içki ile cümle
içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Dnes bych pil a pořád pil).
İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir.Víno, hra majsir, obětní kameny a vrhání losů šípy jsou věru věci hnusné z díla satanova.
Kuvvetli bir içkidir %40-%55 alkol içermektedir.Obsahuje 40% - 50% alkoholu.
Teselliyi içkide arar ve daha sonra şarkıcılık teklifi alır.Zkuste se někde opít a pak předvést výkon.
Sonra bardağına içki koyar.Chytá spíše v poháru.
400 yıldan uzun zamandır mevcut olan bir içkidir.Tradice, která nepřetržitě pokračuje déle než 400 let.
Erkek tarafındaki düğünlerde ise akşam yemeklerinden sonra "meclis" adı verilen içkili eğlenceler yapılır.Ke slavení večeře Páně pak slouží jakýkoli stolek, zvaný Stůl Páně.
Pastis, Bir tür Fransız içkisine verilen ad.Pastis je druh anýzového alkoholického nápoje francouzského původu.
Mouth eskiye göre daha fazla içki içmektedir.Každý by tak měl vypít více vína než obvykle.
Bu eylemler, içkin ilişki aracılığıyla birbirine bağlanırlar.Obě s ním dokáží držet krok v pití.
İçki içmekle birlikte ayda yalnızca üç kere sarhoş olunmasını öneriyordu.Někdy pil po tři dny pouze vodu.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.Cersei se opije a nadává na mladou Sansu.
Ayrıca içki üretiminde, reçel ve şerbet yapımında da kullanılır.Přidává se také při výrobě džemů a marmelád.
Yüksek alkollü bir içkidir.Jde o významnou pícninu.
Sake Japonların pirinç ve tahıl tozundan yapılan ulusal içkisidir.Pivní pocházejí z kvasinek evropského hroznového a asijského rýžového vína.
Alkollü içkiler arasında rakı Türk mutfağında en çok tercih edilen içkidir.Tento turecký národní nápoj se řadí k nejkonzumovanějším tureckým alkoholickým nápojům.
Alkollü içkiler tesirlerini ihtiva ettikleri etil alkol ile sağlarlar.Konzumace piva může vést k rozvoji alkoholismu s poškozením zdraví.
Ama içtiği içkiden dolayı bir şey söyleyemez.Po jeho napití se každý mluví jenom pravdu.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Muslimský pokladní nemusí prodávat alkohol, svolil řetězec.
Hank küfürlü konuşan,sürekli içki içen ve kavga etmeyi seven birisidir.Shaun je hospodský povaleč, co se jen hádá a pije.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Její manžel je opilec.
Amaro (İtalyanca "acı"), Sicilya kökenli bir alkollü içki sınıfıdır.Averna (italsky: Amaro Siciliano) je alkoholický nápoj řadící se mezi kořeněné bittery.
Finlandia markası, 1970 yılında Finlandiya'nın devlete ait alkollü içki şirketi Alko tarafından kuruldu.Brandul Finlandia a fost înființat în 1970 de către Alko, compania de băuturi alcoolice a statului.
Babası bir içki satıcısıydı.Tatăl său era comerciant de vin.
Sonra bardağına içki koyar.Mai târziu, el o trimite după un al doilea pahar.
Shōchū (Japonca: 焼酎), bir damıtılmış Japon içkisidir.Sujeonggwa, o băutură dincurmal japonez.
Kuzular kesilir, içkiler içilir.Deprimat, acesta începe să bea.
İksirler yenileyici ve şifa verici olduğu inanılan içkilerdir.Ceaiul este o băutură foarte lăudată și apreciată pentru proprietățile sale.
Likörler, aroma nüfuz edilmesi sonucu elde edilen, yüksek şeker katkılı içkilerdir.Gustul dulce, fructat ascunde conținutul extrem de ridicat de alcool.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Existența i-a fost marcată și de alcool, pentru care avea o slăbiciune.
