içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.Không ăn nhưng vẫn uống thuốc.
Evlerinin önü Mersin, Sular içmem kadınım tersin tersin.Ông vội chạy về nhà, lấy nước thanh tẩy bà.
Bira İçenler'de ise bir kadın ve arkadaşı birlikte bira içmektedirler.Vào thời điểm đó, phụ nữ và thầy tu cũng làm bia.
İçme suyu şebekesi bulunmakta olup 2012 yılında yenilenmiştir.Người con trai duy nhất của ông là kẻ nghiện rượu và anh ta mất năm 2012.
Mahallede içmesuyu şebekesi vardır.Bà còn uống cả nước trong khu vực đó.
Ukraynalı da değildir çünkü o çay içmektedir (4).Người Trung Quốc gọi nó là chá (柘).
Kahve içmeyi çok sever.Cô có sự hứng thú với cà phê.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Nó giống như thói quen hút thuốc ở nam giới.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Nó đã phát triển hình thành những cơn mưa và dần dần mạnh lên.
Yemek içmekle ilgili Kur'an'ın ifadelerini yorumlayan bir çalışmadır.Kiệt tác Truyện Kiều là một tác phẩm đề cập đến chuyện uống rượu nhiều nhất.
Poly zehirli içkiyi içmekten son bir dakikada imtina edip zehirlenmekten kurtulur.Uống thuốc độc liên tục cuối cùng bị độc phát mà chết.
Baraj yılda 2 hm³ içme-kullanma suyu sağlamaktadır.Hương Thủy hằng năm chỉ được phép tiến cống 200 quả lê.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Ông cũng ham mê săn bắn và thích uống rượu.
Mahallenin içme suyu şebekesi ve alt yapısı vardır.Nước này có một ngành công nghiệp rượu với cơ sở hạ tầng tốt.
Bunula birlikte köyün içme suyu Soyuk dağları eteklerinden gelir.Đối với nước uống, nước từ núi được ưa chuộng.
İçme suyu vardır fakat yetersizdir.Tuy nhiên, họ vẫn còn thiếu lương thực và không có đủ nước uống.
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.かれらは、それで後の障を残さず、泥酔することもない。
Kahve içmeyi çok sever.コーヒーを飲むことが好き。
Gerek içme, gerekse sulama suyu yok denecek kadar azdır.最も貧しい(または敬虔な)ものは水で希釈した酢を飲むほかないことが多かった。
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.^ 長野新幹線は2005年から全面禁煙化済。
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır)) [[kanalizasyon şebekesi vardır.))玄坂 水澄乃(くろさか みずの) 声:芹園みや ヒロイン。
1) Süt içmeye iştahlı olan erkek.牛乳の一気飲みが得意。
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.およそ120万人の人びとが、生活に欠かせない飲料水にありつけなかった。
“Sigara içme arzusu esasen alışılmış davranışa olan arzuyu yansıtır” sonucuna varılmıştır.」と言われたので、喫煙の習慣があるらしい。
İçme suyu şebekesi yeniden elden geçirildi.またそれを中心とした清涼飲料水のブランド。
İçme arzusunu arttıran beklentidir.飲みやすさへの志向が強い。
Örneğin; Homer, bira yerine soda içmekte ve sosisli sandviç yerine Mısırlı sığır etinden sosis yemektedir.変更されたシーンの一例としてホーマーがビールを飲む代わりにソーダを飲み、また豚肉の入っているホットドッグの代わりにエジプト風ビーフ・ソーセージを食べるなどがある。
Bu kuruluşa katılmak için "sadece içki içmeyi istememek" yeterlidir.ただし、現在は「飲用には適さないので、飲まないように」と看板が立っている。
Çay değildir çünkü onu Ukraynalı içmektedir (5).下戸であり、「梨明日」ではウーロン茶を飲んでいる(9話)。
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.愛煙している煙草はヤスと同じ。
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.町には3本の水道で水が供給されていた。
Hastanın işlem başlamadan 2 saat öncesinde yeme-içmeye son vermesi gerekir.この薬は、食事の2時間以上前一時間以上後に飲むべきである。
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.茶を好んで飲む。
İçmeli Belediyesi玉泉堂酒造
Her türlü yeme-içme ve ihtiyaçlar yayladan karşılanabilir.各種食事、飲み物がビュッフェ形式で用意されている。
Mahallenin içme suyu şebekesi yoktur ancak yoktur] .(1)湯を汲む桶がない(ある場合もある)。
Bira ve su içme.ビールでも飲もう。
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.彼はタバコをやめ、よりいっそう厳しいトレーニングに打ち込むこととなった。
Tek panzehir de bir Angel'ın bir avcı kanı içmesidir.概要 銃神は天使狩りを仕事にしている。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
İçme Suyu yeterlidir.飲み物は水一択。
Günde dört pakete yakın sigara içmekteydi fakat Şubat 2011 de bıraktığı söylendi.以前は煙草を一日に1箱半は吸っていたが、2011年1月から禁煙を行なっている。
En sevdiği şey Smoothy içmektir.好きな飲み物はレモンティー。
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.食事は一切摂らず、酒だけを飲む。
Ünlü Küçük Fındık içmeleri bu mahallenin önemli gelir kaynaklarından biridir.酒造で有名な宮水はそうした伏流水の一つである。
Konaklama, yeme içme ücretsizdir.寮費、食費は無料。
Yemek içmekle ilgili Kur'an'ın ifadelerini yorumlayan bir çalışmadır.酒をはじめとする食品を擬人化した曲。
Mahallenin [[içme suyu şebekesi olmakla birlikte yeterli gelmemektedir. ve kanalizasyon şebekesi yoktur.この骨を水や火に投じ、未来永劫に禍根を絶たれることを願ってやみません。
Bazı maçlara 5 dakika kala stada gelmesi ve millî takımda sigara içmesine izin verilmesi gibi.5ラウンド中に揃ったビンゴの数だけクッパが火の玉を吐き出し、チーム側にダメージを与える。
Yemekten sonra esrar içmekte ve müzik (sema) dinlemekteydiler.ヘッドホンを常備しており音楽を聴きながら対局に臨む。
Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi yeni yapılmakta olup 2008 yılında faliyete geçmiştir.村のこちら側には森のスイミングプールがあり、2008年に完全に改造・拡張がなされた。
Filmde vurgulanan Kâhin karakterinin bir özelliği de şekeri çok sevmesidir ve sigara içmesidir.自動車以外の嗜好は喫煙で、特に葉巻を好み、酒好きでもある 。
Ayrıca içmeyi çok seviyor.また、酒もかなり好き。
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.飲食のときは勿吉とは違って俎豆(そとう)を用いる。
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.やってはいけない3つのルールがあり、1つ目は強い光に当ててはいけない、2つ目は水をかけてはいけない、3つ目は午後3時以降、餌をあげてはいけない。
Holden bu sırada içki içmeye başlar.ドレビンが愛飲している。
Köy odası (Köy Konağı) vardır.İçme suyu şebekesi vardır.おだいどこ(居酒屋) 和風居酒屋。
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.3日間飲まず食わずで腹をすかしている。
Ekşiyip köpük atarsa onu içmekte bir hayır yoktur.いずれも撒かれた湯(その飛沫)を浴びると無病息災になるとされる。
Görüp konuştuğu insanlar buraya bira içmeye gelen bu insanlardır.せっかく来たのだからと、女性が出したビールを飲む三人。
İlgili Sayfalar