işbirliği ile cümle

işbirliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kapsamlı bir işbirliği ile yangının saraya sıçraması önlendi.折しも、宮中で射覆が執り行われようとしていた。
1992 yılında, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı'nın uluslararası işbirliği departmanında danışmanı oldu.1992年、クロアチア科学技術省で国際協力を担当する顧問官となった。
25 Kasım - Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi (APEC) Filipinler'de başladı.11月14日 - 11月15日 - シンガポールでアジア太平洋経済協力会議(APEC)開催。
17 Ocak 2007' de Avrupa Birliği, gelecekteki işbirliğini görüşmek üzere bir dışişleri heyeti gönderdi.在2007年1月17日,欧盟派出一个外交事务代表团前往商讨未来合作事宜。
Bunlara ilaveten, Madrid’de bulunan Juan de Mariana Institute ile yakın işbirliği içindedir.此外,他与位于马德里的胡安·德·马里亚纳研究所有非常密切的合作。
2014 yılında Heine diğer müzisyen ve şarkıcılarla işbirliği içinde çalışmaya başladı.2014年,海涅开始与其他的音乐人及歌手合作。
Google mağazası, Google tarafından yapılan veya bu şirketle işbirliği yapılarak yapılan ürünleri satmaktadır.Google商店銷售由Google製作的產品或與該公司合作製作的產品。
Ayrıca demokratikleşme ve sınır ötesi suçların önlenmesi konularında işbirliği de ilerletilmiştir.这也同时促进了民主化以及跨境打击犯罪方面的合作。
Ekim 2007'de üçüncü stüdyo albümü olan Pictures, Mike Batt işbirliğinde yayımladığı son albümü oldu.第三張專輯《真情寫真》在2007年10月發行,是她與Mike Batt合作的最後一張作品。
2017 yılının Ocak ayından Avrupa Birliği - Azerbaycan Parlamentolararası İşbirliği Komitesi başkanıdır.从2017年1月起是欧洲联盟-阿塞拜疆议会合作委员会的共同主席。
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.兩國都是不結盟運動和伊斯蘭合作組織的成員。
Diyalog ve İşbirliği İslami Konferansı Gençlik Forumu, (ICYF-DC) İstanbul, Türkiye.伊斯蘭會議對話與合作青年論壇(ICYF-DC),位於土耳其伊斯坦布爾。
2012 yılında Kerimova, "İpek Yolu ve İnsani İşbirliği" Şanghay İşbirliği Örgütü Ödülü ile onurlandırıldı.2012年,卡麗莫娃獲上海合作組織頒發「丝绸之路人文合作奖」。
İletişim ve işbirliği sistemleri.行政溝通與協調。
GRASS ve QGIS (Quantum GIS) projeleri arasında işbirliği vardır.鄭國和晉國講和,士會到鄭國締結盟約。
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.就这样,两国于1846年12月12日签署了《和平、友好、航海与贸易条约》。
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi , 77 Grubu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir .兩者均是英聯邦國家、七十七国集团和不結盟運動的成員。
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.根據安全與合作組織(欧安组织)。
İşbirliğinin niteliği ve kapsamı hakkındaki tartışmalar halen sürmektedir.关于她的身世和她背后的操作团队仍有很多疑问。
İranlı meşrutiyet yanlıları ile işbirliği yaptı.因此这些占领者不得不与当地的爱尔兰人合作。
Google, "Avrupa Komisyonu ile işbirliği yapmaya devam ettiklerini" söyleyerek hızla yanıt verdi.現時中國稱其關係為「合作夥伴關係」。
Fransa'daki Commissariat à l'énergie atomique (CEA) ile işbirliği başlar.该中心是由法国原子能和替代能源委员会(CEA)运营。
İki ülke, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir.两国皆为欧洲委员会和欧洲安全与合作组织成员。
1996'da iki ülke de Şanghay İşbirliği Örgütünün kurucularından oldu.其日常工作是为上海合作组织各国搜集有关三股势力的情报。
Her iki ülke de Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir .兩國皆是歐洲安全與合作組織的正式成員。
1954 başlarında Aaron Klug ile yaptığı görüşme, uzun süreli başarılı ve başarılı bir işbirliğine yol açtı.1954년 프랭클린은 오래 지속되고 성공적이었던 아론 클러그와의 공동 연구를 시작했다.
2011'de DJ / yapımcı Blood Diamonds ile işbirliği yaptı .2011년에 DJ이자 프로듀서인 블러드 다이아몬즈와 공동 작업했다.
İki besteci 2 saat 20 dakika süren filmin müziklerini her yere yayabilmek için işbirliği yaptı.두 작곡가는 영화를 위해 2시간 20분짜리의 음악을 공동작업했다.
Öğrenciler arası işbirliğine daha çok ağırlık veren ????한 번 더, 고교 생활 다시 고쳐 하기???〉.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.그사이 양쪽은 강화를 위해 협상이 오고 가고 있었다.
Google mağazası, Google tarafından yapılan veya bu şirketle işbirliği yapılarak yapılan ürünleri satmaktadır.구글 스토어는 구글이 개발하거나 구글과 협업하여 만든 제품을 판매한다.
