Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Pero Roza Eskenazi no fue una traidora o una colaboracionista.
İşbirlikçi filtreleme (CF) bazı önerici sistemler tarafından kullanılan bir tekniktir.El Filtrado colaborativo (FC) es una técnica utilizada por algunos sistemas recomendadores.
İş akışları yapıları ve işbirlikçi özelliklerine bağlı olarak sınıflandırılmaktadır.Se especifican las entidades de construcción de acuerdo con la forma física/función básica.
İşbirlikçilikle suçlananlardan birisi motorsiklete bağlanarak sokaklarda sürüklendi .Los asesinos escaparon en una motocicleta.
Nikaragua'daki işbirlikçileri de en az onlar kadar kötüydüler.Los habitantes de Monterrey también fueron menos.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Ma Roza Eskenazi non era né una traditrice, né una collaboratrice.
Bu tür çoklu kullanım Blok veya İşbirlikçi veya Kaba çoklu kullanım olarak adlandırılabilir.Tali nodi autobloccanti sono tuttora utilizzati per sicura o come bloccanti di emergenza.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Sono comunemente chiamati juzgados.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Вскоре после этого Ленина и его товарищи сожгли все 500-рублевые купюры, остававшиеся в их распоряжении.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Однако Роза Эскенази едва ли была предательницей или тем более пособницей оккупантов.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.لكن روزا إشكنازي لم تكن خائنة أو متعاونة.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.المحاكم الشرعية لها سلطة مقاضاة الدعاة.
Filmin senaryosu Leone ve onun uzun zamandır arkadaşı ve işbirlikçisi olan Sergio Donati tarafından yazıldı.وقد كتب السيناريو السينمائي للفيلم من قبل ليون وصديق عمره الكاتب سيرجيو دوناتي.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.وبعد ذلك بقليل، قام معاونو لينين بحرق كل العملات من فئة 500 روبل المُتبقية في حوزتهم.
SCP Vakfı, internet tabanlı bir işbirlikçi yazma projesinin konusunu oluşturan kurgusal bir organizasyondur.رائد أعمال إنترنت هو رائد أعمال يعمل على إنشاء مشروع إنترنت جديد قائم على الابتكار.
İşbirlikçi filtreleme (CF) bazı önerici sistemler tarafından kullanılan bir tekniktir.Filtragem colaborativa (FC) é uma técnica utilizada por alguns sistemas de recomendação.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Logo depois, os associados de Lenin queimaram todas as notas de 500 rublos que estavam em sua posse.
Bu tür çoklu kullanım Blok veya İşbirlikçi veya Kaba çoklu kullanım olarak adlandırılabilir.Esse fenômeno é chamado de bloqueio uso ou frequência dependente.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Daders moesten berecht worden.
Site işbirlikçi gazetecilik ile idame ettirilmektedir.De site staat bekend om zijn gedegen journalistiek.
Ancak, bir Rus işbirlikçisi onu fark etti ve Alman askerlerine bildirdi.Maar een van de soldaten hoorde dit en vertelde het aan zijn medesoldaten.
Vampir yarasalar büyük ölçüde işbirlikçi davranış sergilerler.De bloeistengel is bovenaan klierachtig behaard.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Ale Roza Eskenazi nie była zdrajczynią czy kolaborantką.
"Babadan işbirlikçi anneden ihtilalci"."Ojczyzna obrońcy swemu".
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Kort därefter brände Lenins kamrater alla de återstående sedlarna.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Rädslan var stor att Finlands skulle gå samma öde till mötes som de övriga länderna i Sovjets intressesfär.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.У них розміщені судини.
Site işbirlikçi gazetecilik ile idame ettirilmektedir.Web se zaměřuje na investigativní žurnalistiku.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Když aktivista soudí aktivisty.
Çocuk bir işbirlikçi (ortak) olarak algılanır.Profesně se uvádí jako sociolog.
1945 yılında Özel İşbirlikçiler Mahkemesi tarafından yargılandı ve idam cezasına çarptırıldı.V roce 1945 byl lidovým soudem obviněn za kolaboraci s nepřítelem a odsouzen k trestu smrti.
İşbirlikçilikle suçlananlardan birisi motorsiklete bağlanarak sokaklarda sürüklendi .Tělo jednoho z těchto údajných spolupracovníků bylo po popravě přivázáno za motorku a vláčeno ulicemi.
