iğrenç ile cümle
iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu iğrenç.Het is afzichtelijk.
Atın dişleri "mezarsı ve iğrenç" sözleriyle tanımlanır.Poeta opisuje zęby konia jako „grobowe i ohydne”.
Hiç böyle sapık, böyle iğrenç, bir inanç olur mu?..Och, jakiż on nikczemny, jaki wstrętny!
Poe'yu zaman zaman eleştiren William Butler Yeats bir keresinde Poe'yu "iğrenç" diye nitelendirmiştir.William Butler Yeats był okazjonalnie krytykiem Poego i określił go raz „wulgarnym”.
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Nie będziecie się więcej śmiać!”
Bu iğrençtir."To było obrzydliwie”.
Anlatıcıya göre sandığın şekli tuhaftır ve etrafa iğrenç bir koku yaymaktadır.Istota rzekomo zostawiło po sobie także dziwny szlam o nieprzyjemnym zapachu.
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Det är inget att skratta åt."
Vladimir Nabokov'a göre Kokain Romanı, çöken günümüzün iğrenç ürünüdür.Vladimir Nabokov har sagt att han betraktar sina romaner som schackproblem.
Poe'yu zaman zaman eleştiren William Butler Yeats bir keresinde Poe'yu "iğrenç" diye nitelendirmiştir.William Butler Yeats var allmänt kritisk mot Poe, och kallade honom "vulgär."
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Є речі над якими не варто сміятися?»
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Життя - примхлива штука.
Tom iğrenç.Том огидний.
Tom iğrençtir.Том огидний.
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Nic už není humorné.
Atın dişleri "mezarsı ve iğrenç" sözleriyle tanımlanır.Dinții calului sunt descriși ca fiind „cavernoși și dezgustători”.
Poe'yu zaman zaman eleştiren William Butler Yeats bir keresinde Poe'yu "iğrenç" diye nitelendirmiştir.William Butler Yeats s-a manifestat în general critic față de Poe, numindu-l „vulgar”.
Unulfe Garibaldo'ya nasıl olup da bir krala böyle iğrenç bir tavsiyede bulunabileceğini sorar.Unulfo kérdőre vonja Garibaldot: hogyan adhat egy királynak ilyen tanácsot?
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Ez egy olyan dolog, amin inkább csak nevetni lehet.
İğrenç şeyleri sever.Szerette a titokzatos dolgokat.
Hem "iğrenç" hem de "isyan etme" anlamına gelir, yani "Do You Think Homosexuals Are Revolting?Siitä voit lyödä vaikka vetoa!” (”Do You Think Homosexuals Are Revolting?
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."Δεν προκαλεί γέλιο"!».
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Η λειτουργία τους είναι αποτροπαϊκή.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Uforskammet spottede han mig, som om han betragtede mig som forhadt af ham.
Bu iğrençtir."Det er foragteligt."
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Stoffet er et sympatomimetikum.
Ayrıca bir esir keserek Zeus'a iğrenç bir ziyafet hazırlar.Ben dere vil avle en skammelig etterslekt!
Buradaki fahişe dinsel bir fahişedir ve iğrençlikler yapan biridir.Gjøvik kirke er prostikirke i Toten prosti.
Levililer 20:13 Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur.Mos 20,21: «Når en mann gifter seg med sin brors kone, er det en skammelig gjerning.
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Kesalahan pemberian obat adalah hal yang sangat fatal.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Hal itu dikarenakan ia sangat berani dalam menyatakan pandangannya layaknya seekor anjing yang menyalak.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.Lipogenesis adalah proses mensintesis lemak ini.
Tacitus'a göre (ii.97), yönetimi "rezil ve iğrençti" ama Suetonius'a göre (Vesp.Theo Tacitus (ii.97), sự cai trị của ông đã "tai tiếng và đáng ghê tởm" nhưng theo Suetonius (Vesp.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.Ả vốn là người lầm lì và rất ưa gây gổ khi thấy có gì không vừa mắt.
İğrenç şeyleri sever.Nó rất thích những mùi hôi khó chịu.
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Đây là một loại thuốc bổ đắng.
Bu iğrençtir."気持ち悪い」。
Bencil ve kalpsiz prens sanıyor beri hayır diyor o kadar iğrenç olduğunu.以前は優しく、国を思う皇子だったというが、聞こえているのは非情な噂ばかり。
Ama soylular bu durumu iğrenç olarak değerlendirdi.占者はこれを凶兆と捉えた。
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."笑い方に品がない。
İğrenç şeyleri sever.汚いものが嫌い。
Her zaman kendine has fakat iğrenç yemekler bulur.常にえびす顔だが、食えない性格をしている。
Uyuşturucu iğrenç bir şey.薬は異物!
Uyuşturucu iğrenç bir şey.討厭的東西是無聊。
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.他十分无礼地谩骂我,好像我令他感到极为不快似的。
Her zaman kendine has fakat iğrenç yemekler bulur.還有,她會自己煮食,有時候還會炒食物吃。
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.“어떤 말도 하지 않고, 마치 불만스러운 것처럼 그의 얼굴을 감추었다.
Bu eleştirilere "birilerinin bu savaşın iğrençliğini duyurması gerekiyordu" diyerek karşı koymuştur.언젠가는 이 전쟁의 실상을 글로 써주셨으면 좋겠다"라는 통고를 받았던 것이다.
Uyuşturucu iğrenç bir şey.증오심은 더러운 것이다.
You Bet Your Sweet Ass We Are!" = "Eşcinsellerin iğrenç/isyan ettiklerini mi düşünüyorsunuz?전단지는 공표했다: "당신은 동성애가 반란이라고 생각합니까?
İğrenç şeylerin kanadı üzerinde yıkım getiren biri olacak.그에 죽음은 딱총나무 가지를 꺾어 지팡이로 만들어준다.
Bu iğrençtir."זה מגעיל".
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."נראה שאין סדרה יותר מצחיקה מזו".
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Jediné čo cíti je hnus.
Bu iğrenç yaratıkların bir tımarhanede yaşadıkları da iddia edilir.Tikima, kad ši būtybė taip pat gyvena apleistuose statiniuose.
Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.Turėjo didžiulę sprando klostę, kurios kraštais buvo išsidėstę maži spygliai.
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir."“Naer pole ainult naljaasi.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.Konsoolitald on väga jäik selle sügavuse tõttu.
Adam: İğrenç, öyle mi?Äckligt, va?
Adam: İğrenç, öyle mi?Åh, ulækkert, hva?