İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.أحد المتعاونين هو الكيميائي مارتن هانسزيك ،
İş birliği yaptığımız kişilerden biri de kimyager Martin Hanczyc.彼は、不活性物質が活性化する過程に
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.협업에서, 가장 처음에 해야 할 일은 주어진 제약을 파악하는 일입니다
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.La prima cosa da fare durante una collaborazione è conoscere i tuoi propri limiti.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.La toute première chose que vous devez faire quand vous collaborez est de connaître vos contraintes.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Najważniejsza rzecz przy współpracy to znać swoje ograniczenia.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Wenn man zusammenarbeitet, muss man sich zu allererst über die Einschränkungen klar werden.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Самое главное и первое что вам надо знать При сотрудничестве - это знать свои ограничения.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.みなさんには週末の間しか開発時間がありません。 それは、半年でゲームを1本開発する私たちの仕事よりも さらにクレイジーなことです。そして、少人数のチームで、 ゲーム開発をしたことがない人とチームを組むかもしれない。
John Steinbeck der ki: "Müzikte, sanatta, şiirde, matematikte, felsefede ve oyunda iyi bir iş birliği yoktur."존 스타인벡에 따르면 <i>"음악이나, 예술, 시, 수학, 철학, 게임에서 좋은 협업이란 없다"</i>
John Steinbeck der ki: "Müzikte, sanatta, şiirde, matematikte, felsefede ve oyunda iyi bir iş birliği yoktur."「音楽であろうと、芸術であろうと、詩であろうと、 数学であろうと、哲学であろうと、ゲームであろうと、 うまくいくコラボレーションなんてありはしない。」
"Müzikte, sanatta, şiirde, matematikte, felsefede ve oyunda iyi bir iş birliği yoktur."Es gibt keine guten Kooperationen, weder in Musik, Kunst, Dichtung, Mathematik, Philosophie, in Spielen.
"Müzikte, sanatta, şiirde, matematikte, felsefede ve oyunda iyi bir iş birliği yoktur.""Nie istnieje dobra współpraca, czy to w muzyce, sztuce, w poezji, matematyce, filozofii czy w grach"
"Müzikte, sanatta, şiirde, matematikte, felsefede ve oyunda iyi bir iş birliği yoktur.""Non esistono buone collaborazioni, in musica, in arte, in poesia, in matematica, in filosofia, nei giochi."
OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)IMFを設立し ヨーロッパに欧州共同体をつくるよう促しました
OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)미국은 OECD와,
OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)Организацию Экономического Сотрудничества и Развития,
OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)את הארגון לשיתוף פעולה ופיתוח כלכלי,
OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)قمتم بتأسيس منظمة التعاون الإقتصادي والتنمية،
Önümüzdeki 48 saat yaratıcılık, iş birliği ve daha da önemlisi eğlence ile dolu olacak!다음 48시간 동안, 혁신과 협동, 그리고 즐거움을 만끽하세요!
Önümüzdeki 48 saat yaratıcılık, iş birliği ve daha da önemlisi eğlence ile dolu olacak!Ces 48 prochaines heures seront faites d'innovation, de collaboration, et le plus important, de fun !
Önümüzdeki 48 saat yaratıcılık, iş birliği ve daha da önemlisi eğlence ile dolu olacak!Nadchodzące 48 godzin jest poświęcone innowacji, współpracy i przedewszystkim świetnej zabawie.
Önümüzdeki 48 saat yaratıcılık, iş birliği ve daha da önemlisi eğlence ile dolu olacak!皆さんが素晴らしい時間を過ごせることを願っています。 そして、皆さんがこの週末に開発するボードゲームや,
Savaştan sonra, Birleşmiş Milletleri kurdunuz. OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)Po válce jste založili Spojené národy, založili jste Organizaci pro hospodářskou spolupráci a rozvoj (OECD),
Utanç vericiydi. Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Mais vous savez, c'est une sorte de collaboration entre moi et les fans, donc j'ai dit "Bien sûr!"
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Együttműködöm az ellenfeleimmel, hogy jobb legyek abban, amit csinálok."
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Ich kann mit meinen Gegnern zusammenarbeiten, um besser zu werden, in dem was ich tue.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Ik kan met mijn tegenstanders samenwerken om beter te worden in wat ik doe.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Jag kommer samarbeta med mina opponenter för att förbättra hur jag gör saker.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Je peux collaborer avec mes opposants pour être meilleur dans ce que je fais.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.나는 반대하는 사람들과 힘을 합쳐 내가 하는 일을 더 잘할 수 있어.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Mogę współpracować z oponentami, by stać się lepsza w tym, co robię.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Môžem spolupracovať s mojimi oponentmi, aby som sa stala lepšou v tom, čo robím.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Podem colaborar com os seus opositores para se tornarem melhores no que fazem.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Posso collaborare con i miei avversari per diventare migliore in quello che faccio.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Pot colabora cu adversarii ca să devin mai bună la ceea ce fac.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Puedo colaborar con mis oponentes para ser mejor en lo que hago.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Tôi có thể cộng tác với đối thủ của mình để trở nên giỏi hơn trong những gì mình đang làm.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Voin tehdä yhteistyötä vastustajien kanssa tullakseni paremmaksi siinä, mitä teen.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Μπορώ να συνεργαστώ με τους αντιπάλους μου για να γίνω καλύτερος σε αυτό που κάνω."
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Готови са да работят заедно с опонентите си за да станат по-добри в своето начинание.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Я могу сотрудничать с соперниками, чтобы стать лучше в том, что я делаю.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.Я можу співпрацювати з моїми опонентами для того, щоб стати кращою у тому, чим я займаюсь.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.אני יכולה לשתף פעולה עם מתנגדי כדי להשתפר במה שאני עושה.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.أستطيع التعاون مع معارضيني لأصبح أفضل فيما أفعله.
Yaptığım işte daha iyi olabilmek için muhaliflerimle iş birliği yapabilirim.反対の立場の人とも協力しよう」 彼らはとても粘り強く
'zeminden yukarı' bir yaklaşımla üretmek için, farklı uluslardan bilim adamlarıyla iş birliği yapıyoruz.Bottom-up-Ansatz her zu erzeugen.
'zeminden yukarı' bir yaklaşımla üretmek için, farklı uluslardan bilim adamlarıyla iş birliği yapıyoruz.'상향적 접근방식'으로 생산하기 위해 세부적인 사항부터 협력하고 있습니다.
'zeminden yukarı' bir yaklaşımla üretmek için, farklı uluslardan bilim adamlarıyla iş birliği yapıyoruz.כדי ליצור את החומרים החדשים האלה בגישת מלמטה למעלה.
'zeminden yukarı' bir yaklaşımla üretmek için, farklı uluslardan bilim adamlarıyla iş birliği yapıyoruz.من أجل تخليق هذه المواد الجديدة من مقاربة أسفل إلى أعلى .
'zeminden yukarı' bir yaklaşımla üretmek için, farklı uluslardan bilim adamlarıyla iş birliği yapıyoruz.作っています つまり全くゼロからものを作っているという事です