Toplum bir işlevler bütünüyse, işlevler de incelenmelidir.Pokud chce společnost poskytovat excelentní služby, musí na to být zaměstnanci společnosti připraveni.
Sinir sisteminin işlev bozukluğu çok çeşitli biçimlerde olabilir.Symptomy související s nervovým systémem mohou být různé.
Bu sayede sürekli bir takım araçlarla, kullanıcılara ek işlevlerin sağlanması mümkün olur.Díky tomu mohou jejich uživatelé plnohodnotně spolupracovat.
Wozniak artık tüm zamanını Apple I'in hatalarını düzeltmeye ve yeni işlevler eklemeye verebilmekteydi.Wozniak se putea concentra acum pe repararea deficiențelor lui Apple I și pe adăugarea de noi functionalități.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Majoritatea genelor legate de diabet sunt implicate în funcțiile celulelor beta.
İnşa edilmiş olan dördüncü işlevsel mekiktir.A fost a patra navetă operațională construită.
Böylece eklenecek yeni işlevler daha kolay sağlanır.Asta a făcut mai ușoară adăugarea de noi funcții.
Panelin işlevi araştırma yapmak veya iklim ya da ilgili olayları izlemek değildir.IPCC nu face cercetări proprii și nu monitorizează clima sau fenomenele care o influențează.
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Acesta este motivul pentru care alele diferite ale unei gene pot avea efecte diferite în organism.
Bu bölmelerin işlevleri bilinmemektedir.Soarta acestor lucrări nu este cunoscută.
Ardından süs işlevi geldi.Vine apoi chestiunea sălii.
Bu büro, diğer işlevlerin yanı sıra, eğlence endüstrisi ile çalışır.Aceste activități se desfășoară în paralel cu activitățile celorlalte funcții ale managementului calității.
İşlev; fizik, olasılık kuramı ve uygulamalı istatistikte de kullanılmaktadır.Are aplicații și în alte domenii cum ar fi fizica, teoria probabilităților, și în statistică aplicată.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.În prezent se testează tipurile de atașament a copiilor pâna la vârsta de 5 ani.
Histamin H1 reseptör tıkama etkinliği gibi başka işlevleri de vardır.Particularitate farmaceutică: blochează receptorii H1-histaminici.
Mayalar binanın işlevsel kullanımından ziyade dış estetik görünümüne önem verirlerdi.Lăsa de dorit aspectul estetic al clădirii .
Estonya demiryolları Batı ile Rusya ve diğer doğu ülkeleri arasında bir kanal işlevi görmektedir.Calea ferată servește ca o conductă de transport între Occident, Rusia și alte puncte ale Orientului.
İşlev yükleme: Bir varlığa kendisinde olmayan bir işlevi yüklemektir.Pe lângă acest reticul (care poate fi ascuns de către jucător), jocul nu are HUD.
Bunlardan bazıları, İkili Kodlama Teorisi, Kavramsal-Önermesel Hipotez ve İşlevsel-Eşitlik Hipotezidir.Doua teorii pentru a explica acest fapt sunt ipoteza fiului frumos și principiul handicapului.
Sosyal ve duygusal işlevlerse orbitofrontal kortekste lokalizedir.Orificiu zigomatico-facial este situat lângă marginea orbitală a feței laterale.
İşlevselcilik YapısalcılıkFuncție de transfer
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Dezvoltarea și mobilitate în mâini.
Bazı yerel yönetim işlevlerini yerine getiren tanınmlı kuruluşlar, örneğin ev sahibi birlikleri.Trimiterea de grupuri întregi de ofițeri de Securitate care se dădeau drept localnici.
Başka bir işlevi yoktur; ama oyunlar için çok kullanışlıdır.Nu există o echipă oficială dar este practicat în rândul tinerilor.
Eski Mısırlılar işlevsel amaçlara hizmet eden bir sanat ürettiler.Pe de altă parte, arta egipteană era o artă angajată, având scopuri precise.
Motorun bazı işlevleri diğer birtakım donanım özelliklerini gerektirir.La turnare sunt prevăzute spații speciale pentru îmbinarea celorlalte componente ale motorului.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.De exemplu, proteinele contractile actină și miozină sunt responsabile pentru contracția mușchilor scheletici.
Hücre çekirdeğinin işlevi belirsiz olarak kaldı.Motorul grafic a rămas neschimbat.
Hinokitiol, hücre işlevselliğini geri kazandıran olarak ön plana çıkmıştı.Hinokitiol-ul a apărut ca fiind cel care a restabilit funcționalitatea celulelor.
2000'deki www.insecure.org kayıtlarına göre, Netcat, ikinci en işlevsel ağ güvenlik aracıydı.2000-ben a www.insecure.org szerint a netcat volt a második legnagyobb működő hálózati biztonsági eszköz.
