içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallenin içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır.] .Flyplassen har drosjeholdeplass og bilutleie. ]
Göl, İstanbul'un içme suyu kaynağı olarak kullanılmaktadır.Storsjön er Östersunds drikkevannskilde.
Papatya çayı içmeye ve patenle kaymaya bayılır.Masja elsker slikkepinner og å leke med ball.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.Samtidig ble det meldt at flere hundretusen var hjemløse og uten tilgang på rent drikkevann.
İçme suyu, kapalı şebekedir ve 70 tonluk depoya sahiptir.Byggverket er i tømmer og har 70 plasser.
Köyün içme suyu şebekesi vardır. ancak kanalizasyon şebekesi yoktur sadece okulda foseptik bulunmaktadır.Stedet ligger nær, men ikke ved, innsjøen Vättern.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.Til drikke brukes gjerne te eller kaffe.
1990 yılına kadar içme su ihtiyacı geçmiş uygarlıklardan kalan su kuyularından temin edilmekteydi.Vannet var drikkevannkilde fram til 1990-tallet.
Besin almadan ve su içmeden haftalarca yaşamını devam ettirebilir.Hunnen kan klare seg uten mat og drikke i flere måneder.
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.Vannet har tidligere vært drikkevann for deler av Bærum.
Dünyadaki içme suyunun yaklaşık %20'si buradadır.20% av konjakken stammer herfra.
Kumar oynamaktan, şarap içmekten ve dedikodudan hoşlanıyordu.I sin ungdom var hun «søt og glad» og likte å spille, drikke vin og sladre.
Sonunda Hortkuluk'un bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir.Den bitre smaken gjør at også hun må drikke litt vann.
Köyün içme suyu şebekesi2006 yılında baglanmıştır. kanalizasyon şebekesi yoktur.Siden 16. oktober 2002 har det ikke vært noen egen byrådspost for helse.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Dia juga sering tidur dan sangat suka minum.
Sigara içme alışkanlığı ve köy göletinde balık tutma zevkine sahiptir.Dia hobi merokok dan suka memancing di kolam desa setempat.
Ergen ilk üç gün boyunca konuşmaz, yiyip içmez.Tiga hari lamanya ia tidak dapat melihat dan tiga hari lamanya ia tidak makan dan minum.
Kahve içmeyi çok sever.Dia menyukai kopi.
İnsanoğlu, 5000 yıldan beri süt içmektedir.Manusia telah membuat minuman anggur sejak sekitar lima ribu tahun yang lalu.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Orang dewasa muda, wanita, pengguna kontrasepsi hormonal, dan perokok meningkatkan risiko ini lebih lanjut.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Orang-orang yang merokok memiliki risiko dua kali lebih besar terkena TB dibandingkan yang tidak merokok.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Selain itu, mereka mampu untuk tidak makan dan minum selama beberapa hari.
Bu da kentin içme sularını içilmez kılmaktadır.Tidaklah melewati danau kecuali meminumnya hingga habis.
Sigara içmesinin sesini daha kısık yaptığına inanıyordu.Di antaranya, merokok terasa lebih ringan.
Bu göl aynı zamanda kentin içme suyu ihtiyacını karşılar.Danau ini juga digunakan untuk persediaan air penduduk setempat.
Bulduklarında ise hiç içmezler.Mereka bisa meminumnya kapan saja.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.Setelah setahun, kemampuan anak gajah untuk mengurus, minum dan makan sendiri sudah berkembang sepenuhnya.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.Lebih dari 1.2 miliar manusia memiliki akses terhadap air minum yang tidak mencukupi.
"Kemerhisar İçmeleri"."Saya pikir saya akan meminum seteguk."
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Air minum yang terkontaminasi dapat disterilkan dengan zat kimia yang bernama temefos untuk membunuh larva.
İçme suyu vardır fakat yetersizdir.Airnya bisa diminum tetapi tidak enak.
İçmerkezi Simeulue ile Sumatra arasındaydı.Episentrumnya terletak antara Pulau Simeulue dan Sumatera.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Lalu ia makan dan minum, kemudian berbaring pula.