İş akışları yapıları ve işbirlikçi özelliklerine bağlı olarak sınıflandırılmaktadır.Hotelurile se clasifică în funcție de gradul de confort și serviciile oferite.
Sadece birkaç üyesi işbirlikçilikten dolayı mahkum edildi.Páran panaszkodtak a regisztrálási kötelezettség miatt.
Çocuk bir işbirlikçi (ortak) olarak algılanır.Siinä alaikäinen on työntekijänä.
Soo- a , insanlara karşı işbirlikçi ve unapologetic olduğunu.Suur-Oulun muodostaminen jakaa mielipiteitä puolesta ja vastaan.
30.000 'den fazla partizan ise Mihver güçleri ve onların işbirlikçileri ile savaşırken öldü.Πάνω από 30.000 παρτιζάνοι πέθαναν πολεμώντας τις δυνάμεις του Άξονα και τους συνεργάτες τους.
Bu ortam, hem bireysel hem de işbirlikçi öğrenme ortamı sağlar.Αυτή η προσέγγιση είναι αποτελεσματική τόσο για την ατομική μάθηση ,όσο και για την κοινωνική υποστήριξη.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Angsten var stor for, at Finlands ville få samme skæbne som de øvrige lande i Sovjetunionens interessesfære.
Doğu lejyonlarının önemli bir yüzdesi Nazi işbirlikçilerden meydana geldi.Foreningen fik stor betydning for de danske nazister.
Sadece birkaç üyesi işbirlikçilikten dolayı mahkum edildi.Få personer er dømt for å brudd.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Mereka akan dipisahkan oleh wasit.
Redmayne, Hooper ile işbirliği üzerine "O inanılmaz derecede işbirlikçiydi.Trong quá trình hợp tác với Hooper, Redmayne cho biết: "Anh ấy (Hooper) là người vô cùng có tính hợp tác.
Sonrasında 1976 da New York’a taşındı ve bir sanatçı kolektifi olan işbirlikçi projelere (Colab) katıldı.1976年にニューヨークに移り、アーティスト集団であるCollaborative Projects(Colab)に入る。
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.ほどなくして、レーニンたちは手元に残った500ルーブリ札をすべて燃やしてしまった。
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.しかしローザ・エスケナージは裏切り者ではなく、むしろ協力者だった。
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.不久后,列宁的同伙烧毁了他们留下的所有500卢布钞票。
Katolik-Müslüman işbirlikçilerin bir kısmı tutuklandı, bir kısmı Avusturya'ya kaçtı.他的部分同党被捕,也有些逃到奥地利。
Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün.張堅向同事講出此事,他們卻認為只是幻覺並逼張堅休假。
Kullanıcıların davranışlarını kullanması sebebiyle bu yaklaşım bir işbirlikçi filtreleme örneğidir.鉴于这种方式利用了用户行为,因此可以认为它是协同过滤技术的一种应用范例。
Uzun süreli işbirlikçisi RedOne, Giorgio Moroder, Mark Ronson ve Nile Rodgers gibi isimlerle görüntülendi.她开始了和 RedOne, Giorgio, Moroder, Mark Ronson 等老牌制作人合作。
Umarız işbirlikçileri yargılanır.諸持律者持律者共。
Doğu lejyonlarının önemli bir yüzdesi Nazi işbirlikçilerden meydana geldi.계급장 문양은 나치 당의 유사 군사 조직의 것에서 유래했다.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.זמן קצר לאחר מכן שרפו מקורביו של לנין את יתרת שטרות ה-500 שנותרו ברשותם.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.חברי החוליה הועמדו לדין.
Gelman ve işbirlikçilerinin (2003) yazısında bir Bayes-tipi yaklaşım gösterilmektedir.Според класификацията на Burns и Skutch (2003) те също са причислени към семейство Тангари.
Almanlar işgal edilen Yunan topraklarında hemen bir işbirlikçi hükümet kurarlar.V okupovanom Grécku bola vytvorená kolaborantská vláda.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Sodišču pomagajo pravni sodelavci.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Molėtų kolektyviniai sodai.
Ancak, bir Rus işbirlikçisi onu fark etti ve Alman askerlerine bildirdi.Ten jį klausinėjo Vokietijos žvalgybos pareigūnai ir jis jiems pasakė, kaip jį sovietai užverbavo.