içine ile cümle

içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bölge, Yeni Gine'nin kuzeydoğusu ve birçok yakın ada öbeğini içine almaktaydı.היא השתרעה על החלק הצפון-מזרחי של גינאה החדשה ועל כמה איים סמוכים.
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir.אמר לו : לֵך, לכך נוצרת​!!!​ .
Çanta doğru yüksekliğe geldiğinde içine dikkatle bak, içindekileri gör ve çıkarmaya başla.כשהתיק נמצא בגובה הנכון, היא מציצה פנימה, רואה אילו דברים יש בו ומוציאה אותם החוצה.
İsimdeki @ (kuyruklu a işareti) bir kabuk içine hapsolmuş küçük molekülü ifade etmektedir.הסימן "@" בשם הוא נוטציה המסמלת מולקולה קטנה הכלואה במעטפת.
Dönen felek şaşkınlık içine düştü.פרעות אלו פרצו בהפתעה.
İçine malzeme olarak hamur konulur.לכרום שימוש בתור חומר ציפוי.
Erken dönem saunalar bir tepenin veya höyüğün içine kazılmıştır.מחילות אלו נחפרו במדרון של גבעה, הר או צוק.
Bu dönemde Çukurova Üniversitesi kampüsü içine bir güneş evi inşa etti.כיום אוניברסיטת ניו סאות' ויילס בנתה קמפוס על האתר.
Muayenesi yapılacak hava, cihaz içine alınır.הבדיקה חייבת להיעשות ברתיחה.
Su seviyesi mahalle içine gelmemektedir.אף טיפת מים היורדת באזור לא מגיעה לאוקיינוס.
Daleki avlarlar ve Hanım, Clara'yı dalekin içine girmesi için ikna eder.הוא מבקש ממנה להסיר את השרשרת כדי שמר קלדה יוכל לבחון אותה.
Köy bir vadinin içine yerleşmiş konumdadır .העיירה שוכנת בליבו של עמק שאמוני.
Macadamia, çiçekli bitkilerden Proteacea familyasından 4 türü içine alan bir cinstir.מָקָדַמְיָה (שם מדעי: Macadamia) הוא סוג צמח הכולל שמונה מינים של עצים בעלי פרחים ממשפחת הפרוטאיים.
Ancak Kiryat Tivon'u içine almaz.אל תחשוב כי קראטה משתייך רק לדוג'ו.
Süt içine dökülür ve krem oluşana kadar bekletilir ve ölçülür.שופכים את החלב לתוך המכשיר ונותנים לו לעמוד עד שנוצר קרם על פני החלב.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.בילדותו היה לוין ילד ביישן וחסר ביטחון.
Görevler, ölüleri de içine alacak şekilde genişletilerek yaşayanlar, ölülerin oğulları olarak görülür.אנשים, אנשים שחיים בינינו כמו צללים ישובו אולי לחיות כמו בני אדם.
1918 yılında Fransızlar, Suriye kıyılarını işgal ve içine hareket etmeye başladı.בשנת 1918 כבשה צרפת את אזור החוף של סוריה והחלה להתקדם לפנים הארץ.
Bu dönem aktif biçimde siyasetin içine girdi.בתקופה זו הוא החל להיות פעיל מבחינה פוליטית.
Silius kendini içine attığı tehlikeli durumu anlamıştı.קורטס מצא עצמו במצב מסוכן.
İçine katılan kuzu eti ile ayrı bir tadı vardır.גם איסור של אכילת בשר וחלב יש לו טעם דומה.
Abisinin eski sevgilisi Cemre'ye ilk gördüğü andan beri aşıktır, ancak bunu hep içine atmıştır.נהיית חברה של מירקו אף על פי שלאורך כל העונה הראשונה היא אהבה אותו אך הוא לא מתייחס.
Bu durumda, Fermi seviyesi bant aralığı içine düşmektedir.כתוצאה מכך, מכוסה רמת הגולן בשכבת בזלת עבה.
Shin–shtel ayn, "içine koy"–Oyuncu bir adet bedel öder.א–להים יעזרני על הכל, ויקים לי 'נדרי לה' אשלם' אמן.
Daha sonra suyun içine konularak pişirilir.מקובל לבשל אותו במים.
Hangi kurumumuzun içine girmişlerse girmişler.הם היו יוצאים מהבתים שנכנסנו עליהם.
Ancak bu durumda işin içine hızlar da girmek zorundadır.אולם עכשיו, במצבנו הנוכחי, מוקדם מדי לעסוק בעניינים כאלה.