Acıdan deliye dönmüştur ve elinde bulunan zehri içmeye başlar.Ia merasa kasihan atas keduanya dan memandikan sang pangeran dengan air yang dibawa sebagai bekal.
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Gajah dapat menghisap air untuk diminum atau disiramkan ke tubuh mereka.
1) Süt içmeye iştahlı olan erkek.Mereka adalah orang yang minum arak.
Mahallede, içme suyu şebekesi vardır. ^ a b c "Sarılar".Di lantai pertama terdapat sebuah kafe besar. ^ a b c
Barda içmek, masalardan birinde daha ucuzdur.Minumannya tidak selengkap di bar.
Bunlar arasında sigara içme oranlarını azaltmak ve iç/dış hava kalitesini yükseltmek gösterilebilir.Hal ini termasuk upaya untuk mengurangi rokok dan memperbaiki kualitas udara di dalam dan luar ruangan.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Mary putus asa, dan ia memutuskan untuk tidak menari lagi.
Köyün içme suyu şebekesiyoktur kanalizasyoın şebekesi yoktur.Sedangkan sumur-sumur gali yang dimiliki masyarakat pasti kering tanpa air.
Köyün içme suyu şebekesiyoktur. kanalizasyon şebekesiyoktur.Masuk ke wilayah perkampungan desa, tidak tertatanya saluran air / got.
İçme suyu şebekesi yapılmıştır.Penyediaan air minum yang bersih.
Ayrıca günde 80-200 litre su içmeleri ve suda yıkanmaları da gerekir.Mereka membutuhkan 80–200 liter air dalam satu hari.
Mahallede yeteri kadar içme suyu vardır.Ada banyak sumber mata air minum sepanjang ngarai.
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".Ayahnya menjawab, "Kamu tidak melakukannya, dan Kamu tidak akan pernah".
Kımız içme töreni ona aittir.Pejabat itu menghukum bawahannya yang memberi minum padanya.
İlçenin içme suyu şebekesi vardır .Sungai menyediakan pasokan air minum.
Çocuklar ona Sigara İçmez adını takmışlardır.Namun mereka bertekad untuk tidak merokok.
Kentin içme suyunun büyük bir kısmı Ülemiste Gölü'nden karşılanır.Banyak orang yang tinggal di daerah ini mengambil air minum langsung dari danau Vättern.
İçme suyu doğal kaynaklardan gelir.Sumber air minum berasal dari mata air.
Her türlü yeme-içme ve ihtiyaçlar yayladan karşılanabilir.Makanan serta minuman yang disajikan semuanya didatangkan dari Kahyangan.
Mahallenin içme suyu şebekesi 2010 yılında yapılamıştır,kanalizasyon şebekesi yoktur.Rumah ini mengalami perbaikan oleh pemerintah daerah pada tahun 2010 tanpa merubah bentuk aslinya.
Sigara içme alışkanlığı ve köy göletinde balık tutma zevkine sahiptir.Ông ta thích hút thuốc và thích câu cá trong cái ao trong làng.
Yeşil çay, Çin ve Japonya’da kullanılır, Kore’de yalnızca çay içmenin bir çeşidi olarak değildir.Trà xanh được sử dụng rộng rãi ở Trung Quốc và Nhật Bản không phải là loại trà duy nhất người Triều Tiên dùng.
Burada sigara içmek yasaktır!Không hút thuốc.
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.Hòa nước sôi uống ngày 3 lần.
Ürgüpün içme suyu, Kellah-Ayvalı üzeri geçer ve Ürgüpe ulaşır.Ví dụ: üấng (uống), üống (uống), üy nghi (uy nghi), an üỉ (an ủi).
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Trước khi tham gia phỏng vấn, anh mời cô một cốc cà phê sau phỏng vấn.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Nguồn nước uống bị nhiễm có thể xử lý bằng chất hóa học có tên là temefos để diệt trứng.
İlgili Sayfalar