Ana içeriğe geç
Sözlük

işlev ile cümle

işlev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çeşitli işlevsel sınıflar gösterilmiştir.São oferecidos diversos cursos de qualificação profissional.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.Quando o segurado deixa de ser baixa renda.
Her tanrının işlevi değişkendi ve tanrılar özelliklerini genişleterek yeni işlevlere sahip olabilmekteydi.Cada deus podia expandir sua natureza para assumir novas características.
1922 yılında Bahriye Nazırlığının işlevi son buldu.Em 1922, o desespero finalmente chegou.
Kalite İşlev Yayılımı Hoshin Kanri ile yakından ilişkilidir.A história de Major Vieira está intimamente ligada a Canoinhas.
Kişinin gündelik işlevlerini yerine getirmesi zorlaşır.Ele deve ser capaz de realizar tarefas simples do quotidiano.
Kodlamayan RNA, proteine çevirisi yapılmayan işlevsel bir RNA molekülüdür.Um RNA não-codificante (ncRNA, em inglês) é qualquer molécula de ARN que não é traduzida em proteína.
İngiltere ve Galler'de bu izinler bir tür koruma kurulu işlevi gören Amenity society tarafından verilir.Na Inglaterra e no País de Gales, o serviço é financiado através de instituições de solidariedade regionais.
Tüm ana işlevler hem çevrimiçi hem de çevrimdışı çalışır.Todas as principais funcionalidades funcionam tanto online quanto offline.
Sonuçta, Guix tam anlamıyla işlevsel bir paket yöneticisidir.Por isso, o metil é um radical orto-para dirigente.
Adanın hiçbir ekonomik işlevi yoktur ve genellikle Amelia Earhart'ın ulaşamadığı ada olarak bilinir.Por este motivo a ilha Howland também é conhecida como "a ilha que Amelia Earheart nunca alcançou".
Soldan sağa doğru oklar işlevlerin yürütme sırasını gösterir.Da direita para a esquerda é apresentada a fase de retirada.
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Estruturas com organização interna semelhante podem ter funções muito diferentes em organismos aparentados.
Kimliği doğrulanmış web uygulamaların sağlayıcısı Google'a kimlik doğrulama işlevini devredebilir.A Navegação Segura do Google "realiza verificações no lado do cliente.
Ancak olası bir işlev önermemiştir.Na altura não sugeriu nenhuma potencial função.
Bu operatörlerin değişik uyrukları, ekipmanları, yetenekleri ve işlevleri vardır.Os membros têm diferentes nacionalidades, habilidades e equipamentos.
Soyutlama ve işlev çağırmaya dayanmaktadır.Refere-se ao recrutamento e seleção de pessoal.
Başka bir işlevi yoktur; ama oyunlar için çok kullanışlıdır.Primeiro, você surge como sem utilidade, mas participa de jogos treino.
Bu kuram çerçevesinde toplumun yapısı ve işlevleri dikkate alınır.Sua gestão necessita do entendimento das estruturas e funções do corpo humano.
İşlevselci yaklaşım statükodan yana olmaktan öte, daha çok değişimi vurgulamak istemez.Isto, por sua vez, reforça o desejo de conformar-se à norma do grupo em vez de expressar discordância.
Fakat aynı yalıtkanlık işlevini gerçekleştirir.Que ela trabalhe a obra da perversidade!
Logaritma, üstel işlevlerin tersi olan bir matematiksel işlevdir.Logaritmo discreto é apenas a operação inversa.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.De belangrijkste taak was het creëren van een actieve vredesfunctie.
İşlev, OS X El Capitan ve watchOS 2 için de mevcuttu.De optie werd ook beschikbaar in OS X El Capitan en watchOS 2.
Apple'a göre, navigasyon işlevi 56 ülkede mevcuttur.De navigatie is volgens Apple beschikbaar in 61 landen.
Bu işlevin tamamlanması binlerce yıl sürebilir.Dit opvullen kan vele duizenden jaren in beslag nemen.
Tüm dillerdeki ortak biçim ve işlev nedir?Wat hebben de vorm en functie van woorden met elkaar gemeen?
Bazen oksitlerde bu işlevi yerine getirir.Soms doen zij dat in opdracht.
Ancak kısa zamanda işlevini yitirdi.Hij verloor echter spoedig zijn baan.
Apple, iOS 7'de (18 Eylül 2013'te yayınlandı) bu işlevi tanıttı ve 33 ülkede kullanıma sunuldu.Deze functie werd geïntroduceerd in iOS 7 (uitgebracht op 18 september 2013) en is te gebruiken in 46 landen.
Bu her bir hücrenin işlevleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır.De rol van deze cellen is nog niet geheel duidelijk.