Bunun sonunda Dünya sıralamasında ilk 100'ün içine girdi.את השנה סיים נישיקורי בין ה-100 הראשונים בעולם.
Bu unsurlar, oyunun içine hiçbir şekilde girmeyerek "hatalı vââtler" vermemelidir.הסיבה לכך היא משום שבמצב כזה "לא נוצרת כל התקדמות במהלך המשחק".
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Gens de lettres, gens du livre (Народът на писането, народът на книгата).
2,5 milyon ton dönen metal içine sarılmış insanlar ve uzaylılar, gecenin içinde yapayalnız.Хора и извънземни, обградени от два милиона и петстотин хиляди тона въртящ се метал... съвсем сами в мрака.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Зрителен контакт се осъществява когато двама души гледат едновременно в очите си.
Bloklar arasındaki kimyasal uyumsuzluk sebebiyle, blok kopolimerler benzer bir ayrışma içine girer.Поради химичната несъвместимост между блоковете, при блоковите кополимери протича аналогично фазово разделяне.
Ölüler kişisel eşyaları, içine yiyecek ve içecek konan kaplarla birlikte gömülmektedir.Мъртвите са погребвани с личните им вещи, храна и вода.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Тези антибиотици често се прилагат интравенозно и се използват в комбинации.
Yeğeninin ölümü ile abisinin ve ailesinin içine daha çok girmeyi başarır.Тя се опитва да прекарва възможно най-много време с племенницата и племенника си.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.За да се намали този риск, преди пускането на апарата в космоса е извършено почистване с азот.
Sonra içine dipten uca bir telek yerleştirilir.След това върху него се поставят нагорещените въглени.
Bu boşluğun içine sert pürüzsüz ve yuvarlak bronz bir top yerleştirildi.В тази бразда е поставен твърда, гладка и съвършено кръгла бронзова топка.
Ardından mumya tabutların içine yerleştirilirdi.Накрая полагали мумията в ковчега.
Tavşangiller familyası yaklaşık 50 türü içine alır.Представителите на семейство Зайцови се разделят на около 10 рода с приблизително 50 вида.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.При опасност могат да бягат бързо като се скриват под земята.
AFC yüzey alanı bir tekstil içine dokunmuş 2500 m²/g.Цялостно геофизично проучване на площ от 5 600 m².
Taşların içine oyulmuştur.Живее под камъните.
Mihrap taş duvar içine konulmuştur.Оградена е с каменна стена.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.Разходите за лечение изчерпват голяма част от състоянието му.
NOT: Birden fazla paragrafı kapsayan alıntılarda, her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır.В устна реч всеки абзац се различава от останалите абзаци чрез по-голяма пауза.
Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'i (8848 m) içine alır.Единственият човек в света летял в космоса и изкачил най-високия връх на Земята Еверест (8848 м).
Uçuşan nanoparçacıkları ve nanofiberleri içine çekmek fibröz gibi birçok akciğer hastalığına sebep olabilir.Вдишването на наночастици и нановлакна може да доведе до редица белодробни заболявания включително фиброза.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.На подземния етаж се намира кафе сладкарница.
İçine ince doğranmış soğan ilave ederek kavrulur.Отвътре го застила със суха трева.
Svastika, şekli ile hayali bir kare formun içine oturmaktadır.При това истина, мечта и фантазия се преплитат в сложна мозайка.
Güneş haçı, çember içine alınmış bir haç sembolüdür.В план храмът изглежда като кръст, вписан в квадрат.
Kitabı okumaya başladıkları anda kitabın içine girerler.Четейки им детски книжки сама започва да пише.
Ayrıca seralar da bulunmakta ve yetiştirilen ürünler hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlanmaktadır.Тя притежава собствени складове за обработка на внесените тютюни, които продава в България и в чужбина.
Tapınağın içine yerleştirilmiş iki pagoda vardır.Към светилището са изградени две площадки.
Ius Naturale tabii kanunu içine alan ve herkes için geçerli olan kanunlar manzumesiydi.Ius Naturale – е обхващал естественото право, корпусът от закони, които се смятали общи за всички хора.
İçine resmini de koymuştu.Също така се показват снимки на нея.
Çünkü ilk olarak tüm maddeler kara delik içine çekilir.Така една част от материята, всъщност, излиза от черната дупка по осите на въртене на черната дупка.
1857'de Glinka olduğu yılda Rusya büyük bir politik, sosyal ve ekonomik kriz içine girmişti.След 1857 г. цялото му внимание е насочено към икономическите и политически проблеми в Русия.
İlgili Sayfalar