iğrenç ile cümle
iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Adam: İğrenç, öyle mi?Ällöttävää, vai?
Adam: İğrenç, öyle mi?Dégoûtant, hein ?
Adam: İğrenç, öyle mi?Eklig, hm?
Adam: İğrenç, öyle mi?Gusztustalan, ugye?
Adam: İğrenç, öyle mi?Hnus, co?
Adam: İğrenç, öyle mi?남자: 좀 징그럽나요?
Adam: İğrenç, öyle mi?Oh, disgustoso eh?
Adam: İğrenç, öyle mi?Vies, of niet?
Adam: İğrenç, öyle mi?الرجل: آه، خشن، هه؟
Adam: İğrenç, öyle mi?これに塩をかける
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Cargarás con tu infamia y con tus abominaciones, dice Jehovah
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.da ihr mußtet eure Laster tragen, spricht der HERR.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Din utukt og dine vederstyggeligheter skal du bære straffen for, sier Herren.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Du må bære din Skændsel og dine Vederstyggeligheder, lyder det fra HERREN.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Engkau harus menderita sebagai akibat perbuatanmu yang kotor dan menjijikkan itu. Aku TUHAN telah berbicara.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Fajtalanságodat és útálatosságaidat magad viseled, azt mondja az Úr.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.네 음란과 네 가증한 일을 네가 담당하였느니라 나 여호와의 말이니라
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Mầy đã mang lấy sự hành dâm và sự gớm ghiếc của mầy, Ðức Giê-hô-va phán vậy.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Mầy đã mang lấy sự hành dâm và sự gớm_ghiếc của mầy , Ðức_Giê - hô-va phán vậy .
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Nešlechetnost svou a ohavnosti své poneseš, praví Hospodin.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Nesramnost svojo in gnusobe svoje, ti jih boš nosila, govori GOSPOD.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Niecnotę twoję i obrzydliwość twoje ponosisz, mówi Pan.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Pela tua perversidade e as tuas abominações estás sofrendo, diz o Senhor.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Så måste du nu själv bära på din skändlighet och dina styggelser, säger HERREN.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Sinä saat kantaa iljetyksesi ja kauhistuksesi, sanoo Herra.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Svoju mrzkosť a svoje ohavnosti ponesieš ty, hovorí Hospodin.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Trebuie să-ţi porţi, în adevăr, nelegiuirile şi urîciunile, zice Domnul.``
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Tu portes tes crimes et tes abominations, dit l`Éternel.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Tu stai scontando la tua scelleratezza e i tuoi abomini. Parola del Signore
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.U zult dan de gevolgen van uw schandelijke daden dragen, zegt de HERE God.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Συ εβαστασας την ασεβειαν σου και τα βδελυγματα σου, λεγει Κυριος.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.За разврат твой и за мерзости твои терпишь ты, говорит Господь.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.Ти трябва да понесеш наказанието за разврата си И мерзостите си, казва Господ.
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.את זמתך ואת תועבותיך את נשאתים נאם יהוה׃
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.رذيلتك ورجاساتك انت تحملينها يقول الرب
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.耶 和 華 說 、 你 貪 淫 和 可 憎 的 事 、 你 已 經 擔 當 了
Ahlaksızlığının ve yaptığın iğrençliklerin sonuçlarına katlanacaksın. RAB böyle diyor.耶和華 說 、 你 貪淫 和 可憎 的 事 、 你 已 經擔 當了
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.Al maestro del coro. Di Davide. Sono corrotti, fanno cose abominevoli: nessuno più agisce bene
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.Dårerne siger i Hjertet: "Der er ingen Gud!" Slet og afskyeligt handler de, ingen gør godt.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.어리석은 자는 그 마음에 이르기를 하나님이 없다 하도다 저희는 부패하고 소행이 가증하여 선을 행하는 자가 없도다
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Al maestro del coro. Su «Macalat». Maskil. Di Davide
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Az éneklõmesternek a mahalathra, Dávid tanítása.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Een leerzaam gedicht van David voor de koordirigent. Als: Mahalath.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.För sångmästaren, till Mahalát; en sång av David.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.어리석은 자는 그 마음에 이르기를 하나님이 없다 하도다 저희는 부패하며 가증한 악을 행함이여 선을 행하는 자가 없도다
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Náčelníkovi speváckeho sboru na nápev: Machlat čiže Tambura. Vyučujúci žalm Dávidov.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Přednímu z kantorů na machalat, vyučující žalm Davidův.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.(Przedniejszemu śpiewakowi na Machalat pieśó Dawidowa nauczająca.)
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Til sangmesteren; efter Mahalat*; en læresalme av David. / {* betydningen uviss.}
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.Veisuunjohtajalle; veisataan kuin: "Sairaus"; Daavidin mietevirsi.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.למנצח על מחלת משכיל לדוד אמר נבל בלבו אין אלהים השחיתו והתעיבו עול אין עשה טוב׃
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.لامام المغنين على العود. قصيدة لداود قال الجاهل في قلبه ليس اله. فسدوا ورجسوا رجاسة. ليس من يعمل صلاحا.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.〔 大 衛 的 訓 誨 詩 、 交 與 伶 長 、 調 用 麻 哈 拉 。 〕 愚 頑 人 心 裡 說 、 沒 有 神 。 他 們 都 是 邪 惡 、 行 了 可 憎 惡 的 罪 孽 . 沒 有 一 個 人 行 善
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok. sazlar››.〔 大衛 的 訓誨詩 、 交與 伶長 、 調用 麻哈拉 。 〕 愚頑 人心 裡說 、 沒有神 。 他 們 都 是 邪惡 、 行了 可憎 惡 的 罪孽 . 沒有 一 個 人 行善
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.למנצח לדוד אמר נבל בלבו אין אלהים השחיתו התעיבו עלילה אין עשה טוב׃
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.لامام المغنين. لداود. قال الجاهل في قلبه ليس اله. فسدوا ورجسوا بافعالهم. ليس من يعمل صلاحا.
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.〔 大 衛 的 詩 、 交 與 伶 長 。 〕 愚 頑 人 心 裡 說 、 沒 有 神 。 他 們 都 是 邪 惡 、 行 了 可 憎 惡 的 事 . 沒 有 一 個 人 行 善
Akılsız içinden, ‹‹Tanrı yok!›› der. İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü, İyilik eden yok.〔 大衛 的 詩 、 交與 伶長 。 〕 愚頑 人心 裡說 、 沒有神 。 他 們 都 是 邪惡 、 行了 可憎 惡 的 事 . 沒有 一 個 人 行善
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.(37:6) смердят, гноятся раны мои от безумия моего.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.(38:6) Mes plaies sont infectes et purulentes, Par l`effet de ma folie.