işbirliği ile cümle
işbirliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Den fælles handelspolitik føres inden for rammerneaf principperne og målene for Unionens optræden udadtil.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Ohranja tudi ustrezne odnose z drugimi mednarodnimi organizacijami.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Unionens och medlemsstaternas politik för utvecklingssamarbete skall komplettera och förstärka varandra.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Unionin ja jäsenvaltioiden kehitysyhteistyöpolitiikat täydentävät ja tukevat toisiaan.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Agradecia que passasses a cooperar connosco.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Apprezzerei molto se collaborassi con noi.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Byłbym wdzięczny, gdybyś zaczął współpracować.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Haluaisin, että tekisit yhteistyötä kanssamme.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Jag skulle uppskatta om du samarbetade med oss.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Jeg ville sætte pris på, at du samarbejdede med os.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Te agradecería que cooperaras con nosotros.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Θα εκτιμούσα αν άρχιζες να συνεργάζεσαι μαζί μας.
Bizimle işbirliği yaparsan minnettar olurum.Буду благодарен, если ты окажешь нам содействие.
Bizim metodumuz, işbirliğiyle üretim yapmak.Aha ! Les outils sont essentiels
Bizim metodumuz, işbirliğiyle üretim yapmak.Nasze środki to produkcja oparta na współpracy,
Bizim metodumuz, işbirliğiyle üretim yapmak.Nostri mezzi sono di produzione collaborativa,
Bizi öldürüp bu canavarlara yem mi olacaksınız? Yoksa bizimle işbirliği yapıp canavarları mı vuracaksınız?Zastrzelicie nas i potwory was wykończą czy bedziecie z nami współpracować i razem je zabijemy?
Bizi öldürüp bu canavarlara yem mi olacaksınız? Yoksa bizimle işbirliği yapıp canavarları mı vuracaksınız?Θα μας σκοτώσετε και μετά θα γίνετε βορά των τεράτων ή θα συνεργαστείτε μαζί μας εναντίον των τεράτων;
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.그리고 기타 협동 인프라들을 활용해서 자발적으로 거식증을 유지하는 것을 지지하는 커뮤니티들을 만들었습니다.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.סוגים אחרים של תשתית לשיתוף פעולה, והשתמשו בכך כדי להקים קבוצות תמיכה להישארות במצב אנורקטי מבחירה.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.والأنواع الأخرى للبنيات التحتية التعاونية ، وأستخدموها لتأسيس مجموعات دعم ل للنحافة (الرجيم) طوعياً.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.自らの意志で拒食症になろうとする人の 支援グループを そこに作り上げています 彼らは痩せたモデルの写真を投稿し それを"Thinspiration"と呼んでいます
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Ce point mérite d’être signalé vu le réel intérêt pour la coopération transfrontalière dans la région.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dette er særlig vigtigt på grund af den store interesse for grænseoverskridende samarbejde over hele regionen.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dit is des te belangrijker vanwege de grote belangstelling voor grensoverschrijdende samenwerking in de regio.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dlatego też kwestie związane z granicami mają często istotne znaczenie polityczne.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.På grund av det stora intresset för gränsöverskridande samarbete i hela regionen är detta särskilt viktigt.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Tämä on erityisen merkittävää, koska rajatylittävään yhteistyöhön tunnetaan suurta kiinnostusta koko alueella.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je obzvláště významné z důvodu velkého zájmu o přeshraniční spolupráci v celém regionu.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je obzvlášť významné kvôli vysokej úrovni záujmu o cezhraničnú spoluprácu v celom regióne.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.To je zlasti pomembno zaradi velikega zanimanja za čezmejno sodelovanje v regiji.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Ο αpiοκλεισό του αpiό τη διασυνοριακή συνεργασία θα είχε αρνητικέ και δυσενεί εpiιpiτώσει.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Това е особено важно поради големия интерес към трансграничното сътрудничество в целия регион.
Bölgesel İşbirliği programlarına daha fazla öncelik tanınacaktır.bliver givet større opmærksomhed til fælles initiativer.
Bölgesel İşbirliği programlarına daha fazla öncelik tanınacaktır.Dann solle auch den Territorialen Kooperationsprogrammen mehr Platz eingeräumt werden.
Bölgesel İşbirliği programlarına daha fazla öncelik tanınacaktır.L’accent sera mis surtout sur les programmes de coopération territoriale.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Ainsi, jouer ensemble construit en fait des liens, de la confiance et de la collaboration.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.A közös játék kötődést, bizalmat és együttműködést épít.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Also ermöglicht das Zusammenspielen das Wachsen von Bindungen, Vertrauen und Miteinander.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.A preto spoločné hranie hier pomáha budovať vzťahy, dôveru a spoluprácu.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Así que jugar un juego juntos en verdad construye lazos, confianza y cooperación.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Dus een spel spelen met iemand bevordert de onderlinge band, het vertrouwen en de samenwerking.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.함께 게임을 하는 것이 실제로 유대와 신뢰, 협력을 구축합니다.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Por isso, jogar em conjunto cria laços, confiança e cooperação.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Quindi, giocare insieme di fatto costruisce i legami della fiducia e della cooperazione.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Så att spela ett spel tillsammans bygger faktiskt upp tillit och samarbete.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Så det at spille et spil opbygger faktisk tilknytning og tillid og samarbejde.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Și astfel, jucând împreună un joc cu cineva chiar construiește legături și încredere și cooperare.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Společné hraní her tak skutečně upevňuje pouta, důvěru a spolupráci.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Tak więc, wspólne granie prowadzi do powstania więzi, zaufania i współpracy.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Vì vậy, chơi game cùng nhau thực sự xây dựng những mối gắn kết và lòng tin và sự cộng tác.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Κι έτσι, παίζοντας ένα παιχνίδι μαζί, στην πραγματικότητα χτίζονται δεσμοί εμπιστοσύνης και συνεργασίας.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.И така, играта на игра заедно всъщност изгражда връзки, доверие и сътрудничество.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Итак, совместное участие в игре действительно формирует связи, доверие и сотрудничество.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Таким чином, зіграти з кимось у гру означає зміцнити стосунки, довіру та співпрацю.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.וכך, לשחק ביחד הוא דבר שבונה קשרים ואמון ושיתוף פעולה.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.ولذا، فاللعب سوياً يبني في الواقع الروابط والثقة والتعاون.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.絆と信頼と協力を生み出します 結果として より強い社会的な関係が築かれるのです
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.A návrháři uznávají tento způsob spolupráce jako podstatu iteračního procesu.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Các nhà thiết kế nhận thấy kiểu cộng tác này là bản chất của quá trình lặp.