içki ile cümle
içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bekle, bir içkiye ihtiyacım var Burada bekle.Wait, I need a drink. Wait here.
İçki içmek gibi kişisel şeylerin bir cezası yoktur.There is no punishment on personal things like drinking.
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .So there is even more motivation to get to the bottom? (Laughs)
"Içki değil," dedi ses."It's not the drink," said the Voice.
"Içki" dudaklarını sessizce, tekrarladı."It's the drink!" his lips repeated noiselessly.
Boş oda bir bardak. "Bu vahşi, ama ben içki olabilir herhalde.""It's wild--but I suppose I may drink."
İkinizin kadar içki yüzden yatmaya gidiyorum.I'm going to bed so you two drink up.
Evet, Yae-joo ile bir içki vardı.Yeah, I had a drink with Yae-joo.
İçkinin tadını çıkarın.Let's just drink up tonight!
Size biraz içki koyayım.- I will pour you a glass. - Okay, okay.
Partideki birisi yemeğe ya da içkiye zehir katmış olmalı.Somebody had to have poisoned either the food or the drinks at the party.
İçkiyi biraz fazla kaçırmış.He's had too much to drink.
Efendi! bir içkiye ne dersiniz? tabii !Master! How about a drink? Yes!
Diğer rotalar değersizler. iyi , iyi ! bir içki daha alın!Other routes are worthless path. Good line, good line! Have a drink!
Ama aşırı yemek ve aşırı içki, kesinlikle.But the over-eating and over-drinking, definitely.
Bu yüzden içki içmeyi düşünme ve erkenden yat.So don't use that as an excuse to drink, and go to bed early.
Hayır, bir içki içelim.No, let's have a drink.
"Jon, sana bir barda içki ısmarlayabilir miyim?"Jon, could I buy you a drink in a bar?
Burada içki almak için ne yapmak gerek!!What do you have to do to get a drink around here!!
Bence sen içkiyi biraz fazla kaçırdın dostum.Hey, I think you've had a little too much pal.
Gel bir içki ýsmarlayayým sana.I learnt about separating friendship and business
Bu basit bir görev dinamiği. Belirli zamanda gel ve içkini yarı fiyatına al.And this is simply an appointment dynamic: come here at a certain time, get your drinks half off.
İyi ama birisi içkisini gizlice zehir koydu!Well, somebody slipped it in his drink!
Bir içki alır mısınız?Do you want a drink yet?
Bir içki alırım.I'll have a drink.
İçki de isterim.I'd like a drink, too.
Alkol mü? İçkiyi seviyorsun, değil mi?Alcohol? you like a drink, don't you?
Gideyim ve yemekle içki getireyim.I'll go get dinner and a drink.
Bence sorun, içkinin çok ucuz ve kolayca ulaşılır olması.I think it's the fact that alcohol is so cheap and it's so available.
Durun, yeni damatla biraz içki içmeliyiz.Stop, we should have a drink with the new groom.
Torunum bana içki koymalı.My grandson-in-law should pour me a drink.
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Wear all your colorful clothes and sing and dance, and I'll provide you with good food and drinks."
Ama 52 yasındayım, ve size şunu itiraf edeceğim hayatımda bir damla içki içmedim.But I'm 52 years old, and I'm going to admit to you that I've never had a drop of alcohol.
Dedem içki yasağından dolayı hapisteydi.My grandfather was in prison during prohibition.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.My male uncles died of alcohol-related diseases.
Biraz daha içki, lütfen.More sake, please
Sadece içki o zaman.Just sake then
Efendim, bir içki daha alır mısınız?Another drink, sir?
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her waggon-spokes made of long spinners' legs;
Sonra yatakta, sen bu flakon alın, Ve Sen bu distile içki içip:Take thou this vial, being then in bed, And this distilled liquor drink thou off:
İçeri gir. Bir içki iç.Come in, have a drink.
Ve tek yapabildiğim şey çok iyi hissetmekti ve ben içki içmiyorum...And all I can do is just feel so good and I don't drink or anything...
Bu römorkte iki tane pikap, ses düzenleyicisi, içki barı ve entegre ses sistemi vardı.This trailer housed two turntables, mixer, wet bar, fridge, integrated sound system.
"Kreyn Özel Kredileri" Dün gece içkiyi fazla kaçırmışım.Crane Private Loans I have a bad hangover.
Ama içkili araba kullandığım için kaybettim.But I Iost it due to drinking and driving.
İçki içtikten sonra toplu taşıma araçlarını kullanPublic transportation after drinking
Bir içkiye ne dersin?Wanna grab a drink?
İyi, sadece bir içki için gir.Fine, come in for a drink.
Sadece bana bir içki ısmarla.Just buy me drinks.
Birkaç içki içtik.We just had a few drinks.
Sadece bir içki için daha gelmeyeceğim.I'm not coming up for just one more nightcap.
Amcam kutlamak için bir içki alamaz mı?Couldn't Uncle have a drink to celebrate?
Eğer boş konuşmayı kesersen... evime gelip benle içki içebilirsinIf you stop talking rubbish to me... you can come to my home and have a drink
O zaman size bir içki dolduracağım.I will pour you a drink then.
Benim güzel bir bayan bir içki verin.Give my beautiful lady a drink.
Jeeves bana nihai içki getirdiğinde düz geççi bir gece var, şöyle dedi:I got back to the flat latish one night, and when Jeeves brought me the final drink he said:
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.A tourist is backpacking through the highlands of Scotland, and he stops at a pub to get a drink.
Bana bir içki ver.Give me a drink.
Sana bir içki hazırlayayım.I'll fix you a drink.
İzin ver bir içki getireyim.Let's have a drink.
İlgili Sayfalar