Ancak bu dönemde de kumar ve içkiye yönelen hayatıyla dikkatleri çekti.Dintr-o dată, mi-a aruncat paharul și conținutul în față.
Sigara ve uyuşturucu kullanmıyor, içki içiyor.Martin nu fumează țigări și nu bea băuturi alcoolice.
Bu eylemler, içkin ilişki aracılığıyla birbirine bağlanırlar.El e convins că toate acestea se datorează efectului băuturii.
Canın bir içki istiyor mu?Vrea suflețelul tău o băutură??
Hem içki içmek hem de sigara içmek sağlığın için kötüdür.Atât băutul cât și fumatul sunt dăunătoare pentru sănătate.
İçkinin etkisi altında araba sürme.Nu conduce sub influența alcoolului.
Lois, orada içki içmemesi karşılığında Peter'a izin verir.Lois egy feltétellel engedi át Petert, ha nem iszik.
Mojito, popüler bir yaz içkisi olarak kabul edilir.A mojito népszerű nyári ital.
Babam birkaç içki içtikten sonra beni arardı ve ben ne diyeceğimi bilemezdim.Apukám néha felhívott, miután ivott, és nem tudtam mit mondjak neki.
Virginia'nın hastalığının stresi nedeniyle Poe daha da fazla içki içmeye başladı.A felesége állapota okozta nyomás miatt Poe egyre többet ivott.
Babam beni birkaç duble içki içtikten sonra yanına çağırırdı ve ben ne söyleyeceğimi bilemezdim.Apukám néha felhívott miután ivott, és nem tudtam mit mondjak neki.
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.Ezzel telt be apjánál a pohár.
Sonra bardağına içki koyar.Mondtam neki, hogy tartsa meg egy percre a csészét.
Votka, Rusya'nın millî içkisidir.Az oroszok nemzeti itala a vodka.
Küba'nın milli içkisi rom şekerkamışından üretilir.A koktélok alapanyaga a kubai rum.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.A két férfi részegre issza magát és nyugovóra térnek.
Düğünlerde içki içilmez.Születésükkor a borjak nem pettyesek.
25 Ekim 2006 yılında uzo Yunanistan tarafından ulusal içki olarak tescil edilmiştir.2006. október 25-én Görögország elnyerte a jogot, hogy az úzót eredeti görög italként árusítsa.
Uçakta içki verilmez ve içilmez.Útközben sem inni, sem enni nem adnak neki.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Talán épp ezért előszeretettel készítettek belőle ivóedényeket.
Luciano ve dostları, New York'taki en büyük içki kaçakçılığı operasyonunu yürütüyorlardı.Luciano és partnerei vezették a legnagyobb csempészetet New Yorkban, amely aztán kiterjedt Philadelphiára is.
Düğün sahibinin durumuna göre içkili de olabilir.Így maradhat magára az ittas vezető.
Rüyalarında para, içki ve kadın eksik olmaz.Fizetség gyanánt pénzt, ételmaradékokat és alkoholt kapott.
O da babası gibi bir yerden sonra kendini içkiye verir.A kocsmában is a testvérének adja ki magát.
Lindemann alkole oldukça düşkündür; en sevdiği içki tekila'dır.Szereti az alkoholt, kedvence a tequila.
Lakin Hussarlar içki fıçılarını piyadelerle paylaşmak istemez.A gerilla sörfőzök nem saját üzemükben állítják elő saját márkájú söreiket.
İçki yasaklandı.Az alkoholfogyasztás tiltott.
Sonra içeri içki almak için girer ve bu sırada Kim gelir, polis ekibi ise yoldadır.Majd sietősen távozik, mert időközben megérkezik a rendőrség.
İçki ve alkollü ürünlerin tüketilmesinden uzak durmayı ifade eder.Kerülni kell az alkohol és a savasító ételek fogyasztását.
Pastis, Bir tür Fransız içkisine verilen ad.A pastis ánizs ízű, aperitifként fogyasztott, francia szeszes ital.
İlgili Sayfalar