Böylece eklenecek yeni işlevler daha kolay sağlanır.Hierdoor konden er makkelijk nieuwe functies toegevoegd worden.
Connect komutunun zenginleştirilmiş işlevselliği.Vanaf de Unix command line.
Bunların tanrı heykeli işlevi gördüğü düşünülmektedir.Men dacht dat de god effectief leefde in het standbeeld.
Dahası bir ev sunucusu işlevselliği artırmak için eklenebilir.Uiteraard kan het ook een nachtdienst zijn die wordt toegevoegd.
Haskell, isim babası matematikçi Haskell Curry olan arı işlevsel programlama dilidir.Haskell is een functionele programmeertaal vernoemd naar de wiskundige Haskell Brooks Curry.
D-pad işlevselliği her zaman yeterlidir.De d-pad werd slechts weinig gebruikt.
Ubikuitinin işlevi çok önemlidir.De volgorde van de operaties is belangrijk.
Bas konuş (BK) işlevleri iki yönlü bir telsiz olarak işlev görür.Wifi maakt gebruik van radiogolven en werkt in twee richtingen.
Pravadı eski cağlardan beri gümrük noktası olarak işlev gördü.Opaal wordt al sinds de oudheid als edelsteen bewerkt.
Ancak, önemli olan sadece onların işlevi değil aynı zamanda onların kalitesidir.Dat acht ik niet alleen mijn recht, maar zelfs mijn plicht.
Bazı ülkelerde taksi gibi işlev görmektedir.Veel voertuigen werden ingezet als taxi.
Başlangıçta başlığın koruma işlevi vardı.Aanvankelijk hadden hoofddeksels een beschermende functie.
Apache Synapse’ın temelde 3 ana işlevi vardır.De Waarheid (tattva) kent in het hindoeïsme drie aspecten.
Lightning, Mozilla Thunderbird'e bir takvim ve program ekleyen işlevsel bir eklentidir.Lightning is een extensie ontwikkeld voor Mozilla Thunderbird.
Barajın asıl işlevi Büyük Melen Projesi kapsamında İstanbul'a içme suyu temin etmektir.Het kanaal verzorgt Montreal van drinkwater.
Cadde, düzenli olarak politik gösteri ve protesto alanı olarak işlev görmektedir.Los van dit alles is het Park regelmatig het toneel van manifestaties en dergelijke.
Orkestra çok zaman hizmet edici işlev gösteriyor.Het orkest kende roerige tijden.
Arkeolojik çalışmalarda CBS nin farklı süreçleri ve işlevleri kullanılmaktadır.Voor het verzamelen van gegevens gebruikt het CBS verschillende methoden.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.De relschoppers vonden geen onbeschermd doelwit meer.
Tam işlevi bilinmemektedir.Misbruik is niet geheel onbekend.
Miyelinlidir ve yaklaşık 25 µm uzunluğuna sahiptir ve aksiyon potansiyel başlatma işlevlerini gerçekleştirir.Het Ísafjarðardjúp heeft een lengte van ongeveer 75 kilometer en begint als voortzetting van de Ísafjörður.
Nehrin üstündeki köprü de sınır kapısı, geçiş noktası işlevindedir.De brug in de rijksweg is een vaste brug.
Bu durum lifin bir ışık kılavuzu işlevi görmesine neden olur.Zo kwam hij ertoe een bliksemafleider te bedenken.
Halihazırda işlevsel olan bu sonda NASA'nın şu ana dek gerçekleşen en uzun soluklu görev projesidir.Thans is de Pioneer 6 de langstlopende missie in de geschiedenis van NASA.
Cevaplar işlevine daha yakındır.Om dichter bij zijn werk te zijn.
Bu çalışma Hinokitiol'e çok benzer şekilde işlev gören çinko iyonofor pirition ile yapılmıştır.[2]Deze studie werd uitgevoerd met het zink ionofoor pyrithion, dat zeer vergelijkbaar is met Hinokitiol.
Hinokitiol, hücre işlevselliğini geri kazandıran olarak ön plana çıkmıştı.Hinokitiol kwam naar voren als degene die de functionaliteit van de cellen herstelde.
Onların kalıntıları (bazıları hala işlev görmekte) bugün hala pek çok yerde bulunabilir.Pozostała ich część opuściła Zagórze (dziś Gryfice) w terminie późniejszym.
Quest3D uygulamaları, ‘Channels’ denilen işlevsel bileşenleri birbirine iliştirerek geliştirilir.Aplikacje Quest3D tworzymy poprzez łączenie ze sobą bloków funkcjonalnych zwanych "Channel'ami".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod