Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.Да, они действительно могут сообщать о своем существовании именно через линии в спектре звезды.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.הם בעצם רוצים לאותת על נוכחותם באמצעות הקוים המיוחדים הללו, בספקטרום של כוכב, בדרכים שונות.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.هم حقيقتًا اردوا الإشارة إلى وجودهم من خلال هذه الخطوط الطيفية, في طيف النجم, من خلال طرق متعددة.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.彼ら自身の存在を 発信したがっているのです 他の方法を使うかもしれない
Avrupa'daçevrenindurumuileçeşitliküreseldeğişimlerarasındakibağlantılar,sistemikrisklere işaret etmektedir.Sambanden mellan tillståndet för Europas miljö och olika globala megatrender innebär ökade systemrisker.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Dostupné údaje za rovnaké obdobie týkajúce sa trávového kanabisu poukazujú na stabilnejšiu situáciu.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.For de fleste lande ligger prævalensen i størrelsesordenen 10-30 %.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.In 2007 werden gegevens verzameld in 35 landen, waaronder 25 EU-lidstaten, Noorwegen en Kroatië (2
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Leta 2007 so se podatki zbirali v 35 državah, skupaj s 25 državami članicami EU, Norveško in Hrvaško (2).
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.OEDT 2006a), nonostante vi siano nette differenze da un paese all’altro.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Tiedustelutietojen hankkiminen lainvalvontavirastoista voi auttaa täydentämään kokonaiskuvaa.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Under samma period tyder tillgängliga uppgifter om marijuana på en stabilare situation.
Aynı dönemde, bitkisel kenevir için elde bulunan veriler daha kararlı bir duruma işaret etmektedir.Wzrost siły działania marihuany odnotowano w pięciu innych krajach.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Chciałabym wskazać ogromną zaletę takiego zewnętrznego podejścia do określenia stanu zdrowia.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Et je veux attirer votre attention sur le gros avantage d'encadrer la santé de cette façon externe.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.E vorrei indicare con questo il grande vantaggio di inquadrare la salute con questo metodo.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Ik wil even het grote voordeel aanstippen van het benaderen van gezondheid op deze externe manier.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.저는 이런 외형적인 방법으로 건강에 대한 개념의 틀을 짜는데 큰 잇점을 강조하고 싶습니다.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Quero sublinhar a grande vantagem de enquadrar a saúde desta forma exterior.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Și vreau să subliniez marele avantaj de a privi sănătatea în modul acesta extern.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Valahogy így akarok rámutatni a nagy előnyére annak, hogy ezzel a külső módszerrel vázoljuk az egészséget.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Và tôi muốn chỉ ra một lợi thế lớn của việc rèn luyện sức khỏe bằng cách hướng ngoại này.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Y quiero remarcar la gran ventaja de considerar a la salud de esta forma externa.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Εδώ, θα ήθελα να τονίσω το σημαντικό πλεονέκτημα του να καταγράφουμε την υγεία με αυτό τον έμμεσο τρόπο.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.И искам да наблегна на голямото предимство на оформянето на здраве с този външен подход.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.Я бы хотела показать огромное преимущество такого внешнего подхода к определению состояния здоровья.
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.אני רוצה להצביע על היתרון הגדול של איפיון בריאות בדרך החיצונית הזו
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.وأريد نوعاً ما أن أشير إلى ميزة كبيرة لصياغة مفهوم الصحة بهذه الطريقة الخارجية .
Böyle dışsal bir biçimde, sağlığı çerçevelemenin büyük avantajına işaret etmek istiyorum.捉えることの大きな利点を ご説明したいと思います 私達の活動の一環で 処方した製品がいくつかあるんですが
Bu da organizasyon içindeki etkililik artışına işaret etmektedir’ denmiştir.Elle a également mis en lumière les avancées réalisées en matière d'efficacité au sein de l'organisation.
