Ana içeriğe geç
Sözlük

işlev ile cümle

işlev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnşa edilmiş olan dördüncü işlevsel mekiktir.En fjärde terminal har precis börjat byggas.
Bu görevler, komut satırından çalıştırılan adaşlarına benzer işlevlere sahiptirler.De byggs så att de uppfyller de funktionskrav som verksamheten ställer.
1735 yılından beri aynı işlevde kullanılmaktadır.Marknaden har funnits åtminstone sedan 1756.
Modern savaşta kruvazörün eski işlevi ortadan kalkmış, yerlerini muhriplere terketmiştir.I modern krigföring har kryssaren nästan helt försvunnit och dess uppgifter har tagits över av jagare.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Більшість з генів, зв'язаних з діабетом, пов'язані з функціями бета-клітин.
Λ ( n ) {\displaystyle \scriptstyle \Lambda (n)} von Mangoldt işlevini göstermektedir.В даній формулі, Λ ( n ) {\displaystyle \scriptstyle \Lambda (n)} позначає функцію фон Мангольдта.
Yapılan araştırmada 5 yaşındaki çocuklarda işlevsel sabitlik gözlenmemiştir.При тестуванні, у 5-річних дітей обмеження функцією відсутнє.
Farklı sürümler ortak bir kod tabanı paylaşmaz, ancak benzer işlevleri paylaşırlar.В іншому випадку, різні потоки контролюють роботу, але вони виконують однаковий код.
Ve bu gerçekten sağlıksız, işlevsiz bir ilişki.Це некомерційна, неурядова асоціація.
Otomobillerde kullanılan motor yağlarının işlevi budur.На автомобілях використовувалися мотоциклетні двигуни.
Bu işlevin tamamlanması binlerce yıl sürebilir.В нашому ж випадку процес, ймовірно, займе тисячі років.
Bu işlev nano giysiyi rakiplerin ele geçirmesini önlemek için kullanılır.Ця функція використовується для того, щоб нанокостюм не дістався противнику.
Skippy ayrıca Exposé'ye benzer işlevleri yerine getirir.Також трейдер може оперувати власним капіталом.
Uygulamalı, işlevsel ruh Amerikan psikolojisinde tutunmaya başlamıştı.Вчинив великий вплив на впровадження психоаналізу в американську соціологію.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Синдром є частою причиною того, що жінка не може завагітніти.
Cevaplar işlevine daha yakındır.Його робота більше відповідає дійсності.
Bununla birlikte, tam ölçekli editörlere kıyasla çok daha az işlevsellik vardır. ^ WordПроте, він має набагато меншу функціональність у порівнянні з повномасштабними редакторами.
TCP/IP'yi de içeren şebeke protokolleri taşıma ve adresleme işlevlerini iletir.Мережевих протоколів, включаючи TCP / IP доставки транспорту та вирішенні функцій.
İşlevsel farklılaşma, bize sosyal sistemin bir dünya sistemi olduğunu gösterir.Важливою підсистемою суспільства, основою соціальної системи є економічна система.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.Операція була чисто миротворчою місією.
Merton, işlevsel birlik üzerinde eleştirel bir tavırla durmuştur.Болтон відомий своїм критичним ставленням до ООН.
Gen düzenlemesi, RNA işlenmesi ve başka işleveleri olan RNA'lar da vardır.Існують також класи РНК, відповідальні за регуляцію генів, процесинг мРНК і інші ролі.
Tüm yönetim işlevleri ya eyalet düzeyinde ya da belediye düzeyinde yürütülür.Всі підрозділи діють як на центральному рівні, так і на місцевому.
Sağ tık, ilk kez Windows 95 ile işlev kazandı.Вперше з'явився у Windows 95.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Він вважав, що людина є діяльною істотою, а її праця є джерелом добробуту.
Uçağın işlevi ancak Soğuk Savaş döneminden sonra resmen açıklanmıştır.Аварія сталася через лише одну хвилину після зльоту.
Üçüncüsü ise, kurumların bir işlev sundukları için var oldukları görülür.По-третє, відчути, що поруч ідуть твої друзі, на яких можеш надіятися.
Orkestra çok zaman hizmet edici işlev gösteriyor.Співачка багато часу приділяє благодійній діяльності.
Kalan işlevsiz parçaların fagositoz edilmesini sağlar.Залишки недобудованих споруд збереглися.
