işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.В документах указывается, что погибло 171 человек.
Komplocular tutuklandı, işkence gördü ve sürgüne gönderildi.Людей избивали, пытали, заставляли давать ложные показания.
Fakat işkenceden sonra itaat edeceğine sözverdi.Кару, последовавшую за ним, он отсылает оттуда.
İşkencenin tanımı.Значение покаяния.
Fakat oradaki hapisten çıkarıldı ve Ankara'da işkence çektirilerek öldürüldü.В конечном итоге его вывели из тюрьмы и убили неподалеку от Анкары.
1791 yılında ele geçirilir ve işkenceyle öldürülür.В 1791 году был взят в плен и умер в заточении.
Tutuklu bulunduğu süre içinde işkence gördü.Во время заключения подвергался пыткам.
Buna rağmen, kurbanı olanlarca işkencenin en salt biçimi olduğu söylenmiştir.Но я думаю, что самым болезненным было то, что говорили люди.
Sonra kendisini kimin gönderdiğini ve suç ortaklarını açıklaması için işkence edildi.Это и побудило его к преступлениям, к которым он косвенно оказался причастен.
Burada tutuklulara ağır işkence ve kötü muameleler yapıldığı iddia edildi.Некоторые заключённые, по сообщениям, подвергались пыткам и плохому обращению.
Vladimirescu Filiki Eterya tarafından işkenceyle öldürüldü.Результаты показали, что Владимир умер насильственной смертью от пыток.
Bazıları işkenceye maruz kaldı.Многие подверглись пыткам.
6 kişi burada işkenceyle sorgulanarak öldürüldü.Шесть заключённых на её глазах погибли от этой пытки.
Tutuklulardan bilgi almak için işkence kullanılması konusunda ısrarcı davrandı .Не гнушается лично участвовать в пытках пленных, чтобы узнать нужную информацию.
Nikeforitzes ise yakalanmış ve işkence ile öldürülmüştür.Никита был взят под стражу и подвергнут мучениям.
Devam eden günlerde Pontian işkence görmüş ve sopalarla öldüresiye dövülmüştür.На следующий день становится известно, что Трент избил и поиздевался над ними.
Bu hayvanlar kurbanları hemen öldürmek ya da uzun bir süre işkence etmek amacıyla eğitilmişlerdir.تم تدريب الحيوانات لتكون قادرة على قتل الضحايا على الفور أو التعذيب ببطء على مدى فترة طويلة.
İşkence seansları katilleri tarafından kaydedilmiştir.و سجل القتلة جلسات التعذيب الذين قاموا بها.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).اليوم العالمي لدعم ضحايا التعذيب.
Bunlar böyle tür vahşetin her üç olağan tipi, yani cinayet, işkence ve tecavüz'den oluşuyordu. "تشمل هذه ثلاثة الأنواع المعروفة في هذه الفظائع، وهي القتل والتعذيب والاغتصاب.
En bilinen işkence vakası Fransız direnişin en önemli isimlerinden Jean Moulin'e yaptığı işkencedir.والحالة الأكثر بشاعة هو اعتقال وتعذيب جان مولان واحدة من أهم أعضاء المقاومة الفرنسية.
Antisemit işkence ve insan kurban hikâyeleri Yahudilik öğretilerine ters düşmektedir.يتعارض التعذيب والتضحية بالبشر المزعومان في فرية الدم مع تعاليم اليهودية.
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.ولحق بهم قوم من الازد، فصاروا إلى الآن في تنوخ، ولحق سائر قضاعة موت ذريع.
Bu işkenceden sonra bu kutsal kalıntı da zorla Haçlı Hristiyanlar eline geçti.كما حدث عندما سقطت بيت المقدس في أيدي الصليبيين.
Gece boyunca yapılan işkence ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.تعرض لمتخلف أشكال التعذيب والقهر أثناء استجوابه ولكنه لم يبح بأي معلومة للعدو.
İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi ).و التحرش الجنسي هو رهن توجيه الأتحاد الأوروبي.
Dava iki ay daha sürdü ve İngiliz elçi, Rodos valisinin işkencelerine ışık tutulması için ısrar etti.واستمرت القضية لشهرين إضافيين بسبب إصرار السفير البريطاني على كشف حقيقة ضلوع والي رودس في عمليات التعذيب.
Onlara işkence eder ve öldürür.واتقى غضب الله وعذابه .
