Onun kendi uzay programları, bazıları askeri nitelikte olan çeşitli işlevleri yerine getirir.البرامج الفضائية الخاصة بها لها طابع عسكري، وتؤدي وظائف مختلفة.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.أسست المجموعة النشطة تطويق للسلام.
Beyinden kaynaklanan işlevsel bir sorundur.القيادة هى مسألة نابعة من القلب.
Bu tür amino asit farklılaşmaları, proteinin özelliklerini ve işlevlerini oldukça fazla değiştirir.لكن طبعا أي تغير في البروتين سيغر سماته وسلوكه.
GTP, GTP-C ve GTP-U da olduğu gibi aynı mesaj yapısını kullanır, ancak bağımsız bir işlevi vardır.3.GTP: يستخدم نفس هيكل مسج ال GTP-C وأساس شبكة خدمة نقل المعلومات عبر الراديو لكنه يملك وظيفة مستقلة.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.على الرغم من ذلك، فإن هياكل الحمض النووي أقل تنوعاً من البروتينات في وظيفيتها.
Hukukun işlevselleştirilmesi.تنفيذ عقوبة.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.ينمو الأطفال أحيانًا في هذه العائلات على أساس فهمهم أن هذا هو التسلسل الطبيعي للعائلات بشكل عام.
Başlıca işlevleri hücreye enerji sağlamaktır.هي مسؤولة عن توليد الطاقة داخل الخلية.
Çekirdekçiklerdeki işlev bozuklukları çok çeşitli hastalıklara sebep olabilmektedir.عملية التسميد في هذه المراحيض تدمر مسببات الأمراض إلى حد ما.
Sırta doğru kayarak artık harekette kullanılmaz ve dokunaç (duyarga) işlevi görür.أن يخاف في أمر بصره، فلا ينظر إلى حرام، ولا إلى الدنيا بعين رغبة وإنما يكون نطره على وجه العبرة.
Analitik geometride eğriler genellikle bazı işlevlerin görüntüsü olarak verilir.في الهندسة التحليلية، عادة ما يُعبر عن المنحنيات على شكل صور بعض الدوال.
RSS işlevselliği Internet Explorer 7 veya daha yenisini gerektirir.يشترط لعمل البرنامج تثبيت إنترنت إكسبورر 6 أو 7 على نظام التشغيل.
İnsan beyninde dil işlevleri için özel alanlar mevcuttur.القدرة اللغوية البشرية موجودة في المخ.
Bu işlevsel farklılaşmalı sistemlerin eşit eşitsizliğidir.تتميز أنواع العمليات هذه بأنظمة المعادلات التفاضلية.
Farklı işlevlere sahip ve birbirinden bağımsız olarak çalışabilen bölgelerden oluşur.خلال فترة ولايته ، تم تقسيم أشدود إلى مناطق مستقلة يمكن أن تعمل بشكل مستقل.
Yoğunlukla işlevsiz ve önemli olmayan e-postaları çok olan kişiler için tarafından kullanılmaktadır.حيث يتم توظيفهم لأعمال خطيرة وقذرة جدا وغير مناسبة للأنسان.
Bununla birlikte, ilk yıllardaki seyircilerin önemli bir görev ve işlevleri vardır.وخلال السنوات الأولى من عهده كان من الواضح أنه يضطلع بوظيفته بفعالية ومسؤولية.
Negatifler ise normal işlevlerde azalma, eksiklik gösteren belirtilerdir.أخطاء التشغيل وأي سلوك غير متوقع لم تعد عيوب بسيطه، هي عيوب قاتلة.
Örneğin bisikleti sürmeyi öğrenirken, öğrenme işlevi beynin kontrolündedir.على سبيل المثال إنّ دراسة الدماغ في نطاق العلم، ولكن دراسة العقل هي في نطاق الفلسفة.
Beyinciğin işlevleri şunlardır: Kol ve bacaklardaki kasların birbiriyle uyumlu çalışması sağlanır.المسند النشط: ينشئ حركة تبادلية للذراعين والساقين أثناء الوقوف.
Fotoğraf çerçevesi, filtre efektleri ve fırçalar gibi sayısız süsleme işlevi sunmaktadır.يقوم بمجموعة من الوظائف الحيوية مثل التنفس والتركيب الضوئي.
Opera "bazı işlevler sınırlamaları ile" kullanılabilir.Opera pode ser utilizado "com algumas limitações de funcionalidade".
"Umami tadının işlevsel nörolojik görüntülemesi: Umami tadını hoş yapan nedir?".«Neuroimagem funcional do gosto umami: o que torna o umami agradável?».
Bu banka diğer merkezî ve ticari bankaların işlevlerinin çoğunu yerine getirir.O banco cumpre muitas funções de outros bancos centrais e comerciais.
Enzimlerin önemli bir işlevi hayvanların sindirim sistemindedir.Uma importante função das enzimas tem lugar no sistema digestivo dos animais.
RETScreen Expert'te "İzleyici modu" ücretsizdir ve yazılımın tüm işlevselliğine erişime izin sağlar.O “Modo Visualizar” do RETScreen Expert é gratuito e dá acesso a toda a funcionalidade do software.
