işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Elm Sokağında Kâbus, 2010 ABD yapımı işkenceci filmidir.『エルム街の悪夢』(原題:A Nightmare on Elm Street)は、2010年のアメリカ合衆国のスプラッター映画。
Waterboarding, bir çeşit işkence türü.ウォーターボーディング(英: waterboarding)とは、拷問(水責め)の一種である。
Bir cadı tarafından işkence altında olduğuna inanılan kız.魔女狩りによって処刑された少女。
Savaşaı sona erdirmeye çalışırken yakalanmış ve suç lideri Black Mask tarafından işkence edilmiştir.戦争を終わらせる手助けをしようとするが、ステファニーは捕獲されブラックマスクに拷問された。
Öldürülmeden önce işkence gördü.そして彼は死ぬまで拷問された。
Örneğin öyküdeki işkence düzenekleri filmin sadece son 10 dakikasında yer alıyordu.表題にある「落とし穴」と「振り子」は、映画の最後の10分にようやく登場するに過ぎない。
Gözaltına alınan ve sorgulanan Purpirar’a ağır işkence adilmiş ve hain ilan edilmiştir.ポーターは裏切り行為が発覚し、解雇された。
Poe'ya Güç ile işkenceden sonra, Ren pilotun haritayı astromekanik droid olan BB-8'e bıraktığını öğrenir.最終手段としてレンは、フォースの力を使ってポーの意識の中を探り、ドロイドのBB-8が地図を持っていることを知る。
İşkencelerin çoğuna konsoloslar da katıldı.暴力団関係者も多数収容されている。
Korku yoluyla işkence yapma yöntemlerinden biri sahte idamdır.悪徳をなす1つの方法は、徳を腐敗させることである。
Artık gelin ve damat için işkence başlamıştır.その後も和宮降嫁などに腐心する。
Cena’ya işkence yaptılar.舞にいじめられていた。
Burada birçok maymunla tanışır ve pek çok işkenceye katlanır.体に大蛇を巻き付け、数多くの動物を引き連れていた。
Memati'ye eroin ile işkence yapmıştır.比叡山に無動寺を開創。
Fiziksel işkence, azap vermek için fiziksel acıyı kullanır, ki bu da en bilinen işkence biçimidir.その拷問はわざと苦痛を感じさせて、障害を残すような極めて残忍な拷問である。
Oggy'ye işkence etmek hobileridir.大阪を代表する強豪。
Bazıları işkenceye maruz kaldı.一些人受到拷问。
1997'de kanunsuz alıkoyma, zorlama, fiziksel işkenceden suçlu bulundu, iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.1997年,他在非法拘禁、胁迫和伤害的罪名上被判有罪,并给予两年缓刑。
Tutuklu bulunduğu süre içinde işkence gördü.关押期间,他受到酷刑折磨。
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.地獄(地獄) 魔法之國的罪人所送往的地方。
Ayrıca ABD'nin Iraklı tutuklulara yaptığı işkenceler skandala yol açmıştır.参见美軍虐待伊拉克戰俘事件。
İşkencenin tanımı.禁止拷問。
Annesi de işkenceye maruz kaldı.她也曾受到过酷刑虐待。
"İçerdeyken" işkence gördüğü söylenmektedir.据说她在那里遭受了酷刑。
"Diyarbakır Cezaevi işkencenin üssüydü".顯著的原因是由於獄中的酷刑。
Ankara yakınlarında işkence yapılarak öldürüldü.后在巴格达附近被人暗杀。
Kendisine işkence eder.诸将侮辱他。
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.他们中的一些人以使动物受苦而感到快乐。
Tutuklanan anne ve oğluna işkence yapılarak her ikisinin de burunları kesildi.其母亲凛因头上有角而饱受欺凌,母子俩受尽折磨。
Kendisine uygulanan işkence neticesinde sağır oldu.그러나 그것은 텐의 사상에 대한 비판을 격화시켰다.
