işbirliği ile cümle

işbirliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Dan disainer mengenali tipe kerja sama ini sebagai dasar dari proses secara berulang.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Deci designerii recunosc acest tip de colaborare ca esența procesului iterativ.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Designers känner igen denna typ av samarbete som kärnan i en iterativ process.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Dizajnéri považujú tento postup ako kľúčový pre možnosť opakovať proces.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.I designer riconoscono che questo tipo di collaborazione è l'essenza del processo iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.디자이너들은 이러한 형태의 협동방식의 핵심이 반복적 과정이라는 것을 알게 되었습니다.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Konstrukteure erkennen diese Art der Zusammenarbeit als Kern eines iterativen Vorgangs.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Les concepteurs reconnaitront ce type de coopération comme la base essentielle du processus itératif.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Los diseñadores consideran este tipo de colaboración como la esencia del proceso iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Ontwerpers herkennen deze vorm van samenwerking als de basis van een iteratief proces.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Os projectistas reconhecem esse tipo de colaboração como a essência do processo iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Projektanci rozpoznają ten typ współpracy jako istotę powtarzalnego, przybliżającego rozwiązanie procesu.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Tehát a tervezők az effajta együttműködésben látják az interaktív folyamatok lényegét.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Οι σχεδιαστές αναγνωρίζουν αυτό τον τύπο συνεργασίας ως τη βάση της επαναληπτικής διαδικασίας.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Дизайнери визнають такий тип співпраці основою повторюваного процесу.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Така дизайнерите разпознават този вид сътрудничество като основата на итеративен процес.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Такой тип сотрудничества хорошо знаком дизайнерам: это - основа итерационного процесса.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.מעצבים יזהו סוג כזה של שיתוף פעולה, כתמצית ההליך החוזר (איטראטיבי).
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.لذا فالمصممون يعرفون هذا النوع من التعاون كعملية تكرار جوهرية.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.反復型プロセスの本質だと気付かれるでしょう 作るたびにフィードバックが得られ
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.E eu gosto da ideia de colaborar com pessoas como essas, porque isso desafia-me.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Et j'aime l'idée de collaborer avec des gens comme ça, parce que ça vous pousse en avant.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Ich mag die Vorstellung, mit solchen Leuten zusammenzuarbeiten, weil es einen antreibt.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Ik wil graag met zulke mensen samenwerken, omdat het je uitdaagt.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.어쨌든 그런 사람들과 협력한다는 것이 좋았습니다. 자극이 되니까요.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Mi piace l'idea di collaborare con gente così, perché ti dà la spinta.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Saya suka berkolaborasi dengan orang-orang seperti itu, karena hal itu akan mendorong Anda.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Şi îmi place ideea de a colabora cu astfel de oameni, pentru că te dezvoltă.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Spodobała mi się idea współpracy z ludźmi na takich zasadach, ponieważ to pcha Cię do przodu.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Tôi thích ý tưởng được cộng tác với những người như thế, và nó thúc đấy anh.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Y me gusta la idea de colaborar con gente como esa, porque te empuja.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.А харесвам идеята за сътрудничество с такива хора, защото това те тласка напред.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.Мне нравится идея сотрудничества с такими людьми, потому что это мотивирует меня.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.אני אוהב את הרעיון של שיתוף פעולה עם אנשים כאלה כי זה דוחף אותך.
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.وأحب فكرة العمل التعاوني مع الناس لأن ذلك يدفعك للأمام
Böyle insanlarla işbirliği yapma fikri hoşuma gidiyor çünkü seni teşvik ediyor.自分を高めてくれるからね
Britanya diğer ülkelerle işbirliği halindedir.희생자들을 보호해야 한다는 원칙하에서 다른 나라와 함께 일할것이라는 것을 보장해 드릴 수 있습니다.
Britanya diğer ülkelerle işbirliği halindedir.או תקיפה מסיבות הומניטריות, היא משהו שיתקבל על ידי העולם כולו.
Britanya diğer ülkelerle işbirliği halindedir.حماية كل من يقع ضحية للإبادة الجماعية أو هجمات لاإنسانية، هو مبدأ معترف به في جميع انحاء العالم.
Britanya diğer ülkelerle işbirliği halindedir.協力する立場にあるということです さて これは最終的には
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A tal fineorganizzano, con la Commissione, una stretta e regolare cooperazione tra le autoritàcompetenti.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A végrehajtást csak a Bíróság határozata alapján lehet felfüggeszteni.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Kommissionen forelægger alle fornødne oplysninger for Europa-Parlamentet pådettes begæring.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Onderafdeling 2HET ECONOMISCH EN SOCIAAL COMITÉ
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Prijímajú sa po konzultáciách s Dvorom audítorov.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Smluvní odpovědnost Unie se řídí právem rozhodným pro příslušnou smlouvu.
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Af den måde, doktor jeg vil have din samarbejdet. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Apropo, Doctore, eu trebuie să vrei să-ţi de cooperare. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "A proposito, dottore, io voglio la vostra collaborazione. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Bằng cách này, bác sĩ, tôi sẽ muốn hợp tác của bạn. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "By the way, Dokter, aku akan ingin rekan-operasi. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "By the way, Dokter, zal ik wil uw medewerking. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "By the way, doktor, én szeretné együttműködést. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "By the way, Doutor, eu quero a sua cooperação. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "By the way, Herr Doktor, werde ich wollen, dass Ihre Kooperation. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Förresten, Doktorn, jag vill att ditt samarbete. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "그건 그렇고, 의사 양반, 당신의 협력을 원한다한다. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Mimochodem, pane doktore, já chci své spolupráce. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Mimochodom, pán doktor, ja chcem svoje spolupráce. "
Bu arada, Doktor, senin işbirliği istediğiniz olacaktır. "Mimogrede, doktor, se želim vaše sodelovanje. "

İlgili Sayfalar