içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yılda 180 hm³ içme-kullanma suyu sağlamaktadır.V moři se dá koupat 180 dní v roce.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Riziko dále roste, pokud je postiženou osobou mladá dospělá žena, která užívá hormonální antikoncepci a kouří.
Hem Sulama ve İçme Suyu Mevcuttur.Místo procházky a pití minerální vody.
Et yemek, şarap içmek ve yağ kullanmak kesinlikle yasaktır.Pít vodu i jíst jídlo bylo zakázáno.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Jak správně myslet, jednat a mluvit.
Asla alkollü içecekler içmez.Nikdy nepotřebuje pít.
Mahallenin içme su şebekesi vardır.kanlizasyon bulunmamaktadır.Co by to bylo za vodárenský areál, kdyby v něm chyběla voda?
Bira ve su içme.Chceš pivo?
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Zemřít, spát – a je to.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Poté se dostala do vnitrozemí a čím dál víc oslabovala.
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.Od roku 2012 nad městem stojí termální lázně.
Ayrıca köy sınırlarında daha küçük kapasiteli 6 adet hayvan içme suyu göleti de bulunmaktadır.Kromě těchto šesti lze nalézt ve městě i piva menších pivovarů nacházející se v okolních vesnicích.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır, kanalizasyon şebekesi ise 2011 yılında yapılmıştır.Jedno je u restaurace Obří sud a druhé je od roku 2014 přímo v lázeňské obci.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.Prosinec 2006 kuřáci mají zakázáno si zapálit na veřejných místech.
Mouth eskiye göre daha fazla içki içmektedir.Každý by tak měl vypít více vína než obvykle.
O yüzden acıyı şalgamı içmeden hemen önce katmak daha iyi olur.Je proto lepší si po vypití nápoje vypláchnout ústa vodou.
Mahallesinin ilk ve ortaokulu, içme suyu şebekesi vardır.Cestující v první i druhé třídě mají nárok na bezplatný nápoj.
İçki içmekle birlikte ayda yalnızca üç kere sarhoş olunmasını öneriyordu.Někdy pil po tři dny pouze vodu.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Kvůli prvnímu těhotenství však bylo odloženo.
İçme ve sulama suyu yetersizdir.Jídla i pitné vody byl nedostatek.
İçmeli BelediyesiDomovská stránka nápoje
İçme suyu ise bir kuyudan çıkarılmaktadır.Pitnou vodu je možné pumpovat ze studny.
Taycılar Köyü'nün bir km, güneyinde bir içmece vardır.Protéká vesnicí Płytnica a přibližně 9 km jižně přes vesnici Piła.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Cullenovi pijí pouze krev zvířat a sami se nazývají vegetariány.
Konaklama, yeme içme ücretsizdir.Strava a ubytování je zdarma.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.Dva dny byl vězněn bez jídla a pití.
Burada sigara içmek yasaktır!Na veřejných místech je zakázáno kouřit.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Skupina byla založena bývalými pijany, kteří se pokoušeli odrazovat občany od konzumace alkoholu.
Çoğu Salinger hikâyesinde olduğu gibi Gençler'de karakterler sürekli sigara içmektedirler.Většinu času v seriálu stejně jako Patty kouří.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Kontaminovanou pitnou vodu je možné ošetřit chemickým přípravkem temefos, který larvy vlasovce zahubí.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Pojednání o případném pití vína.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.Měla by se podávat s dostatečným množstvím tekutin, aby se předešlo dehydrataci.
İçme Suyu yeterlidir.K pití je nejvhodnější voda.
Köyün içme suyu şebekesi yoktu.Klášter byl původně bez přívodu pitné vody.
Mahallenin içme suyu pınarlardan sağlanmaktadır.Pitná voda je k dispozici ze studní na místě.
Nadir görülen bir tip olup, daha çok sigara içmeyenler ve kadınlarda görülür.Častěji nastává u nikdy nekouřících osob, žen a Asiatů.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.Více než miliarda lidí na světě nemá přístup ke kvalitnímu zdroji pitné vody.
Fakat ciddi bir içme suyu sıkıntısı vardır.I ona ovšem měla nedostatek pitné vody.
Bas ağırlıklı olan parçalarda genelde eğlenmekten, içmekten, kızlardan, çılgınca yaşamaktan bahsedilir.Hobiti většinou bývají dobrosrdeční, veselí, mají zálibu v dobrém jídle, pití a kouření dýmky.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ve su günde yaklaşık sabahları 2 saat verilmektedir.Obyvatelé tak mají k dispozici pouze studenou vodu, a i tu pouze na dvě hodiny denně.
İnsanın içinde dışarı çıkıp bir şeyler içmek için müthiş bir istek uyandırıyor..Muž do sebe hodí drink a rychle padá pryč.
Meyhanada biş gün yime içme oldu..."U mlýna byla i pila.
Çalışırken sigara içmeye izin verilmez.Kouření ve službě není povoleno.
Burada sigara içmek yasaktır!Fumatul interzis!
Sam sigara içmeye alış.Sam, fumează frecvent!
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Fumează Sam frecvent?
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Persoanele care fumează țigarete prezintă un risc de două ori mai mare decât nefumătorii.
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Elefanții pot suge apă atât pentru a bea, cât și pentru a-și pulveriza corpul.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.După un an, abilitățile unui pui de a mânca, bea și hrăni singur sunt pe deplin dezvoltate.
Dizide Sürekli Puro içmesiyle tanınır.La birou mereu fumează într-o cabină.
Köyün içme suyu şebekesi tamamıyla akarsudur.El este bețivanul satului, ceea ce este o onoare.
Mahallenin 2 tane içme suyu şebekesi vardır.În oraș există 2 sisteme de aprovizionare cu apă.
İçme suyu şebekesi bulunmaktadır.Asistenta medicală îi dă apă.
Şarap içmenin iyiliklerini anlatmakta.Schimbă-ți felul în care gândești despre vin.
Diğer geleneklerde şarap içmek, kostüm ve maske giymek bulunur.Alte obiceiuri includ băutul vinului, purtarea de măști și costume, și sărbătoriri publice.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Cum se scoală - cum i-e foame, cum se culcă - cum adoarme.
Çay'ı ve çay içmeyi çok sever.A spus că-i place ceaiul de astăzi.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.Singurul mod eficient prin care boala poate fi prevenită este de a nu fuma.
Yılda 12 m³ içme-kullanma suyu sağlamaktadır.Circa 200 km³ de apă se evaporă anual.
Buna göre, kim su içmektedir?Pasărea care bea apă.
İlgili Sayfalar