işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşkenceye Karşı Komite İnsan Hakları İşkenceВидове съдебни производства Стая за изтезания
İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi ).Български представител в Европейския Комитет за предотвратяване на изтезанията към Съвета на Европа.
Bu nedenle sık aralıklarla işkenceye tabi tutulur.Екзекуциите обикновено са съпроводени с различни мъчения.
1997'de kanunsuz alıkoyma, zorlama, fiziksel işkenceden suçlu bulundu, iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.През 1997 г. отново е осъден – условно на 2 години затвор, за незаконно задържане, насилие и телесни повреди.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Там, към ада, са устремени тъжните неразкаяли се грешници.
İşkence görür.Подложен е на изтезания.
Devletlerin İşkenceyi Önleme Yükümlüğü.При лишаване на гражданство от държавата.
Çalışamayanlar ve muhalefet edenler Ortaçağ işkence yöntemleriyle öldürüldüler.Тримата марани, които не издържали на мъченията и загинали, били изгорени като кукли по време на аутодафето.
İç Çekişler Köprüsü, İşkence Köprüsü veya Ahlar Köprüsü olarak bilinmektedir.Мостът се нарича още Свински, Змийски или Търтев мост.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Mučen tijekom istrage.
Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü.Sjećate se kad je ubijen Gerry Torciano?
Iron Maiden (işkence aleti), kurgusal bir işkence aleti.Naziv Iron Maiden označava srednjevjekovnu spravu za mučenje.
Öldürülmeden önce işkence gördü.Često su prije smrti mučeni.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Mnogi su trpjeli osobno nasilje ili bili u zatvoru.
Nadia daha önce de işkence gördüğünü ve Sayid ona ne yaparsa yapsın konuşmaya ikna olmayacağını söylüyor.Ona mu otkriva da su je i ranije mučili i da ju ništa što Sayid učini može natjerati da progovori.
Thráin kısa süre sonra işkencelerden dolayı öldü.Heraklona je ubrzo preminuo od nanesenih ozljeda.
Amacına ulaşmak için işkence etmekten çekinmez.On ne treba biti gurnut prema svojoj sudbini.
Partizanlar ve partizan olduğu düşünülen kişiler işkence ve tecavüze uğradı.One koji su odbili poticati radnike na pridruživanje partizanima, partizani su uhitili i mučili.
Suikastten sonra yakalandı ve tutuklu kaldığı dönemde çok ağır işkence ve cinsel tacize uğradı.Hlavne na začiatku svojho zajatia bol vystavený krutému mučeniu a samotke.
Anlatan adama niye işkence yapılsın?A čo mi môže urobiť mučenie?
Çoğu ceset üzerinde yapılan incelemelerde mağdurların uzun süren işkencelere maruz kaldığı tespit edilmiştir.Niektorým mladým ženám bolo utrpenie predĺžené hodinami znásilňovania.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Mnohí iní boli väznení alebo mučení.
Dylan Minnette rolü Kenny, Owen'a işkence eden kabadayı.Dylan Minnette kot Kenny, fant ki se izživlja nad Owenom.
Birkaç gün sonra bunlar işkenceler yapılarak idam edildiler.Nekaj ur za tem so jih obesili.
Carson'ın altınlarının yerini öğrenmeye çalışan Melekgöz, Tuco'ya işkence yapar ve altınların yerini öğrenir.Angel Eyes začne mučiti Tuca, ker želi izvedeti kje je zlato.
Burada işkencelere maruz kaldı ve ilk kalp krizini burada geçirdi.V tej raziskavi so sodelovali ljudje, ki so preživeli prvi srčni infarkt.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Veliko so jih pobili in spravili v temnice.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.Politične nasprotnike so zapirali v koncentracijska taborišča, jih mučili in morili.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Res hudi grešniki pridejo v pekel.
Yaklaşık 1.500 kişi hapsedildi, işkence gördü.Približno petsto od njih so zaprli in so postali tarča maščevanja.