Bu da organizasyon içindeki etkililik artışına işaret etmektedir’ denmiştir.I agenturet tilstræber vi at give værdi for pengene på tværs af en enorm miljødagsorden.
Bu da organizasyon içindeki etkililik artışına işaret etmektedir’ denmiştir.În cadrul Agenţiei ne străduim să obţinem o valorificare a agendei foarte complexe de mediu.
Bu da organizasyon içindeki etkililik artışına işaret etmektedir’ denmiştir.Ook dit wijst op efficiëntieverhogingen binnen de organisatie'.
Bu yüzden sağ el parmağı sağa gelin. Ama benim orta parmak yukarı işaret etmek istiyorum.Chci aby můj ukazováček na pravé ruce ukazoval doprava, a zároveň, aby můj prostředníček ukazoval nahoru.
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirDie Zusammenhänge zwischen den ökologischen Herausforderungen sind Ausdruck der zunehmenden Komplexität
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLegături între provocările de mediu, punct către creşterea complexităţii
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLes liens entre les défis environnementaux indiquent une complexité croissante
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirLos vínculos entre los retos ambientales apuntan hacia un aumento de su complejidad
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPovezave med okoljskimi vprašanji postajajo vse bolj zapletene
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirPowiązania między wyzwaniami środowiskowymi wskazują na coraz większą złożoność
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirSamband mellan miljöutmaningar pekar mot ökad komplexitet
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVäzby medzi environmentálnymi výzvami poukazujú na rastúcu zložitosť
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVazby mezi problémy životního prostředí ukazují na rostoucí složitost vzájemných vztahů
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirVerbanden tussen milieuuitdagingen wijzen op een toenemende complexiteit
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirYmpäristöhaasteiden väliset yhteydet viittaavat kohti kasvavaa monimutkaisuutta
Çevre sorunları arasındaki bağlar, giderek artan bir karmaşıklık düzeyini işaret etmektedirΟι σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών προκλήσεων υποδεικνύουν αυξανόμενη περιπλοκότητα
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirLegăturile dintre punctul presiunilor de mediu cu riscurile sistemice de mediu
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirLes liens entre les pressions environnementales montrent des risques systémiques
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirLos vínculos entre presiones ambientales apuntan a riesgos ambientales sistémicos
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirVäzby medzi environmentálnymi tlakmi poukazujú na systémové environmentálne riziká
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirVerbanden tussen verschillende soorten belasting van het milieu wijzen op systeemrisico's
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirYmpäristöpaineiden väliset yhteydet viittaavat ympäristön systeemisiin riskeihin
Çevre üzerindeki baskılar arasındaki bağlantılar, çevresel sistemik risklere işaret etmektedirΟι σχέσεις μεταξύ των περιβαλλοντικών πιέσεων υποδεικνύουν την ύπαρξη συστημικών περιβαλλοντικών κινδύνων
edilmesinde uzun vadede genel bir düşüşe işaret etmektedir.de estimulantes por esta vía, sobre todo entre los grandes consumidores de anfetaminas.
edilmesinde uzun vadede genel bir düşüşe işaret etmektedir.i intravenøs stofbrug på længere sigt.
edilmesinde uzun vadede genel bir düşüşe işaret etmektedir.i viss utsträckning speglar bilden för heroin, tyder allmänt på ett minskat injektionsmissbruk på lång sikt.
Ekrana işaret etmek yerine ekrandan uzağa işaret ediyor.Będzie on skierowany w inną stronę zamiast na ekran.
Ekrana işaret etmek yerine ekrandan uzağa işaret ediyor.Deci este îndreptat în afara ecranului, în loc să fie îndreptat spre ecran.
Ekrana işaret etmek yerine ekrandan uzağa işaret ediyor.Den pekar bort från skärmen, inte mot den.
Ekrana işaret etmek yerine ekrandan uzağa işaret ediyor.Dus hij wijst van de display af, in plaats van er naartoe.