AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyüme15 EU-maata:Työn tuottavuus Työllisyyden kasvu
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15 Arbeidsproductiviteit Werkgelegenheidsgroei
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15: Arbeitsproduktivität Beschäftigungswachstum
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15:Arbejdskraftens produktivitet Væksten i beskæftigelsen
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15: Arbetsproduktivitet Sysselsättningstillväxt
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15 Munkaerőtermelékenység Foglalkoztatottságnövekedés
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15:Productividad laboral Crecimiento del empleo
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEÚ-15:Produktivita práce Rast zamestnanosti
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15Produktivita práce Růst zaměstnanosti
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeEU-15:Produktywność zatrudnienia Wzrost zatrudnienia
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeTa težnja je prisotna tudi v japonskem gospodarstvu.
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeUE-15:Productivité du travail Croissance de l’emploi
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeUE-15:Produttività del lavoro Crescita dell’occupazione
AB-15 İşgücü verimliliği İstihdamdaki büyümeΕΕ-15: L Παραγωγικότητα εργασίας - Αύξηση απασχόλησης
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.앨 던랩은 무너져가는 회사를 구하라고 영입되곤 했어요. 그런데 그는 노동자의 30%나 정리해고 했습니다.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.A Dunlap le encargaron salvar empresas en quiebra. Se deshizo de un 30% de los trabajadores.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap bol volaný aby zachránil krachujúce podniky. Rušil 30 percent pracovných miest.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap era solicitat ca să salveze companiile falimentare. Reducea 30% din locurile de muncă.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap ia às empresas em falência para as salvar. Despedia 30% da mão-de-obra.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap moest bedrijven in faling van de ondergang redden. Door 30 procent van de werknemers te ontslaan.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap trudnił się ratowaniem upadających spółek. Zwalniał 30% pracowników.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap veniva assunto per salvare aziende in fallimento. Lasciava a casa il 30% dei lavoratori.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Giờ thì Al Dunlap được đưa ra để cứu các công ty thua lỗ. Ông ta đóng lại 30% lực lượng lao động.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Most arra kérték Al Dunlapot, hogy mentse meg a cégeket a bukástól. A munkaerő 30 százalékát építette le.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Καλούσαν τον Αλ Ντάνλαπ να σώσει υπό κατάρρευση εταιρείες. Απέλυε 30 τοις εκατό του προσωπικού.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Ал Дънлап ще спаси западащи компанни. Ще съкрати 30 процента от работната сила.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Эла Данлэпа нанимали спасать убыточные предприятия. Ему ничего не стоило сократить 30% работников.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.את אל דנלאפ נהגו להביא כדי שיציל חברות כושלות. הוא נהג לפטר 30% מהעובדים.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.الآن، آل دانلوب كان يتم جلبه لانقاذ الشركات التي تفلس. كان يسرح 30 بالمائة من قوة العمل.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.労働力の3割を削減しました また彼はよく冗談を言いながら 人をクビにしました
Ancak şimdi, iş aramayı bıraktığım için işsiz olmak yerine şimdi ben işgücünün bir parçası değilim.Ale nyní místo toho, abych byl nezaměstnaný, od té doby, co jsem to vzdal, nejsem součástí pracovní síly.
Ancak şimdi, iş aramayı bıraktığım için işsiz olmak yerine şimdi ben işgücünün bir parçası değilim.Ale teraz, zamiast być bezrobotnym odkąd się poddałem, nie jestem częścią siły roboczej.
Ancak şimdi, iş aramayı bıraktığım için işsiz olmak yerine şimdi ben işgücünün bir parçası değilim.Mutta nyt, sen sijaan että olisin työtön, koska olen antanut periksi, en enää ole osa työvoimaa.
Arazi, sermaye, girişimcilik ve işgücü. .Gdyby ta krzywa znalazła się pod poziomą osią, mielibyśmy deflację.
Arazi, sermaye, girişimcilik ve işgücü. .V této situaci mají pracující větší vyjednávací sílu.
Arazi, sermaye, girişimcilik ve işgücü. .І якщо крива піде нижче горизонтальної вісі, тоді буде дефляція, і в цьому є здоровий глузд.
Ayrıca, eğitimli işgücüne de devlet sayesinde ulaşabiliyorsunuz.それに税金が払われます。 また、道路や公共構造と
Belli ki eğer işgücünde iki insan varsa, ve biri işsizse, demek ki öbür kişi çalışıyordur.Очевидно, якщо двоє людей в складі робочої сили, одни є безробітним, тоді інша людина має роботу.
Bir anda işgücüne dahil edilmiyorum.Nagle nie jestem siłą roboczą.
Bir anda işgücüne dahil edilmiyorum.Раптово я вже не належу до робочої сили.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Siten he näyttävät kuuluvan alaryhmään, joka on kyllin vanha ollakseen työssä, ja sitä kutsutaan työvoimaksi.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Sledují podmnožinu lidí dostatečně starých, aby pracovali a tu nazývají pracovní síla.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Więc szukany jest podzbiór ludzi w wieku produkcyjnym i nazywa się ich siłą roboczą.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Отже, дивляться на підмножину людей, які достатньо дорослі, щоб працювати, і називають їх робочою силою.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.À ce niveau du marché du travail, ce dont vous avez besoin c'est un marché des heures libres.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.A este nível de mercado de trabalho, o que precisam é de um mercado para horas livres.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.A questo livello del mercato del lavoro, la cosa di cui avete bisogno è di un mercato ad ore.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.Auf dieser Stufe des Arbeitsmarktes braucht man eine Börse für freie Stunden.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.En este nivel del mercado laboral, lo que se necesita es un mercado de horas libres.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.이러한 수준의 노동 시장에서 여러분이 필요로 하는 것은 바로 '짬 시간'의 노동력을 위한 장터입니다.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.La acest nivel al pieţei muncii, e nevoie de o piaţă a muncii pentru ore suplimentare.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.Na tym poziomie rynku pracy potrzebny jest targ godzin dodatkowych.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.Ở cấp độ này, bạn cần một thị trường lao động cho thời gian rảnh rỗi.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.Op dit niveau van arbeidsmarkt heb je een markt voor springuren nodig.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.Σε αυτό το επίπεδο της αγοράς εργασίας, αυτό που χρειάζεστε είναι ένας χώρος αγοράς για διαθέσιμες ώρες.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.На това ниво на пазар на труда, ви е нужен пазар на свободни часове.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.На цьому рівні ринку праці не вистачає певної ніші вільного часу.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.На этом уровне рынка труда вам нужна особая площадка для торговли свободными часами.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.במישור הזה של שוק העבודה מה שנחוץ הוא שוק לשעות פנויות.
Bu düzeydeki işgücü piyasasında, boş saatler için bir pazara ihtiyacınız var.عند هذا المستوى من سوق العمل، ما تحتاجون إليه هو سوق عمل لساعات الفراغ.