RETScreen Expert'te "İzleyici modu" ücretsizdir ve yazılımın tüm işlevselliğine erişime izin sağlar.A RETScreen Expert „Megtekintő módja” ingyenes, és a szoftver összes funkciójához hozzáférést nyújt.
S-tabakalarının çeşitli, ama az anlaşılmış işlevleri vardır.Az S-rétegnek más, még kevéssé ismert funkciói is vannak.
I + kaynağı olarak işlev görür.Ez adja a I+ forrást.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.Elmondható, hogy a gyermekmunka 5 éves kortól hallgatólagosan elfogadott.
Tüm yönetim işlevleri ya eyalet düzeyinde ya da belediye düzeyinde yürütülür.Minden végrehajtó hatalmi feladatot állami, vagy városi önkormányzati szinten látnak el.
Kimliği doğrulanmış web uygulamaların sağlayıcısı Google'a kimlik doğrulama işlevini devredebilir.A hitelesített webes alkalmazások szolgáltatója átruházhatja a hitelesítési funkciót a Google-ra.
İşlevselcilik YapısalcılıkHaszonbérlet Lakásbérleti szerződés
Evde, işte, sosyal yaşamda işlev bozukluğu söz konusudur.SOTE házinyomda A prostitúció, mint társadalmi konfliktus.
Kişinin gündelik işlevlerini yerine getirmesi zorlaşır.A személy visszatérhet mindennapi teendőihez.
Üreme işlevini yerine getirerek neslin devamlılığını sağlar.A vállalat épsége érdekében bármit hajlandó feláldozni.
İşlevsel dillerde yapılmakta olan da budur.Ezen nyelvekben az á ejtése .
Yüksek işlevli otizm olan kişiler zekâ geriliği göstermezler; IQ’ları ortalama ya da ortalamanın üzerindedir.A betegség a szellemi fejlődést nem érinti hátrányosan; az intelligencia általában átlagos vagy átlag feletti.
Özellikle işlemlerin kaydının tutulmasında paranın bu işlevi zorunludur.Főleg ha az igazolásokra költött pénzt állítjuk szembe ezzel az érával.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.A gyermekek gyakran úgy nőnek fel ezekben a családokban, hogy ezt a viselkedésmódot normálisnak gondolják.
Bunda yalnızca kısıtlı işlev kurtarılabilir.Ez azonban csak ideiglenes mentés lehet.
Bu görevler, komut satırından çalıştırılan adaşlarına benzer işlevlere sahiptirler.Ezek működése hasonló a fedezett kötvényekhez.
Başlangıçta başlığın koruma işlevi vardı.A fejedelmi központot kezdetben palánk védte.
İşlevi: Ay programında gerçekleştirilmesi düşünülen Ay yürüyüşü için tasarlandı.Ekkor az Úticél a Hold volt tervezés alatt.
Matematiktekine benzer şekilde, işlevler yinelgen olarak tanımlanabilir.Ezzel ellentétben a matematika függetlenül is megfogalmazható.
“Tanrının Yararlılık İşlevi” adlı bölümde yaşamın bir amacı olup olmadığı tartışılıyor.A szöveg „megkérdőjelezi Isten szerepét egy szerelem nélküli életben.”
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Lapsena hän alkoi menettää jalkojensa toiminnon ja joutuu käyttämään pyörätuolia.
Günümüzde koruma işlevi önemini yitirmiş gibidir.Nykyään liikkeenhallinta on menettänyt merkityksensä.
Bikarbonat, pH tampon sisteminde hayatî derecede önemli biyokimyasal işleve sahiptir.Bikarbonaatilla on tärkeä tehtävä pH:n puskuroinnissa.
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.Isaac Newton rakensi 1666 ensimmäisen peilikaukoputkensa.
Kesme, kopyalama ve yapıştırma işlevi.Turvavyön kiinnittäminen, kiristäminen ja avaaminen.
Connect komutunun zenginleştirilmiş işlevselliği.Oracle Corporationin pääkonttori.
Şirket kuyumculuk, gümüş işlemeciliği ve mücevheratçılık için bir lonca işlevini görmüştür.Hän suunnitteli yhtiölle monenlaisia hopeisia käyttöesineitä ja koruja.
Özyinelemeli olup işlevlerin göreceli olarak en basitidir.Se on todellakin muodon ja funktion korkein aste.
Organların kendisi yin, işlevi ise yang'dır.Toiset elimet ovat Yin (varastointi) ja toiset taas Yang (prosessointi).
Ses asistanı Cortana'nın etkinleştirilmesi işlevi "Hey, Cortana!" ifadesi ile eklendi.Cortanan voi asettaa aktivoitumaan aina, kun käyttäjä sanoo ”Hey Cortana”.