işbirliği ile cümle

işbirliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ondan işbirliği desteği isteyin.Ehhez Rádiósék segítségét kéri.
Saldırılara karşı işbirliği yapmak amacıyla Osmanlılarla bir antlaşma imzalanmıştır (1567).Az erődítmények építésére a bolgárok betöréssel válaszoltak (756).
Bu işbirliği mimarın ölümüne kadar devam etti.Ez a kapcsolat a művész haláláig tartott.
Etkinlik boyunca, "Run"ın performansını sergilediler ve GOT7'la birlikte kısa bir işbirliği yaptılar.He esittivät myös kappaleen "Run" ja esiintyivät lyhyesti GOT7:in kanssa.
1953 yılında National Wrestling Alliance ile işbirliği yapmıştır.Se liittyi vuonna 1953 National Wrestling Allianceen.
Günümüzde Avrupa Birliği 27 Avrupa ülkesinin üye olduğu büyük bir ekonomik ve siyasi işbirliği örgütüdür.Euroopan unioni (EU) on 28 eurooppalaisen jäsenvaltion muodostama taloudellinen ja poliittinen liitto.
"Numb/Encore" 2006 Grammy Ödülleri'nde En İyi Rap/Sung İşbirliği kategorisinde ödül kazanmıştır.Numb/Encore voitti Best Rap/Sung Collaboration -palkinnon Grammy Awardseissa vuonna 2006.
Ondan işbirliği desteği isteyin.Tietoa osuuskunnasta Itikka osuuskunta.
İşbirliği (kolaborasyon).OP Osuuskunta (ent.
Fransa ile yürütülen işbirliğinde önemli rolü vardır.Ne ovat toimineet tiiviissä yhteistyössä Ranskan kanssa.
Cuntayla açıkça veya gizlice işbirliği yapan bazı politikacılara karşı bir dizi suçlamada bulundu.Hän esitti useita syytteitä valtavirtapoliitikoita vastaan, jotka avoimesti tai salaa olivat tukeneet junttaa.
Toplantıda savunma ve dış ilişkiler konusunda daha etkili ve yoğun bir işbirliğine gidilmesi kararlaştırıldı.Lisäksi sopimuksessa päätettiin tehostaa yhteistyötä oikeus- ja sisäasioissa.
Her iki ülke de Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.Maa oli Sitoutumattomien maiden liikkeen ja Islamilaisen konferenssin perustajajäsen.
Bu soygun aynı zamanda beklenmedik bir işbirliğinin de başlangıcı oldu.Sarjasta tuli myös ensiesityksen jälkeen odottamaton menestys.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.Helsinki: Taloustieteellinen Yhdistys.
Ronson, Gaga ile işbirliği içinde olduğunu duyurdu ve şarkıları kaydettiğini belirtti.Menimme Geezerin kanssa kuuntelemaan ja totesimme että soundit ovat muuttuneet.
İşbirliğin olmasaydı, işi zamanında bitiremezdim.Jos et olisi tehnyt yhteistyötä, en olisi saanut työtä ajoissa valmiiksi.
İnsanlar işbirliği yaptığında daha fazlasını elde ederler.Yhteistyöllä saavutetaan parempia tuloksia.
2010-2012 yılları arasında özel yayın kuruluşu ProSieben, NDR ile işbirliği içinde çalıştı.Μεταξύ 2010 και 2012, ο ιδιωτικός ραδιοτηλεοπτικός οργανισμός ProSieben συνεργάστηκε με την NDR.
Günümüzde Avrupa Birliği 27 Avrupa ülkesinin üye olduğu büyük bir ekonomik ve siyasi işbirliği örgütüdür.Η Ευρωπαϊκή Ένωση (Ε.Ε.) αποτελεί μια οικονομική και πολιτική ένωση είκοσι οκτώ ευρωπαϊκών κρατών.
Enformasyon paylaşımı ve işbirliği.Τη διάδοση και την ανταλλαγή πληροφοριών.
Uzaktan eğitimde işbirliğini becermek zordur.Ο ορισμός της εξ αποστάσεως εκπαίδευσης δεν είναι εύκολο να δοθεί.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü.Συμφωνία οικονομικής και τεχνικής συνεργασίας.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Κάθε φορά όμως δε γινόταν δεκτός, καθώς ήδη υπήρχε κάποιος με αυτή την ικανότητα.
Ayrıca Singapur'un Viu işbirliği ile dizi ingilizce altyazılı olarak yayınlandı.Επιπλέον, έχει προταθεί ότι η τσεχική γλώσσα μπορεί να έχει διατελέσει ως διαμεσολαβητής.
1954 başlarında Aaron Klug ile yaptığı görüşme, uzun süreli başarılı ve başarılı bir işbirliğine yol açtı.Γνωρίζει τον Χάρρυ Κλυνν, με τον οποίο συνεργάζεται στενά και με μεγάλη επιτυχία.
Orada ünlü besteci Giorgos Mitsakis ile bir işbirliği yapmaya başladı.Εκεί ξεκίνησε συνεργασία με τον διάσημο συνθέτη Γιώργο Μητσάκη.
1970'lerin ikinci yarısında Kalatzis, besteci Nikos Karvelas ile işbirliği yaptı .Στο δεύτερο μισό της δεκαετίας του 1970 ο Καλατζής συνεργάστηκε με τον συνθέτη Νίκο Καρβέλα.
