Manüel işgücünün genelde hakir görüldüğü bir ülkede muhteşem bir şey.И это что-то потрясающее в стране, где на ручной труд часто смотрят свысока.
Manüel işgücünün genelde hakir görüldüğü bir ülkede muhteşem bir şey.משהו נפלא בארץ בה עבודת הכפיים זוכה להערכה נמוכה.
Manüel işgücünün genelde hakir görüldüğü bir ülkede muhteşem bir şey.شيء رائع في بلد حيث العمل اليدوى غالباً مايُنظرإلية بازدراء.
Manüel işgücünün genelde hakir görüldüğü bir ülkede muhteşem bir şey.こんな素晴らしいことがあるのです (拍手)
Olan şu ki gidiyorum ve işgücünü oluşturan insan havuzuna katılıyorum.Co se stane , je že se připojím ke skupině lidí mimo pracovní sílu.
Olan şu ki gidiyorum ve işgücünü oluşturan insan havuzuna katılıyorum.Silloin liityn niiden ihmisten joukkoon, joka on työvoiman ulkopuolella.
Olan şu ki gidiyorum ve işgücünü oluşturan insan havuzuna katılıyorum.W takim razie dołączam do puli osób poza siłą roboczą.
Olan şu ki gidiyorum ve işgücünü oluşturan insan havuzuna katılıyorum.Що стається? Я приєднуюсь до групи людей, які поза робочою силою.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.En EE.UU, sin embargo, el crecimiento de la productividad laboral y del empleo han sido similares.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.In de VS zij n de arbeidsproductiviteit en de groei van de werkgelegenheid echter nauw aan elkaar gekoppeld.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.Nos EUA, a produtividade laboral e o crescimento do emprego estão estreitamente associados.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.V USA je produktivita práce přímo úměrná růstu zaměstnanosti.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Al doilea mare beneficiu este crearea unei forțe de muncă inovatoare.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Az együttérzés második ellenálhatatlan előnye pedig az, hogy inspiráló munkaerőt hoz létre.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Der zweite verlockende Vorteil des Mitgefühls ist, dass es inspirierte Mitarbeitende schafft.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Druhá důležitá výhoda soucitu je, že vytváří inspirující pracovní sílu.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.El segundo beneficio convincente de la compasión consiste en crear mano de obra inspirada.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Het tweede overtuigende zakelijke voordeel is dat het zorgt voor geïnspireerde medewerkers.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Il secondo beneficio della compassione è che crea una forza lavoro ispirata.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.동정심의 두 번째 주목할 이득은 고무적인 직원을 만들어낸다는 것입니다.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Kolejna z nich to fakt, iż współczucie napełnia pracowników insporacją.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Lợi ích hấp dẫn thứ hai của lòng từ bi là nó tạo nên một lực lượng lao động đầy cảm hứng.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Manfaat menarik yang kedua dari belas kasih adalah bahwa belas kasih menciptakan tenaga kerja yang inspiratif
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.O segundo benefício convincente para o negócio é criar uma força de trabalho inspiradora.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Το δεύτερο προνόμιο της της συμπόνιας είναι ότι δημιουργεί εμπνευσμένο εργατικό δυναμικό.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Втората убедителна полза от състраданието е, че то създава вдъхновена работна сила.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Второе убедительное бизнес-преимущество сопереживания - это то, что оно вдохновляет персонал.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Друга беззаперечна перевага співчуття в тому, що воно створює робочу силу, котра надихає.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.ההטבה המושכת השניה של חמלה היא שהיא יוצרת סביבת עבודה מעוררת השראה.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.الفائدة الجلية الثانية من الشفقة أنها تخلق بيئة عمل ملهمة.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.刺激的な従業員を生み出すことです 従業員はより大きな善に向かって
Şimdi diyelim ki, işgücündeki bu iki insandan biri işsiz. .Тепер давайте скажемо, що окрім двох в складі робочої сили, один з них - безробітний.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Aşa că nu au mai putut avea forţă de muncă ieftină.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Así, dejaron de tener mano de obra barata.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Così, smisero di avere manodopera a basso costo
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Es fehlte plötzlich an billigen Arbeitskräften.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Ils ont alors arrêté d'embaucher de la main-d'œuvre bon marché.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.그래서 용역비가 많이 드는 일은 피하게 되었죠.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Már nem kaptak olcsó munkaerőt.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Vì vậy, họ ngừng tuyển lao động rẻ mạt.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Zabrakło taniej robocizny.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.И така, те вече нямаха евтина работна ръка.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.И труппа отказалась от рабочих.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.Театр перестав наймати дешеву робочу силу.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.לכן, הם הפסיקו לקבל עבודה לא יקרה.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.لذا ،فقد خسروا اليد العاملة الرخيصة.
Ucuz işgücü bulunamıyordu.結果として 組織を凍結せざるを得なくなり
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Dan kita mencapainya di tahun 70an dan 80an ketika wanita memasuki dunia kerja.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Dans les années 70 et 80, on a eu cette chance quand les femmes sont entrées sur le marché du travail.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.E abbiamo già ricevuto quel regalo negli anni '70 e '80 quando le donne sono entrate nella forza lavoro.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.En los años 70 y 80 tuvimos ese regalo cuando la mujer ingresó al mercado laboral.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Și am avut acest dar în anii '70 și '80, atunci când femeile au intrat în câmpul muncii.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Tak było w latach 70. i 80., gdy kobiety weszły na rynek pracy.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Tivemos esse dom nos anos 70 e 80, quando as mulheres entraram no mercado de trabalho.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.We kregen dat cadeau in de jaren 70 en 80 toen vrouwen buitenshuis gingen werken.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Και αυτό το βιώσαμε στη δεκαετία του ' 70 και ' 80 όταν οι γυναίκες εισήλθαν το εργατικό δυναμικό.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.И получихме този дар през 70те и 80те, когато жените се присъединиха към работната сила.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Мы получили этот дар в 70-х и 80-х годах, когда женщины стали так же учитываться в качестве рабочей силы.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.Цей "подарунок" ми отримали ще у 70-80-ті роки, коли жінки вступили до лав робітників.
Ve hiç işsizlik olmayacak. Çünkü işgücünde işe sahip olmayan bir kişi bile yok.Työttömyyttä ei ole, koska työllisessä työvoimassa ei ole ketään, jolla ei olisi työpaikkaa.