Çok fazla işbirlikçi ruhum yok.I don't have much collaborative spirit.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.Obviously, this cannot be the work of one person. This is why Tatoeba is collaborative.
Tom işbirlikçi değil.Tom isn't cooperative.
Tom bir işbirlikçi.Tom is a collaborator.
Görüş farklılıkları işbirlikçi projede kaçınılmazdır.Differences of opinion are inevitable in a collaborative project.
Biraz daha işbirlikçi olmanı öneriyorum.I suggest you be a little more cooperative.
Tom çok işbirlikçi olmuyor.Tom is being very uncooperative.
Tom çok işbirlikçi oluyor.Tom is being very cooperative.
Tom çok işbirlikçi değildi.Tom has been very uncooperative.
Tom çok işbirlikçiydi.Tom has been very cooperative.
Tom işbirlikçi değildi.Tom has been uncooperative.
Ben Tom'un işbirlikçi olduğunu düşünürüm.I think Tom is cooperative.
Tom son derece işbirlikçiydi.Tom has been extremely cooperative.
Sen işbirlikçi miydin?Were you cooperative?
Tom oldukça işbirlikçi.Tom is quite cooperative.
Hükümet, işbirlikçi olmalıdır.Government should be collaborative.
O işbirlikçi değildi.He wasn't cooperative.
Tom, Mary'nin çok işbirlikçi olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't being very cooperative.
Yanni en yakın işbirlikçileri tarafından çok pis satışa gelmişti.Yanni was supremely betrayed by his closest collaborators.
Site işbirlikçi gazetecilik ile idame ettirilmektedir.The site works through collaborative journalism.
Redmayne, Hooper ile işbirliği üzerine "O inanılmaz derecede işbirlikçiydi.On collaborating with Hooper, Redmayne said, "He was incredibly collaborative.
Almanlar işgal edilen Yunan topraklarında hemen bir işbirlikçi hükümet kurarlar.They established a completely racist government in the occupied Palestinian territories.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Lawsuits may be filed.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Eskenazi was hardly a traitor or even a collaborator.
Doktora tezi İşbirlikçi Oyunların bir teorisi (A Theory of Cooperative Games) idi.His doctorate thesis was A Theory of Cooperative Games.
Sadece birkaç üyesi işbirlikçilikten dolayı mahkum edildi.Only a few junior officers were convicted.
Tüm bu olanlar Kübler'in işbirlikçiliğini bozmadı ve işine Mart 1945'e kadar devam etti.Admirable then resumed escort duty and continued that work into March 1945.
Tatoeba yalnızca açık, işbirlikçi, ya da çok dilli cümle sözlüğü değildir.Tatoeba is not just an open, collaborative, multilingual dictionary of sentences.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.So, in that respect, cooperative consumerism has really taken off.
Son zamanlarda bunlar gibi daha işbirlikçi projelere doğru eğiliyorum.I've been leaning towards more collaborative projects like these, lately.
Zirvedeki, hain ve işbirlikçiler.People like that. Narks, traitors and conformers.
Bunu yayılan işbirlikçi tüketim olarak adlandırıyorum.I call this "groundswell collaborative consumption."
İkincisi işbirlikçi yaşam şekilleri.The second is collaborative lifestyles.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.One of my favorite examples of collaborative lifestyles is called Landshare.
Ve bu itibar dökümü işbirlikçi tüketime ulaşmamızı belirleyecek.And this reputation capital will determine our access to collaborative consumption.
Yalan söylemek işbirlikçi bir eylemdir.Lying is a cooperative act.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.They're collaborative, they're branded, they're multinational, and they're highly disciplined.
O yüzden çok gizli kalmalı bu mesele ...Hung ve işbirlikçileri öğrenmesinMake sure nothing leaks out ...so that we could take Hung unawares
Kurtlar aslında oldukça işbirlikçi hayvanlar.The wolf is, after all, a very cooperative animal.
İşbirlikçi Şihrete Hasani de suçlu bulunarak 18 ay hapse mahkum edildi.Accomplice Shyhrete Hasani was found guilty and sentenced to 18 months in prison.
Polis Elez ve işbirlikçilerini Eylül ayında tutukladı.Police detained Elez and his cohorts in September.
BM Savcılarından Srebrenica İşbirlikçisine 15 ila 20 Yıl Hapis İstemiUN Prosecutors Recommend 15 to 20-Year Sentence for Srebrenica Participant
Borisov hükümeti bu gibi işbirlikçilerden temizleme gereğini vurguladı.Borisov stressed the need to purge government of such collaborators.
İşbirlikçi Biełaruskaja Krajowaja Abarona, Minsk, Haziran 1944.Collaborationist Biełaruskaja Krajowaja Abarona, Minsk, June 1944.
Pollard o zamandan beri Lee'nin en üretken işbirlikçilerinden biri olmuştur.He has since become one of Lee's most prolific collaborators.
Tutumu, eleştirmenleri tarafından işbirlikçilik olarak yorumlandı.His stance was interpreted as collaborationism by his critics.
İki kral, Egine'deki Pers işbirlikçilerini başarıyla etkisiz hale getirdi.The two kings successfully captured the Persian collaborators in Aegina.[citation needed]
Gruplar baskın bir üreme çifti üzerinde merkezlenir ve son derece uyumlu ve işbirlikçidir.The groups are centered on a dominant breeding pair and are extremely cohesive and cooperative.
Sette önde gelen işbirlikçi Sandé'nin yanı sıra Ed Sheeran, Gabrielle ve diğerleri yer alıyor.The set features prominent collaborator Sandé, as well as Ed Sheeran, Gabrielle and others.
Aynı röportajda, Gordon'un o zamanki kocası ve işbirlikçisi Thurston Moore şunları söyledi:In the same interview, Gordon's then-husband and collaborator Thurston Moore stated:
Yerel işbirlikçi yetkililer, Tuna Svabyalıları'nı seçmeyi yasa dışı hale getirmek zorunda kaldılar.The local collaborationist authorities were forced to make it illegal to draft Danube Swabians.
Her iki şarkı da sık sık Drake işbirlikçisi OZ tarafından üretildi.Both songs were produced by frequent Drake collaborator OZ.
Ayrıca partizanlar sadece işgalcilerle değil onlara yardım eden işbirlikçilerine karşı da savaşmaktaydı.Außerdem kämpften dort nicht nur die Kontrahenten, sondern auch deren Begleiter mit.
SCP Vakfı, internet tabanlı bir işbirlikçi yazma projesinin konusunu oluşturan kurgusal bir organizasyondur.Die SCP Foundation ist ein web-basiertes Projekt für Kollaboratives Schreiben.
Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün.Jene würden nur durch Hoffnung erfreut, diese nur durch die Furcht gequält werden.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Kollaborateure sollen bestraft werden.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Or, Roza Eskenazi n'est nullement ni traîtresse, ni collaboratrice.
30 Nisan 1941 tarihinde Mihver Devletleri tarafından işbirlikçi bir hükümetin Başbakanı olarak atandı.Les Allemands le nomment le 30 avril 1941 à la tête d'un gouvernement collaborateur.
Umarız işbirlikçileri yargılanır.Il faudra que les juges arbitrent.
Bizi birbirimize kırdıranlar emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileridir.La victoire fut celle des Français et leurs alliés amérindiens.