Komplocular tutuklandı, işkence gördü ve sürgüne gönderildi.Jie buvo tardomi, kankinami, priversti prisipažinti.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata).Tarptautinė kovos su narkomanija diena; Tarptautinė diena prievartos aukoms paremti.
Tarihsel olarak, ölüm cezaları sıklıkla işkence eşliğinde infaz edilmiş ve halka açık olarak yapılmıştır.Senderistai dažnai būdavo žiauriai žudomi, atliekamos viešos mirties bausmės.
Nazi’ler tarafından yakalandı ve ağır işkence gördü.Nacių suimtas ir kankintas.
Geta'nın destekçilerine işkence yaptırttı ve kardeşine karşı Damnatio Memoriae emretti.Jis persekiojo brolio remėjus ir įsakė senatui pritaikyti Getai damnatio memoriae.
Le Jardin des supplices, roman (1899) (İşkenceler bahçesi, 1955).Le Jardin des supplices (Kankinimų sodas), romanas (1899).
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Nelaisvėje buvo kankinama.
Évry'de yakalandı ve günlerce işkenceye tabii tutuldu.Įtariamuosius erezija suimdavo ir tardant neretai kankindavo.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Pragare taip pat degs visi nusidėję velnio angelai.
Öldürülmeden önce işkence gördü.Enne tapmist oli teda piinatud.
Bu nedenle sık aralıklarla işkenceye tabi tutulur.Väga sageli kaasnes sellega piinamine.
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.Loomade seisukohast on see piin.
Karanlığın ve işkencenin tanrısı olan Gorgos, Zeus'u kıskanmaktadır.Pimeduse ja surma hirmuäratav jumalanna Hekate on aga seotud noorkuuga.
Çektikleri işkencenin dumanı sonsuzlara dek tütecek.Kõhrkalade hingamine toimub lõpuste abil.
Baskılar ve işkenceler dönemi hayatına girecekti.Sordiaretus ja sordiaretajad Pollis läbi aegade.
Cruciatus laneti işkence lanetidir.Kasutas Cruciatuse needust.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.Politseinikud kas saadeti koonduslaagritesse või lasti maha.
İşkence ve ceza anlamına da gelebilir.Tagajärgedeks võivad olla kinnitus või karistus.
Bu şekilde Prometheus'a işkence edilir.Ta oli nõus surema Prometheuse eest.
Şantaj, alıkoyma, işkence, cinayet hazırlığı suçlamalarıyla 1994-1997 yılları arasında tutuklu kaldı.Teda on süüdistatud seotuses genotsiidi, piinamiste ja mõrvadega 1980. ja 1990. aastatel.
Burada işkencelere maruz kaldı ve ilk kalp krizini burada geçirdi.Teda huvitasid lahtised südamelõikused ning ta valmistas esimese südame tehisklapi.
13'ü. Eğer görüntülerini değiştirmiyorlarsa, sekiz taneden sadece biri işkence ediyor veya sakatlıyor.Jos he eivät muuta ulkonäköään, vain yksi kahdeksasta tappaa, kiduttaa tai silpoo.
13'ü. Eğer görüntülerini değiştirmiyorlarsa, sekiz taneden sadece biri işkence ediyor veya sakatlıyor.Quando não mudam de aparência, apenas um em oito mata, tortura ou mutila.
15'i. Öldürüyor, işkence ediyor ya da sakatlıyorlar mı?Eles matam, torturam, mutilam?
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 órán keresztül kínozták és csoportosan megerőszakolták.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 Stunden lang wurde sie gefoltert und massenvergewaltigt.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 часа ее пытали и насиловали
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Durante 28 horas ela passou por torturas e estupros grupais.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.La torturaron y violaron durante 24 horas.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Nasledujúcich 24 hodín bola mučená a znásilňovaná.
İlgili Sayfalar