Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Ampak veste, gre za nekakšno sodelovanje med mano in oboževalci, tako da sem rekel: "Seveda."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Dar stiti, totul e un fel de colaborare intre mine si fanii mei, asa ca i-am raspuns "Desigur".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Pero saben, es una colaboración entre mis fans y yo, asi que dije, "Dale" (Risas)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Но знаете ли, това е едно сътрудничество между мен и моите фенове, така че казах " Така да бъде" (Смях)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.하지만 이것도 저와 팬사이의 협동같은 거라서 전 "알겠습니다"라고 답했습니다
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Maar het is een samenwerking tussen mij en mijn fans, dus ik zei: "Natuurlijk."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Mas há uma espécie de colaboração entre mim e os admiradores, por isso respondi: "Claro."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Men i ved, det er en slags samarbejde mellem mig og fans'ene, så jeg sagde: "OK".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Nhưng các bạn biết đấy, đó là một kiểu hợp tác giữa tôi và những người hâm mộ, nên tôi đã nói, "Được thôi."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Però sapete, è una specie di collaborazione fra me e i miei fans, cosi dissi, "Certo."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Но это что-то вроде моего сотрудничества с фанатами, так что я сказал: "Хорошо".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.אבל אתם יודעים, זה מין סוג של שיתוף פעולה ביני למעריצים, אז אמרתי, "יאללה."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.لكن أتعلمون، إنه إلى حد ما نوع من التعاون بيني و بين المعجبين، لهذا قلت "بالطبع."
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.Et je crois aussi, mieux nous pourrons réfléchir et collaborer ensemble.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.Ich denke auch, desto besser können wir zusammen denken und arbeiten.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.그리고 또한, 뇌를 더 이해 함으로써 좀 더 잘 생각하고 협동 할 수 있습니다.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.Menim tudi, da lahko bolj učinkovito razmišljamo in sodelujemo.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.Освен това мисля, че ще можем по-добре да мислим и работим заедно.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.ואני גם חושב שככה נוכל לחשוב ולשתף פעולה יותר טוב יחד.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.وأعتقد أيضاً، كلما فكرنا أفضل وتعاوننا معاً.
Ayrıca bence, bir o kadar iyi düşünüp iş birliği kurabiliriz.それで今年は 脳がどのように視覚化するかを
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.왜냐하면 저희는 참된 변화는 협동에서부터 시작한다고 믿기 때문입니다.
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.Parce que nous croyons que le vrai changement ne peut démarrer que là où la collaboration commence.
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.Perché crediamo che il vero cambiamento possa iniziare laddove inizia la collaborazione.
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.Porque creemos que el verdadero cambio sólo puede existir cuando empieza la colaboración!
Çünkü doğru değişikliğin sadece iş birliği ile başlayabileceğine inanıyoruz.Wierzymy, że prawdziwe zmiany zaczynają się od współpracy.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Anteriormente falou-se em cruzamento de disciplinas, em colaboração.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Eerder werd gesproken over cross-discipline, over samenwerking.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.앞서 서로 다른 학문 분과 간의 협력에 대해 말씀 드린 바 있습니다.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Korábban szó volt az interdiszciplinaritásról, az együttműködésről.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Plus tôt, nous parlions de disciplines croisées, de collaboration.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Prima si è parlato di interdisciplinarietà, di collaborazione.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Şi înainte s-a vorbit de colaborare, de abordare multi-disciplinară.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Tak więc, wcześniej mówiono o międzydyscyplinarności, o współpracy.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Vorhin war die Rede von Interdisziplinarität, von Zusammenarbeit.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Y entonces, antes se hablaba de la interconsulta, de la colaboración.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.По-рано се говори за интердисциплини, за сътрудничество.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.Раннее упоминалось о междисциплинарном, о сотрудничестве.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.וקודם דיברו על שילוב של דציפלינות, על שיתופי פעולה.
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.تم الحديث في السابق عن تعدد التخصصات و التعاون
Daha önce çapraz disipliner iş birliğinden bahsettik.今 始まっている事のひとつに
Dünyanın en yaratıcı yetenekleri ile iş birliği yaptığınızı bir düşünün.Только представь, что ты можешь сотрудничать с самыми лучшими креативными талантами мира здесь на Talenthouse.
Espoon Yrittäjät ry üyelerine eğitim, iş birliği ve rehberlik sunan girişimcilerin kendi kuruluştur.Se on yrittäjien oma järjestö, joka tarjoaa jäsenille esimerkiksi koulutusta, yhteistyötä ja neuvontaa.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Am crezut că fiecare poate participa.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Chúng tôi đã nghĩ mọi người đều có thể tham gia.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.우리는 모든 사람들이 참여할 수 있다고 생각했고
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Krążyły wtedy piękne idee.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Nous pensions que tout le monde pouvait participer.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Pensamos que todos podían participar.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Pensavamo che chiunque avrebbe potuto partecipare.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Wij dachten dat iedereen mee kon doen.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Мислехме, че всеки може да участва.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.Мы думали, что каждый может участвовать.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.חשבנו שכולם יוכלו להשתתף.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.لقد أعتقدنا أن كل شخص يمكن أن يسهم.
Herkesin iş birliği içerisinde olacağını sanıyorduk.素晴らしく びっくりするようなアイデアが
İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.공동연구자 중 한 명인 화학자 마틴 한지크는
İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.L'un de nos collaborateurs est le chimiste Martin Hancic.
İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.Один из участников проекта - химик Мартин Ханзик.
İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.אחד מהשותפים שלנו הוא כימאי בשם מרטין הינקזייק,