içme ile cümle

içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İçme Suyu yeterlidir.Вода для пиття непридатна.
Asla alkollü içecekler içmez.Не вживав алкогольних напоїв.
Yılda 6 hm³ içme suyu elde edilmesini sağlamaktadır.Щороку 6 травня в відбувається освячення води.
Görüşmeye girmeden önce kıza birlikte kahve içmeyi teklif eder.Перед співбесідою Том запрошує дівчину на каву.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Має погану звичку курити.
Yılda 10 hm³ içme suyu temin edilmesini sağlamaktadır.Рекомендується щотижня підміняти до 50% води.
Çocuklar ona Sigara İçmez adını takmışlardır.Хлопець єму дав закурити.
Sadece bara içki içmeye geliyorlar.Він іде в бар та починає пити алкогольні напої.
1) Süt içmeye iştahlı olan erkek.(SVO) Кішка молоко п'є.
Eğer nebiz içerse sana dünyaları vereceğiz deseler gereğine inanmadığım için içmem."Пива-бо пити, казав ти, не стану, якщо не наллють нам обом».
19 Mayıs - Kamu alanlarında ve kapalı alanlarda sigara içme yasağı yürürlüğe girdi.16 грудня — Вступила в дію заборона куріння в громадських місцях.
Köyün en büyük sorunları, İçme suyu ve Kanalizasyondur.Найболючішими проблемами міста є забруднення повітряного та водного басейнів.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Він мало їсть і все більше слабшає.
Beth babasını da kaybetmesinden dolayı çok sinirlidir ve ilk kez içki içmek istemektedir.Барт злиться, що вона псує навіть його день народження.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.В результаті близько 2 млн населення лишились без питної води.
Şarap içmeyi tercih ettiler.Жінкам не дозволяли пити вино.
Ukraynalı da değildir çünkü o çay içmektedir (4).З рядка (4) дізнаємося, що він п'є чай.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.Дозріває пиво 14 днів у відділенні дозрівання пива.
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Поза цих терапевтичних цілей греки не схвалювали вживання вина жінками.
Baraj yıllık 50 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.Щороку шахта давала 15 тис. пудів вугілля.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Болгари традиційно п'ють тільки сухе вино.
Dracula'nın kanından içmesini söyler.Вона зізнається, що Дракула змусив її випити кров з його вени.
İçme suyu her iki mahalleye de akmaktadır.Його воду використовують обидві країни.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Він поважав і неживу природу: намагався не наступати на воду і почитав скелі.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.У момент загибелі вона була вагітною четвертою дитиною.
Yani kişi aynı zamanda hem su içmek isteyip, hem istemeyebilir.І сп'яніймо всі, Хоч і не хочеш, пий!
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Вони і жили тоді, їли, пили, гуляли.
Görmeye, gezmeye, kahvesinde oturup çay icmeye değer bir köy.Краще прати, готувати, ходити за садом.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ama kullanılmamaktadır.У будинку просить води, але ніхто не дає її.
Köyün içme suyu sorunu uzun yıllar çözümlenememiştir.Зарплата робітникам села не виплачувалась роками.
Ben sigara içmem.Я не палю.
Ben sigara içmem.Я не курю.
O sigara içmez.Він не палить.
Ben kahve içmem.Я не п’ю кави.
Ne içmek istersiniz?Чого ви бажаєте випити?
Tom kahve içmez.Том не п'є каву.
Tom içmez.Том не п'є.
Sigara içmek kesinlikle yasaktır.Паління суворо заборонено.
Ben çayı asla sütle içmem.Я ніколи не п'ю чай з молоком.
Kahve içmem.Я не п’ю кави.
Yatakta sigara içmek tehlikelidir.Палити у ліжку небезпечно.
İtalyanlar kahve içmezler.Італійці не п'ють каву.
Asla kahve içmem.Я ніколи не п'ю кави.
Fazla bira içmem.Я не п'ю багато пива.
Ben votka içmem!Я не п'ю горілку!
Sigara içme.Не пали.
O kahve içmez.Вона не п'є каву.
Tom hiç içki içmez.Том узагалі не п'є.
Ben asla bira içmem.Я ніколи не п'ю пиво.
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.Andělé v islámu nemají moc přimlouvat se u Boha, a nelze se k nim proto modlit.
Ayrıca günde 80-200 litre su içmeleri ve suda yıkanmaları da gerekir.Potřebují denně 80-200 litrů vody a další využijí ke koupání.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Konzumujte potravu a nápoje odděleně.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Tibeťané vypijí denně desítky šálků této husté tekutiny.
Adada tatlı su olmadığından içme suyu adaya teknelerle getirilmektedir.Jelikož na ostrovech není pitná voda, je nutné ji dovážet z pobřeží.
Buna göre, kim su içmektedir?Jak to je, když vám někdo pije vodu.
Bu 1930 ve 1940'lı yılların başlangıcında dünyanın en büyük sigara içme karşıtı hareketiydi.Mezi 30. a 40. lety dvacátého století se jednalo o nejsilnější protikuřáckou kampaň na světě.
En sevdiği şey Smoothy içmektir.Oblíbeným nápojem je zejména kumys.
Mahallenin kendine ait içme suyu şebekesi vardır.Obec má vlastní čističku odpadních vod.
Kurallara sıkıca bağlı inananlar gün batımından sonra yemez, içmez veya seyahat etmez.Během tohoto období vyznavači víry Bahá'í od rozbřesku do západu slunce nejedí ani nepijí.
Ancak yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.İçme suyu yeterlidir.Vyžaduje dostatek vody, vhodné je přihnojení.
İlgili Sayfalar