Bu süre içinde müzik albümlerinin işlevi de önemli bir şekilde değişmiştir.В цей час кардинально змінилася ситуація на музичному ринку.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Всі функції ДНК залежать від її взаємодії з білками.
Proteinin kodlandığı gen işlevine göre transferazlara ilişkindir.Кодований геном білок за функцією належить до трансфераз.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Většina genů spojovaných s diabetem se podílí na funkci beta buněk.
Bu işlevlere ahirette ihtiyacı olacağını düşünmüşlerdir ve çok önemli ayinlerdendir.I skřeti na tuto bitvu vzpomínají neradi a již při vzpomínce se roztřesou.
RETScreen Expert'te "İzleyici modu" ücretsizdir ve yazılımın tüm işlevselliğine erişime izin sağlar.Režim „Viewer“ v modulu RETScreen Expert je zdarma a umožňuje přístup ke všem funkcím softwaru.
Yüklendiğinde, işlevsellik, Hizmet olarak kullanılabilir.Když je nainstalována, je dostupná jako služba.
Akı aynı anda birden fazla işleve sahip olabilir.Nikdy nemůže mít více funkcí najednou.
İkisinin de işlevi aynıdır.Když dva dělají totéž...
Visual Studio Shell, herhangi bir IDE'de gerekli işlevselliği sağlamak için bir dizi VSPackages tanımlar.Visual Studio Shell definuje sadu balíčků VSPackage, která poskytuje funkčnost potřebnou v jakémkoliv IDE.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Kromě toho integrovaní uprchlíci lépe pochopí obtíže, kterým čelí nově příchozí.
Böyle bir duruma 'düşüncesizliğin' işlevi denir.Takové dílo moudří nazývají sandarbha."
Bu göre sadece işlevi meydana getiren süreçler belirli bir modülariteye sahipse yapılabilir.To proto, že klienti mohou mít zájem pouze o určitý druh událostí.
Uçağın işlevi ancak Soğuk Savaş döneminden sonra resmen açıklanmıştır.Úkoly těchto letounů byly oficiálně potvrzeny až s koncem Studené války.
Yani ayrı işlevleri vardı.Poté měl různá zaměstnání.
Hayvanlar, bitkiler ve mantarlardaki hemen hemen tüm hücreler, piller gibi işlev görür.Ve skutečnosti při pitvě nebo operaci vypadají tepny a žíly téměř stejně.
TCP/IP'yi de içeren şebeke protokolleri taşıma ve adresleme işlevlerini iletir.Síťové služby používají pro přenos a adresaci protokol TCP/IP.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Toto krvácení slouží jako znak, že nezačalo těhotenství.
Birçok laboratuvar işlevini yalnızca bir çip üzerinde entegre eden cihazlar mevcuttur.Neboli zařízení, které integruje několik laboratorních funkcí na jednom čipu.
Birçok organ buna bağlı olarak işlevlerini büyük ölçüde yitirir.Pravíte, že Své jednání toliko sobě zodpovídáte.
Jeneratör işlevini yerine geirmiyor.Maják není v činnosti.
Tüm ana işlevler hem çevrimiçi hem de çevrimdışı çalışır.Tedy vše, na co subjekt přímo i nepřímo působí.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.Dcery, které v takovýchto rodinách vyrůstají mají tendenci zakládat rodiny podobné.
Yani top oyunun ayinsel işlevinin yanı sıra siyasi ve ekonomik yanları da vardı.Ve hře je kromě hry na hrdiny kladen velký důraz na ekonomický a politický systém.
Hukuk başlıca iki işlevi yerine getirir: 1. Düzeni sağlar, 2. Adaleti tesis eder.Operace Specifikuje operaci, kterou odesílatel provádí: 1 pro žádost, 2 pro odpověď.
Mahallede, ilköğretim okulu şu an işlev dışıdır.Základní škola v obci funguje dosud.
Torpido tüpü, yatay yönde torpido fırlatılması işlevini gören bir cihazdır.Torpédomet je zařízení pro vypouštění torpéd v horizontálním směru.
Embraşürlerin üç işlevi vardır.SprávceZměn má tři úkoly.
Bu kuram çerçevesinde toplumun yapısı ve işlevleri dikkate alınır.Tyto procesy pak mají vliv na fungování a produktivitu celé společnosti.
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmická funkce je matematická funkce, která je inverzní k exponenciální funkci.
Soldan sağa doğru oklar işlevlerin yürütme sırasını gösterir.Ukažme nyní implikaci zprava doleva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
işlev ile cümle - Sayfa 21 - işlev kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App