Bu sırada Michael odadan dışarı çıkar ve " Müdür bey ben işbirliği yapamayacağım.“김정배 고려대 이사장 "세종시 안 가겠다"”.
Koreograf ve eğitimci olarak birçok toplulukla işbirliği yaptı.이후 한글학자와 교육자로서 많은 활동을 했다.
Ukrayna bölgesel çevre konularında işbirliği ile ilgilenmektedir.우크라이나의 지역적 구분에 대해 설명한다.
Swift, albümde birçok yapımcı ile işbirliğinde bulundu.새 앨범에서 마일리는 여러 가수들과 작업을 했다.
İşbirliği (kolaborasyon).자 중무(仲武).
Fransa ile yürütülen işbirliğinde önemli rolü vardır.ישנו שיתוף פעולה מבוסס עם צרפת.
Hâkimiyeti vermek ama saldıran ile işbirliği yapmamak...Baş eğmektense ölümü tercih etmek.למסור את הרכוש, אבל לא לשתף פעולה עם התוקף...להעדיף מוות על פני כניעה.
Nisan 2006 itibarıyla, Galileo çerçevesinde on bir işbirliği projeleri, Çin ve AB arasında imzalanmıştı.עד אפריל 2006 נחתמו 11 פרויקטים של שיתוף פעולה במסגרת גלילאו בין סין לאיחוד האירופי.
İşbirliğinin basit bir düzeyden başlatılması.עקרון הפעולה של המערכת פשוט.
1970 Çek Ulusal İşbirliği Yarışması'nı kazandı ve yakında memleketinde ve yurt dışında ün kazandı.בשנת 1970 זכה בתחרות הניצוח הלאומית של צ'כיה ומשם התקדם לתפקידי ניצוח בארצו ובעולם.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.עלות הפיתוח של שיתוף הפעולה הייתה מוערכת בכ-150 מיליון דולרים על פני תקופה של 30 חודשים.
Türkiye, uzay teknolojisi alanında Hindistan ile işbirliğini genişletmeye isteklidir.הודו ורוסיה שיתפו פעולה באופן נרחב אף בתחום טכנולוגיית החלל.
İki besteci 2 saat 20 dakika süren filmin müziklerini her yere yayabilmek için işbirliği yaptı.שני היוצרים הלחינו שעתיים ועשרים דקות של מוזיקה לסרט.
"Swish Swish", Amerikalı şarkıcı Katy Perry'nin Amerikalı rapçi Nicki Minaj işbirliğiyle yayımladığı şarkısı.Swish Swish (בעברית: סוויש סוויש) הוא שיר של הזמרת האמריקאית קייטי פרי בשיתוף הראפרית האמריקאית ניקי מינאז'.
Swift, albümde birçok yapımcı ile işbirliğinde bulundu.ספקטור החליטה לעבוד עם מספר מפיקים על האלבום.
Ondan işbirliği desteği isteyin.ההכרזה מבקשת מהשותף עזרה בקבלת ההחלטה.
Jaraoussky ve Fallien'in işbirliği bugün de devam etmektedir.יהושוע ממשיך ללוות את משפחות גולדין ושראל גם היום.
1986'da her iki ülkede barış, dostluk ve işbirliği antlaşması imzaladı.שתי המדינות חתמו על הסכם הידידות והשיתוף הראשון שלהן בשנת 1986.
2007 yılında ise Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na başkanlık etti.ב-2007, גם כיהן כיו"ר הארגון לביטחון ולשיתוף פעולה באירופה.
İkili işbirliği yapmak üzere anlaştı.הפגישה הולידה שיתוף פעולה בין השניים.
Kazakistan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO - Economic Cooperation Organization) üyesidir.טורקמניסטן ופקיסטן הן חברות בארגון לשיתוף פעולה כלכלי (ECO).
Veya onunla barışılamaz, işbirliği yapılamaz.ללא אינטרקציה חברתית לא יתקיים שיתוף פעולה.
Enformasyon paylaşımı ve işbirliği.הפקה והפצה של מודיעין.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.שתי המדינות עושות מאמצים על מנת לחזק את היחסים ביניהן ואת שיתופי הפעולה בין המדינות.
Netenyahu ve Levy işbirliği yapamadı ve ikisinin arasındaki rekabet sonraları daha da şiddetlendi.Нетаняху и Леви не си съдействат и съперничеството между двамата се засилва след това.
Ayrıca seçim işbirliği yaptığı diğer partiler (SDPS–NS–SPO–PS) de 27 milletvekilliği elde ettiler.За Народен съюз (БЗНС-Народен съюз и Демократическата партия) остават 13 мандата.
Lifehacker, Trello hakkkında "Proje işbirliğini kolay ve eğlenceli hale getiriyor" tanımı yapmıştır.Lifehacker казва, че то "прави сътрудничеството по проект просто и някак приятно".
Bu işbirliği mimarın ölümüne kadar devam etti.Тази връзка продължава до гибелта на адмирала.
Uluslararası kuruluşlarla işbirliğini geliştirmek.Разработване на междупарламентарни връзки.

İlgili Sayfalar