Ve bu gerçekten sağlıksız, işlevsiz bir ilişki.E é um relacionamento realmente nada saudável.
Cami ve hünkar bölümleri, işlevlerine de bağlı olarak ayrı ayrı tasarlanmış ve sonra birleştirilmiş gibidir.Juntamente com o modo de articulação e a fonação, dá à consoante seu som distinto.
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.As manifestações dos deuses também diferiam de acordo com suas funções.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.De acordo com essa crença, os nomes das divindades, geralmente, estão relacionados a suas funções ou origens.
Dahası bir ev sunucusu işlevselliği artırmak için eklenebilir.Para a empregada doméstica, pode significar mais trabalho a fazer.
Arşiv gerçek işlevsellik sağlayan libwrap adında bir kütüphane içerir.O tarball inclui uma biblioteca chamada libwrap que implementa a funcionalidade real.
Yerel tanrılar önemli tanrılar ile bağlantılıydı ve benzer işlevlere sahip tanrılar birleşebiliyordu.Os deuses locais estavam ligados as divindades maiores, e divindades com funções semelhantes eram fusionadas.
Ana tanrıların sıklıla birçok işlevi vardı ve çeşitli olaylarla ilişkilendirilirlerdi.Os deuses principais frequentemente tinham muitos papéis e estavam envolvidos em vários tipos de fenômenos.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.A maior parte dos genes relacionados com a diabetes estão implicados nas funções das células beta.
Yasaların kalitesinin izlenmesi, 1848'den sonra Senatonun temel işlevi haline geldi. ^ "Der Staten Generaal".A monitoração da qualidade da legislação gradualmente passou a ser a principal função do Senado após 1848.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Todas as funções do ADN dependem de interacções com proteínas.
Bu işlevler Skype'ye entegre edildi.O programa foi incorporado ao Skype.
Parlaklık ya da gözlemlenen yoğunluk yönün işlevi değildir.A luminosidade ou intensidade observada não é função da direção.
Düşünceler toplumsal ve tarihi içerikleri dışında, işlev ve kökenlerinden ayrı anlaşılamazlar.As ideias não podem ser entendidas fora do contexto histórico e social, à parte de sua função e origem.
Bu ayrıcalıklara sahip olunmazsa işlevsel olamaz.Sem os requisitos mencionados, a empresa não pode exercer a atividade.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.Às vezes, crianças crescem em tais famílias com o entendimento de que tal tipo de convívio é normal.
İşlev – Tüm işlevselliği nedir?How Stuff Works - Como Tudo Funciona.
Kullanıcı ara yüzü, standart windows explorer işlevselliği ile aynıdır.Em termos funcionais, a interface do usuário é parecida com o padrão do Windows Explorer.
İşlevselcilik YapısalcılıkFundação Laboral de Construção
Geri dönüşüm kutusu işlevselliği genellikle bir masaüstü ortamına ve dosya yöneticisine entegredir.Geralmente, o mecanismo da Lixeira é integrado em um ambiente de desktop e gerenciadores de arquivos.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Depois de 1805 ele praticamente perdeu o uso de suas pernas, e começou a usar uma cadeira de rodas.
Bu semboller genelde, DMA işlevi bulunan bilgisayar sistemlerinin donanım şematiğinde görülmektedir.Estes símbolos são geralmente vistos em esquemas de hardware que utilizam DMA.
Cevaplar işlevine daha yakındır.As obras se aproximam mais no seu conteúdo.
Torpido tüpü, yatay yönde torpido fırlatılması işlevini gören bir cihazdır.Um tubo de torpedo é um engenho para lançar torpedos na direcção horizontal.
Bu işlevsel farklılaşmalı sistemlerin eşit eşitsizliğidir.As condições físicas deste conjunto são desiguais.
Yeni turist ve turizm işlevselliği.Nova funcionalidade do turismo.
Cervisia, dosya ekleme, kaldırma ve iptal etme gibi yaygın cvs işlevlerini ifade eder.O Cervisia implementa as funcionalidades comuns do cvs para adicionar, remover e cometer ficheiros.
Yumurta sarısı, embriyonun gelişimi için temel işlevi gıda sağlamak olan yumurtanın besin taşıyan kısmıdır.Tem como função o armazenamento de nutrientes que será usado pelo embrião durante seu desenvolvimento.
Hukukun işlevselleştirilmesi.Execução Penal.
Akı aynı anda birden fazla işleve sahip olabilir.Também podem construir mais de um ao mesmo tempo.
Böyle bir duruma 'düşüncesizliğin' işlevi denir.É o que se chama "sentimento de insegurança".
Havalimanı yüksek teknoloji ile donatılmış, çağdaş ve işlevsel bir dizayna sahiptir.O uso do solo está sujeito à técnicas adequadas e modernas, com elevada produtividade.
Ayrıca örümceklerde zehir enjekte etme iğnesi olarak da işlev görür.Hoje se sabe que inclusive veneno de aranha pode servir como inseticida.