Bu esnada gözaltına alınan Grup Yorum üyeleri işkence gördüklerini iddia etmişlerdir.وأعتقلوه أعضاء المنظمة بدعوى أنّه يراقبهم.
Hapse atıldı ve işkence çektirildi.فقد بقيت في السجن وتعرضت للتعذيب.
Aşiret kuvvetleri Diyarbakır'da işkenceye başladılar.المعتقل نفى القتال في منطقة تورا بورا.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.وتم القبض على العديد من الناشطين عبر الإنترنت في الرقة وتعذيبهم أو إعدامهم.
İşkenceye Karşı Komite İnsan Hakları İşkenceسيعاقب القانون على التعذيب.
NKVD sistematik olarak genelde ölümle sonuçlanan işkence uyguladı.A NKVD praticava torturas sistematicamente, que muitas vezes resultavam em morte.
Moses Abulafia, işkenceden kurtulmak için Müslümanlığı seçti.Moses Abulafia se tornou muçulmano para escapar da tortura.
İşkence altındayken bile Sovyetler Birliği'yle ilgili tüm ilişki iddialarını yalanlar.Mesmo sob tortura, Sorge negou os seus vínculos com os soviéticos.
İşkencenin tanımı.Em memória de tua tortura.
1645), 1645'te İngiltere'nin Essex kentinde Matthew Hopkins tarafından işkence gören ilk kadındır.1565 - 1645) foi a primeira mulher perseguida pelo General Matthew Hopkins, em 1645, em Essex, Inglaterra.
Kendisine işkence eder.Estão te torturando?
Sonra kendisini kimin gönderdiğini ve suç ortaklarını açıklaması için işkence edildi.Ele foi, então, torturado e forçado a dizer quem eram seus cúmplices no atentado e quem o havia mandado.
Yakınlarıma da aynı işkenceyi yapacaklarını söylediler.Angustiava-me a possibilidade de os outros padres sofrerem o mesmo.
SS mensupları tarafından üzerinde fiziki ve psikolojik işkence uygulandı.O filme descreve técnicas e procedimentos de tortura física e psicológica praticada pelas forças americanas.
Bazıları işkenceye maruz kaldı.Alguns sofreram prisão.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Simone viveu quase dois anos no reformatório penal, onde foi submetida a duros trabalhos forçados.
Poe'ya Güç ile işkenceden sonra, Ren pilotun haritayı astromekanik droid olan BB-8'e bıraktığını öğrenir.Poe é capturado pela Primeira Ordem, mas deixa os dados para trás com seu dróide astromecânico BB-8.
1791 yılında ele geçirilir ve işkenceyle öldürülür.Ele foi capturado em 1791, e brutalmente executado.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.Eles estavam dentro de casa com medo da perseguição dos judeus.
İşkenceye Karşı Komite İnsan Hakları İşkenceCom comentários à Lei da Tortura.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Ela tem medo de serpentes e de ser estuprada.
Thráin kısa süre sonra işkencelerden dolayı öldü.Joaquim morreu em decorrência das torturas.
Ceza evindeyken psikolojik ve biyokimyasal işkenceye maruz kalarak akıl sağlığını yitirdiği iddia edildi.Naquela ocasião, denunciou que seu marido vem sofrendo torturas físicas e psicológicas na prisão.
Şalom Salah yapılan işkenceler sonunda mahkemede suçunu itiraf etti.Entretanto, o personagem por fim confessa o crime que cometera.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.A grande maioria foi deportada para os campos de concentração ou simplesmente executada.
38 bin mahkum işkence ve hastalıktan hayatını kaybetti.3.8 milhões de pessoas morreram de fome e doenças.
Tapınakçılar’ın itirafçıları, hiç şüphe yok ki yapılan işkencenin boyutlarına göre çeşitlilik arz etmekteydi.Os fiéis, contudo, recolheram esses preciosos restos e as relíquias foram distribuídas entre muitas cidades.
Birkaç defa zanlılardan bazıları işkence gördüklerini iddia etti.Em várias ocasiões ele foi suspeito de fazer trapaças.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Durante cinco dias foi brutalmente torturado a base de golpes e choques elétricos.
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.171 mensen zijn in de gevangenissen gestorven door marteling.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Tijdens de ondervragingen werd hij gemarteld.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.Misschien omdat Lot (zelf een immigrant) hen bediende verergerde hij daardoor alleen maar de verdachtmaking.
İlgili Sayfalar