Çünkü o sırada İtalyanlarla Alman askeri ve diplomatik işbirliği yapılması işaretleri vardı.Der var klare tegn på tysk militært og diplomatisk samarbejde med italienerne.
Güney Kore 1996'da da Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne üye oldu.Sydkorea blev medlem af Organisationen for Økonomisk Samarbejde og Udvikling (OECD) i 1996.
(CWC)" adıyla kuruldu, 1953 yılında National Wrestling Alliance ile işbirliği yapmaya başladı.CWC sluttede sig til National Wrestling Alliance (NWA) i 1953.
2 Aralık 2010 günü şarkı, Grammy Ödülleri'nde "En İyi Pop Vokal İşbirliği" dalında adaylık kazandı.Den 2. december 2010 modtog sangen en Grammy-nominering for 'Bedste vokale pop-samarbejde'.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Begge søgte at udvide deres indflydelse og territorier.
Karşı istihbarat soruşturmaları, yasal yetkiler çerçevesinde FBI ile yakın işbirliği içinde yürütülmektedir.Enheden har sammenfaldende jurisdiktion med FBI i sager om narkotika.
Aslında bu ülkeler 1569 yılından önce de işbirliği halindeydiler.Disse blev slået sammen i 1569.
Federal Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı Uluslararası Gelişme ve Kalkınma Teşkilatı-InWEntBundesministerium für wirtschaftliche Zusammenarbeit und Entwicklung - Startseite Deutschland
Care de işbirliği yaparak itirafçı olur.EF giver styrke gennem samarbejde.
Bella'yı korumak için Cullen vampirleri ve kurt adamlar işbirliği yaparlar ve Victoria ve ordusunu yenerler.Nu må varulvene og vampyrerne gå sammen for at kæmpe for Bellas sikkerhed.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Samarbejdskomiteen for Fred og Sikkerhed.
Bu işbirliği 2007 albümü The Inevitable Rise and Liberation of NiggyTardust! ile sonuçlandı.Projektet startede i 2007 og har indtil videre resulteret i albummet Stop Drop and Roll!!! fra 2008.
1989'da Opel, Lotus işbirliği ile Omega'nın yüksek performanslı modelini geliştirdi.I 1989 lancerede Opel nemlig Omega 3000 modellen.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Det skete ikke uden spændinger, da der stadig var tilhængere af et samarbejde med de konservative.
Fransa ile yürütülen işbirliğinde önemli rolü vardır.De økonomiske forbindelser med Frankrig er vigtige.
MRU'daki uluslararası işbirliği, çalışmalar ve araştırmalarda uluslararasılaşmayı güçlendirmeye yöneliktir.Internasjonale samarbeid ved MRU er ønskelig for å styrke internasjonalisering og forskning.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı.Organisasjonen for sikkerhet og samarbeid i Europa.
Güney Kore 1996'da da Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne üye oldu.Landet ble medlem av Organisasjonen for økonomisk samarbeid og utvikling (OECD) i 1996.
Başbakan olmadan önce, Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı olarak görev yaptı.Før han ble statsminister tjente han også som planleggings- og internasjonalt samarbeidsminister.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü.Paris: Organisasjonen for økonomisk samarbeid og utvikling.
Diğer ülkelerle birlikte yakın işbirliği içinde Antarktika'nın keşfinin önemli bir parçası oldu.Senere har tett samarbeid med også andre nasjoner vært en viktig del av New Zealands involvering i Antarktis.
Bu nüfuz zorlayıcı veya rekabetçi olabilir, işbirliğine dayanabilir.Dette kan være en fordel eller svakhet mellom konkurrenter.
İletişim ve işbirliği sistemleri.Program for service og samferdsel.
Ayrıca ortak bir bakanlık komisyonunun kurulması ve petrol ve gaz sektöründeki işbirliği önerildi.Han har også vært statssekretær i Samferdselsdepartementetog i Olje- og energidepartementet.
Toplamda üç işbirliği zirveye yükseldi.Kommisjonen kom med tre innstillinger til Stortinget.
Güney Pasifik Ekonomik İşbirliği Bürosu - PARTA oldu.Idrettens fredskorps - hva er det?
Önemli bir astronom haline gelmesi, bir bakıma kardeşiyle yaptığı işbirliğinin bir sonucudur.I stedet ble hun en utmerket astronom i samarbeid med sin bror William.
Görevi Avrupa'daki öğrencilerin ve kurumların iletişim ve işbirliğini arttırmaktır.Formålet med ESTIEM er å fremme kommunikasjon og samarbeid mellom studenter over hele Europa.
Bu durum İngilizler için işbirliğin bir göstergesiydi.Toktet var oppmuntrende for britene.
NATO ve ABD ile yakınlaşmış ve işbirliğine girmiştir.Liberia og USA har fremdeles et svært tett samhold og samarbeid.
Her iki ülke de Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı üyesidir .Begge statene er medlem av Organisasjonen for sikkerhet og samarbeid i Europa og De forente nasjoner.
1952'de kalan yedi emirlik arasında işbirliğini teşvik etmek üzere Ateşkes Devletleri Konseyi kuruldu.Arbeiderpartiet dannet regjering med to statsråder fra LO i 1935.

İlgili Sayfalar