гріха.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Иисус отвечал им: истинно, истинно говорю вам: всякий, делающий грех, есть раб греха.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.ויען אתם ישוע אמן אמן אני אמר לכם כל עשה חטא עבד החטא הוא׃
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.اجابهم يسوع الحق الحق اقول لكم ان كل من يعمل الخطية هو عبد للخطية.
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.耶 穌 回 答 說 、 我 實 實 在 在 的 告 訴 你 們 . 所 有 犯 罪 的 、 就 是 罪 的 奴 僕
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.耶穌 回答 說 、 我實實 在 在的 告訴 你 們 . 所有 犯罪 的 、 就是 罪 的 奴僕
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Att ha en regering som fungerar -- det är vad som fick Kalifornien att lämna 1850-talets misär bakom sig.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Có một chính phủ có thể vận hành -- đó là điều kiện giúp đưa California ra khỏi tình cảnh năm 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Legyen egy működő kormány -- ez hozta ki Kaliforniát a tragédiából 1850-ben.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Mít vládu, která funguje - to je to, co vytáhlo Kalifornii z mizérie v roce 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Musíte mať vládu, ktorá funguje -- to vytiahlo Kaliforniu z biedy okolo roku 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Ter um governo que funcione foi o que tirou a Califórnia da miséria de 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Un governo che funzioni; fu quello a strappare la California dalla miseria del 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Να έχεις μια κυβέρνηση που λειτουργεί -- αυτό είναι που έβγαλε την Καλιφόρνια από τη μιζέρια του 1850.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Действующее правительство - вот что вывело Калифорнию из кошмара 1850 года.
İşleyen bir hükümete sahip olmak -- Californiya'yı 1850 sefaletinden çıkaran şey budur.Мати функціонуючу владу - ось що вивело Каліфорнію із злиднів 1850-го року.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.E l'assenza di sistemi che funzionano spezza la connessione che ha portato tutti voi qui questa sera.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Iar absenţa sistemelor care funcţionează întrerup legătura care v-a adus pe toţi aici în această seară.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Ketiadaan sistem yang berfungsi memutuskan koneksi yang memungkinkan Anda semua ada di sini malam ini.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.그리고 작동하는 시스템의 부재는 오늘밤 이 자리에 여러분들을 앉게해준 관계를 부술 겁니다.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.L'absence de systèmes qui fonctionnent rompt le lien qui vous a tous fait venir ce soir.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Ponieważ gdy brakuje struktur, każda z wyżej wymienionych funkcji publicznych przestaje spełniać swoją rolę.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Právě absence funkčních systémů narušuje onu vzájemnou souvislost, která vás sem dnes večer všechny přivedla.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Và sự thiếu vắng của các hệ thống phá vỡ những mối liên hệ đã đưa các bạn đến đây tối nay.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Y la falta de sistemas funcionales rompe la relación que los trajo aquí a todos ustedes esta noche.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.Η απουσία λειτουργικών συστημάτων δημιουργεί προβλήματα και γι'αυτό είμαστε απόψε εδώ.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.И липсата на системи, които функционират прекъсва връзката, която доведе всички вас тук тази вечер.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.И отсутствие работающих систем ломает связи, которые собрали нас всех вместе сегодня в этом зале.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.І відсутність дієвих систем ламає зв'язки, які зібрали нас всіх разом сьогодні в цьому залі.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.והחוסר במערכות מתפקדות שובר את הקשר שבזכותו אתם פה הערב.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.وغياب الأنظمة الفاعلة يكسر الرابط الذي أتى بكم جميعاً لهذه المقاعد الليلة.
İşleyen sistemlerin olmayışı, hepimizin sahip olduğu bu bağlantıyı koparıyor.今夜皆さんをこの席に導いた つながりが壊れてしまうのです どんな人生でも考えてみれば
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineAlih-alih membuat peralatan yang berlaku dengan benar
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineAnstatt artige Applikationen zu bauen
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineAu lieu de construire des appareils bien pensés
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineE közösségek egy része eszközöket gyárt.
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineEn lugar de construir aparatos que se comporten bien
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineÎn loc să construiești aplicații finalizate
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineIn plaats van welgemanierde toepassingen te maken
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineInvece di costruire cose ben progettate
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerine사용방법이 이미 정해져 있는 틀에 박힌 제품을 만들기보다는,
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineZamiast budować dobrze zdefiniowane i działające produkty
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineבמקום לבנות מכשירים שייתנהגו כיאות
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerineبدلاً عن بناء أجهزة تُحسن التصرف
İyi işleyen teçhizatlar yapmak yerine行儀の良いアプリケーションを作る代わりに
Komisyon kötüye kullanımı yasaklayan ve suçu işleyen şirketi para cezasınaçarptıran bir karar alabilir.Komisija lahko sprejme sklep o prepovedi zlorabe in kaznovanju podjetja, ki je zlorabo zakrivilo.
Komisyon kötüye kullanımı yasaklayan ve suçu işleyen şirketi para cezasınaçarptıran bir karar alabilir.Kommissionen har rätt att besluta om förbud mot sådant missbruk och bötfälla deskyldiga företagen.
Komisyon kötüye kullanımı yasaklayan ve suçu işleyen şirketi para cezasınaçarptıran bir karar alabilir.Комисията може да вземе решение за забрана на злоупотребата и да глобифирмата-нарушител.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Au realizat că nu puteai să ai o democrație funcțională dacă cetățenii nu primeau un flux de informații bun.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Dass eine funktionierende Demokratie gar nicht möglich war ohne einen guten Informationsfluss für die Bürger.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Hogy nem létezhet működő demokrácia úgy, hogy az állampolgárok ne kapnák meg a megfelelő információkat.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.사실, 시민들에게 괜찮은 정보가 유입되지 못한다면, 민주주의가 제 기능을 할 수가 없습니다.
Konu olarak doğrusu, eğer vatandaşlar iyi akan bir bilgi almazlarsa işleyen bir demokrasi sahibi olamazlar.Naprawdę nie można mieć funkcjonującej demokracji, jeżeli obywatele nie mają dobrego przepływu informacji.
İlgili Sayfalar