işitme ile cümle
işitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşitmeniz nasıl?How is your hearing?
İşitme cihazı kullanıyor musunuz?Do you wear a hearing aid?
En son ne zaman işitme testi yaptırmıştınız?When was your last hearing test?
Kısa süre sonra bir işitme testi ve ekran testine girdi.He soon after had an audition and a screen test.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Some of the hearing loss may be reversible.
Mayıs 2005 ve Haziran 2006 arasında işitme kaybı yaşadı.Brown suffered hearing loss from May 2005 to June 2006.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.Jacobi disclosed small and cheap hearing aids as typical industrial applications of his patent.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Its round ears provide it with good hearing, and it has a well-developed middle ear.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Sounds above 80 dB have the potential to cause permanent hearing loss.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken was partly deaf and used a hearing aid.
İşitme duyusu zamanla daha da güçlenir ve seslere karşı tepki vermeye başlar.His nose will become longer and longer once he starts lying to others.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.The active partner lies on their front between their legs.
İşitme engelliler derneği.Access Disputes Committee.
İki taraflı olgularda işitme kaybı daha ağır olduğu için daha erken fark edilebilir.It can be assumed that the two sounds merged early on.
Yan organ işitmede de yardımcı olur.A cserkészlány ahol tud, segít.
Görme ve işitme duyuları iyi gelişmiştir.The essential requisites of hearing and seeing have been happily attained.
Graham Bell'in annesi doğuştan işitme engelliydi.Some feel Bell Burnell's contribution was deliberately understated.
Patron, işitme güçlüğü, ona oldukça yakın hızlandırmaya çalışan vardır.The boss has trouble hearing, so the employee has to step up quite close to him.
Gregor bu dönem boyunca tüm işitme hatırlamamaktadır.Gregor didn't remember hearing it all through this period.
Yağmurda işitme güzel iyisidir.It's nice hearing it in the rain.
Şimdi, sen sadece insan sesli işitme hatırlamak önemlidirNow researchers have actually measured whistle complexity using information theory
Bunlar sadece işitme engelli çocuklar da değil.Now that's not just deaf children.
Kimseye bir işitme kaybı kazandırmak istemiyorum.I don't wanna give everyone hearing loss.
İşitme yoksunuydular, onlar için ne yapabilirdik ki?They lacked hearing, and what could we do for them?
Ölümlüler yaşayan, işitme, deli çalıştırmak Yani toprak yırtılmış mandrakes gibi ve çığlıklar;And shrieks like mandrakes torn out of the earth, That living mortals, hearing them, run mad;--
"Ailende işitme engelli yok."Kelly'nin dediği gibi sağır olan bir ailem yok benim.
İşitme engelli insanlar, bilinmezlik ve usanmışlık içinde oturuyorlardı.İşitme engelliler yıilardır bu vaziyetteler, yıilardır karanlıkta ve bıkmış durumdalar.
İşitmeden de çalışabiliyor" gibi bir durumda da değil.İşitmeden de çalışabiliyor" durumunda değil.
İşitme cihazlarındaki devrimi anımsıyorsunuz, değil mi?I mean, remember the evolution of hearing aids, right?
Simdi, batida biz ust duzeyde egitilmis teknisyenlere guveniyoruz bu isitme aletlerini takmak icin.Now, in the West we rely on highly trained technicians to fit these hearing aids.
Bu yüzden bu tür kelimeleri işitme göğüslemiş ve montajı üzerinde güleryüzle gülümsedi.So I braced on hearing these kind words and smiled genially on the assemblage.
Haftada saatler boyu yüksek sesi kulağınıza iletmek işitme duyunuzu öldürür.Hours and hours a week of loud music delivered deep into your ears will kill your hearing.
Benim yaşıma geldiğinizde ise, aşırı işitme kaybından muzdarip olursunuz.And you will end up, when you get to my age, with severely limited hearing.
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi?He who implanted the ear, won't he hear? He who formed the eye, won't he see?
Bilgenin azarını işitmek, Akılsızın türküsünü işitmekten iyidir.It is better to hear the rebuke of the wise, than for a man to hear the song of fools.
Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler.When you call upon them for guidance, they do not hear.
İşitmedikleri halde "İşittik" diyenler gibi olmayın.And do not be like those who say: "We have heard," but do not hear.
Onlar için azab kat kat yapılır. Çünkü (gerçeği) işitmeğe tahammül edemezlerdi ve (onu) görmezlerdi.Their punishment will be doubled, for they could neither hear nor see.
Ama sağır(lar) uyarıldıkları zaman çağırıyı işitmez(ler)."But the deaf do not hear the call when they are warned.
Biz ilk babalarımızdan böyle bir şey işitmedik."We never heard this from our elders.
Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.They have been precluded from hearing it.
Biz bu(nun söylediği)ni (babalarımızın bağlı olduğu) öteki dinde işitmedik.We never heard of it in the former faith.
Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.And yet most of them are averse and do not listen,
Yoksa biz, onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmez miyiz sanıyorlor?Or do they think We do not hear their secrecies and stealthy consultations?
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Orada boş söz işitmezler.Never hearing idle talk.
Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler.When you call upon them for guidance, they do not hear.
Ve: "Biz işittik" dedikleri halde, gerçekte işitmeyenler gibi olmayın;And do not be like those who say: "We have heard," but do not hear.
Azap onlar için kat kat artırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.Their punishment will be doubled, for they could neither hear nor see.
O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir.How distinctly He sees and hears!
Ancak sağır olanlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler."But the deaf do not hear the call when they are warned.
Orda kendileri için, 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır. Onlar orda işitmezler de.There will only be groaning for them, and they will not hear any thing.
"İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz."Go with My signs, both of you. I am verily with you and I hear.
Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.They have been precluded from hearing it.
"Biz bunu, diğer dinde işitmedik, bu, içi boş bir uydurmadan başkası değildir."We never heard of it in the former faith. It is surely a fabrication.
"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz.You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you.
Orda anlamsız bir söz işitmez.Never hearing idle talk.
Allah dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi.When darkness returns they stand still.
İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik.If God had willed He would have sent down angels.
Orada boş ve yalan söz işitmezler.They will hear no blasphemies there or disavowals:
İlgili Sayfalar