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.이들은 마에다 도시이에가 죽은 후, 미쓰나리를 습격하였고, 세키가하라 전투에서 동군에 가담하였다.
Fakat işkenceden sonra itaat edeceğine sözverdi.이후 처벌을 두려워하여 탈영을 결심하게 된다.
Gece boyunca yapılan işkence ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.그는 극심한 고문과 심문을 받았지만, 배교하기를 거부했다.
Tutuklu bulunduğu süre içinde işkence gördü.수감 기간 중 고문을 당했다.
Ayrıca Hristiyanlar baskı ve işkence görmüşlerdir.차별과 억압을 당하기도 했었다.
Birçoğu işkenceye uğradı ve sürgün edildi.그들 중 많은 수가 추방당하거나 처형당했다.
Yakınlarıma da aynı işkenceyi yapacaklarını söylediler.대한민국의 참전 군인 역시 같은 고통을 겪었다.
İşkence görür.고문에 추대됨.
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.동물로 변신 당했을 때는 살쾡이가 되었다.
Bunlardan ikisi bu işkence sırasında öldü.שניים מהם מתו בעקבות עינויים אלה.
Sırasıyla balık, kurbağa ve yılana işkence yapar.מאוחר יותר, הוא עושה את אותו הדבר לצפרדע ונחש.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.במהלך מעצרו עבר עינויים.
1997'de kanunsuz alıkoyma, zorlama, fiziksel işkenceden suçlu bulundu, iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.בשנת 1997 הוא הורשע בעבירות של כליאת שווא, כפייה ופגיעה גופנית, ונידון לשנתיים מאסר על תנאי.
İşkence ve ölüme mahkûm edilir.מעריץ את המוות והעינויים.
Birçok üyesi işkencede ve çatışmalarda öldürüldü.חלק מהם נהרגו בקרבות ובמגפות.
Her iki örgüt de KNB'nin ajanları tarafından işkence kullanılmasından bahsetmektedir.שני הארגונים מציינים את השימוש הנפוץ בעינויים על ידי סוכני MHM.
Bu arada, Sam ve Joe teröristler tarafından işkenceye mazur kalırlar.בינתיים, סם וג'ו סובלים מעינויים משוביהם.
Ölümünden önce dört haftanın üzerinde bir süre işkence görmüştür.הוא סבל במשך יותר משבוע לפני שהוא מת.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.חלקם גם נעצרו, נשלחו לכלא ונרצחו שם.
Madde 1'de bu sözleşmenin kapsamına giren işkencenin tanımı yapılacaktır.סעיף 1 מגדיר מהו עינוי.
İşkencenin tanımı.הזכות לזהות.
Oradaki hapisten çıkarıldı ve Ankara yolunda işkence çektirilerek öldürüldü.הם הובלו אל מחוץ לעיירה ונרצחו בדם קר.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).26 ביוני - היום הבינלאומי לתמיכה בקורבנות עינויים, מוכר על ידי האו"ם.
Selçuk, kitapta yaşadığı işkenceyi şöyle anlatıyordu: “Gözlerim bağlı olduğundan hiçbir şey görmüyordum.בול נזכרת, "היה נדמה ששום דבר לא קורה לי בסטודיו.
İşkenceci'yi çiftlik evinde bulmadan hemen önce Ethan, insansı bir yaratık tarafından saldırıya uğrar.כאשר כריסטין נשארת לבד בביתה היא מותקפת על ידי רוח רעה.
Cruciatus laneti işkence lanetidir.ברכה היא ההפך מקללה.
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.Документирано е, че 171 души умират поради мъчения.
Çok azap verici bir işkence olan Blodørn ile öldürülür.За тях се предлагат обилни жертвопринушения с много кръв.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Теофан е хвърлен в тъмница и в продължение на две години търпи жестоко отношение.
Octavia bu davranıştan şikayet edince yardımcıları işkenceyle öldürüldü.Когато Октавия се оплакала от отношението към нея, всичката ѝ прислуга е изклана.
İlgili Sayfalar