içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.John later tells Jack, "I looked into the eye of this island, and what I saw was beautiful."
Şehir sınırları Nueces Körfezi ve Corpus Christi Körfezi ve kıyılarının tümünü içine almaktadır.Its political boundaries encompass Nueces Bay and Corpus Christi Bay.
Tiberius giderek kendi içine çekildi.Destro turns himself in.
Horasan bir keşmekeş içine büründü.His past is revealed in a flashback.
Suriye kargaşalık ve anarşi içine girdi.The situation in Iraq became chaotic and anarchic.
Kaliforniya'ya yerleşti ve on yıl sürecek göreceli içine kapanıklık dönemi başladı.He appeared in the opening day starting lineup both years.
Yere yakın uçarlar, genellikle bitkiler içine yumurtlarlar.They pick them on the ground, rarely feeding directly on plants.
Her şey bu çemberin içine bağlıdır ve çember durmadan eskir ve yenilenir.Everything is bound by this circle and the tire is always renewed without stopping.
Bunun içine sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler girmektedir.Social attendance and social services.
Tekrar dünyaya gelmesi gerektiğinde bir kaynaktan çıkar ve bebeğin içine girer.When it is reborn, it comes out of a source and enters the new-born.
Hangi kurumumuzun içine girmişlerse girmişler.There was a cape to which they came.
Ablası Hanife de bir o kadar tutucu, içine kapanık birisidir.Her offspring are as silent or speechless as she.
Modern fizik ise sıfır ve sonsuz gibi parametreler işin içine girdiğinde bozulmaktadır.Modern physics breaks down when such parameters are infinite and zero.
Bunun yerine doğrudan formaldehitin içine koyduk.They instead are placed directly on the stylobate.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.This is all attached to a bow.
Ancak bazen bunun içine et konulduğu da olurdu.Once in a while there would be horse meat.
Böylece bir kısırdöngü içine düşer.He slips into a fever.
Sonra dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine koyulur.But it is soon caught within the machine.
Onları içine düştükleri dar boğazdan kurtaracak bir mucize gereklidir.He will therefore be denied a victory in the encounter.
İvme yarıçapın içine doğru (merkezcil olarak) yönelir ve sürate diktir.He who gives up the path of crookedness and treads along the path of truthfulness.
Artık konuşmayan, içine kapanık birisi olur.Those who have been silenced can now speak out.
Silius kendini içine attığı tehlikeli durumu anlamıştı.Norris knew he was taking a risk.
Beşerli gruplar halinde mağaraların içine götürüldüler.In groups of five, they went into the caves.
İçine hapsedilen dokuz kuyruklu şeytan tilkiyi (''Kyūbi'') artık daha iyi yönetebilir olmuştur.9 The coming of the lawless one will be in accordance with how Satan works.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.A small convenience store and cafe are located within the station.
Motosiklet üreticilerini de içine alan Taşıt üreticilerindendirler.Among other products this firm manufactured bicycles.
Bu dönem aktif biçimde siyasetin içine girdi.It was during this time that he became active in politics.
Macadamia, çiçekli bitkilerden Proteacea familyasından 4 türü içine alan bir cinstir.Virotia is a genus of six species of flowering plants in the family Proteaceae.
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.After about ten layers of wire he placed it in a piece of bamboo.
Kilikya'yı Suriye'nin içine bağlayan en önemli yoldur.This represented the first major wave of Kilabi migration to Syria.
İç mekânda kuzey duvarındaki pencereler sivri kemerli bir niş içine alınmıştır.The windows on its north facade are irregularly placed.
Kendi içine kapalı köy, gelenekleriyle yaşamaktadır.A village which has lots of tradition entwined with it.
Kitabı okumaya başladıkları anda kitabın içine girerler.They first read the book together.
Lich bölümünde Billy'in içine girer.Absorbs Billy into his flock.
İşin içine FBI karışmışçasına bir hikâye tertip edildi.They filed a police report where the FBI became involved.
Belirli bir sosyal çevre içine girmiştir ve o an sadece bunun farkındadır.A lot of people come into a safe environment, where they already know the outcome.
Her Hindu bir 'kast' içine doğar.It is expected to be a must go place for every Hindu.
Amino asit permeazlar amino asitlerin hücre içine taşınmasında rol alan membran permeazlarıdır.Amino acid permeases are membrane permeases involved in the transport of amino acids into the cell.
Bir integral dönüşüm orijinal "domen" den diğer domen içine bir denklem "göndermeler"dir .An integral transform "maps" an equation from its original "domain" into another domain.
Kol Saati: İçine konan yumurtayı pişirir.Pindang telur: eggs cooked in pindang process.
Tencere içine alınan çırpılmış pancarlar hafif ateşte kaynamaya bırakılır.The coated incense is then allowed to dry in open air.
Dogen, hikâyesini bitirdikten sonra Sayid, onu pınarın içine fırlatır ve suda boğar.Draco, as it appears, plans to kill him, by dropping him into sea and therefore drowning.
Bu kilerin içine girilince bir kayaya dayalı dururdu.When we come into this world they wrap us in a cloth.
Mormont ise onu çadırın içine götürür.Marco then brings him into his workshop.
Plazma, bu manyetik alan çizgileri yeniden bağlandığı zaman tekrar bu huni içine salınır.The plasma is released into the funnel when these magnetic field lines reconnect.
Birçok filminde karakterleri, sanat çevreleri içine yerleştirmiştir.He has several times portrayed artists from his entourage in their studios.
Tarhana çorbasını yapmak için 6 yemek kaşığı tarhana bir kâsenin içine konulur.For example, fifty-six companies are involved in making one can of chicken noodle soup.
Barışçıl ve varlıklı olan imparatorluğu yıkar, kargaşa ve çatışmaların içine düşürür.You must also keep your kingdom fairly prosperous and quell civil disturbances and unrest.
Ana kapı içine girildiğinde sağdan merdivenlerle üst kata çıkılır.Next to the side entry lie the stairs to the upper floor.
Koroid pleksuslar, beynin yan ventrikülleri içine yerleşmiştir.The ependymal cells line the inside of the ventricles of the brain.
Kötü amaçlı yazılımları çalıştırdığınızda botnet, bilgisayarların içine yerleşir.In the absence of either criterion, Stuxnet becomes dormant inside the computer.
İnsanlar birbirlerini gördükleri ilk andan başlayarak birbirlerini kutuların içine koymaya başlar.Human beings start putting each other into boxes the second that they see each other --
Bunu çember içine alayım, şunu da çember içine alabilirim.They both have one 2 right there.
Bir umutsuzluk içine girdim.It started feeling kind of hopeless.
Şimdi de işin içine kimsenin istemeyeceği bir seçenek dahil ettiğimi farzedin.Imagine I added a choice to the set that nobody wanted.
Vektör alanının içine girelim. -Let's actually fly in to the vector field.
Siz başka bir mücadele içine almak mı?Did you guys get into another fight?
Eğer arabanın içine bakacak olursanız--And if you look at the inside of the car --
Bunları daire içine alalım.Let me circle them.
Ve o kilin içine "maya" dediğimiz bir malzeme döküyoruz.And we infuse that clay with an ingredient that we call "leaven."
İlgili Sayfalar