içine ile cümle

içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi?」 15. この火獄が良いのか、それとも主を畏れる者に約束されている永遠の楽園が良いのか。
Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle.すべての生きものの種を舟に運びこめ。
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.ジョンはその夜遅く、クラスターが生まれたばかりの赤子を森に連れていくのを見る。
Geo mikroformat içine sıradan bir (X)HTML dönüştürmek için iki yol vardır: Üç sınıf ekleme.通常の(X)HTMLをgeoマイクロフォーマットに変換するには2つの方法がある: 3つのクラスを加える。
Nuh dedi: “Binin içine!乾の上九に曰く、亢龍悔い有り。
Bugünkü belde sınırları dışında bulunan birçok yerleşim birimini içine almaktadır.そのため苫小牧市が日胆地方の中核的役割を担うことが多い。
Eğer atmosfer içinde çalıştırılıyorsa metal kutu içine atılan çakıl taşı gibi bir ses çıkarır.もし空気中で作動した場合金属製の容器に小石をぶつけた様な音がする。
Daha çok ilkbaharda tüketilir; çünkü sonbahara doğru deniz tuzunu iyice içine çeker.また海陸風の影響を受けるため夏季でも朝夕の寒暖の差が激しい。
İçine yarma konur.中身は女性。
3-mesane içine giriş yeri.入会時に3ポイント付与。
Orada bir kutunun içine girer.箱の中には何が入っているのだろうか。
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir.『女性ヴォーカル???女の口なら他にも使い方があるだろ!!!!』」と主張している。
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.それから穏やかで毅然とした態度で明確に指示する。
Bazen yanlışlıkla küçük teknelerin içine düşebilirler.時には船体が横倒しになる事がある。
Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik?なぜ独り善がりで突っ張っているのか。
Las Vegas çevresini içine alan Clark İlçesinde konaklama vergisi %12'dir.クラーク郡のラスベガス・ストリップなど未編入領域において宿泊税は12%となっている。
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.博物館を訪れたゲストは今までにない恐怖を体験することになる。
İçine şeker katılır.中に砂糖菓子が入っている。
Eğer Seyantolar istila ederse ailemin Çin Seddinin içine girmesine izin veriniz. dedi.彼女が兵士に何をしているのか尋ねると、彼は中に中国兵が居ると答えた。
O bölüm ise Timmy'nin bilgisayarın içine girdiği zaman çıkmıştır.構成員は橘のパソコン越しのみに登場。
Daha sonra içine bir miktar tuz katıp harmanlanır.その後、幽助に放り投げられる。
İçine neon lamba koyarak ışıklı bir kasa elde ederiz.お内仏の中が暗ければ、金灯籠をつける。
Şebeş kasabası içine giren büyük sayıda Avusturya güçleri o kasaba içinde tıkatıldı.その間にオーストリア軍は市内に押し入ると、その大部分を占領した。
1979 - Her iki gezegenin keşfinden bu yana; Plüton, ilk kez Neptün'nün yörüngesinin içine girdi.1979年 - 冥王星が1930年の発見から初めて海王星の軌道の内側に入る。
Jesse: Ve işin içine edebiliyorsun, biliyorsun.詳細 関連項目:知ってる?
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)しかし、事情を聞いた鶴の忠助に頭を丸められてしまったことがある。
Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tambura kirli çamaşırlar konuluyordu.隠れ場所であるドラム式洗濯機の中に入っている。
Ayıklanıp, yıkanıp, doğranmış mendek kaynayan suyun içine ilave edilir.これを布巾に包み水によくさらし、固く絞る。
Kılıçlı askerlerin grubun içine sızması önlenir böylece daha az kayıp verilir.逆に剣閣の軍が駆けつけなければ、涪に対応する兵は少なくて済みましょう。
Deb ile karmaşık bir durumsal içine girerler.奇妙な縁でMIBと関わる。
Katılımcı, çoğulcu demokrasiyi uygulamaya yönelik bir çaba içine girer.これらの政党は、キューバにおける多元的民主主義の実現を目指す運動を推進している。
Girne Kapısı'ndan surların içine girildiği yerde İnönü Meydanı yer alır.上土門(あげつちもん)- 棟門の屋根を勾配の少ない屋根(陸屋根)にして土を上げたもの。
İçine şeker de eklenebilir.砂糖を一緒に加えてもよい。
Geminin içine giriyoruz ve içerideki yaralı askerleri kurtarıyoruz.本艇も同行し、入港後に遭難者を退艇させる。
Sonraki iki milyar yıl sırasında, biriken madde galaktik disk içine yerleşmiştir.次の20億年にかけて蓄積された物質は銀河円盤を形成するようになる。
Ve o sırada Sam'in içine kötü bir his doğar.同時にマヤの心にサムに対して特別な感情も芽生え始めていた。
Düzenek şöyleydi: Sunak taşının (A) altındaki boru su dolu bir kabın (B) içine giriyor.補中の「中」とは、漢方では腹部を差す。
Bir Cryptit'in içine hapsolmuştur.クリスタルの洞窟で封印されていた。
Şehir, ana dinlerin öğretilerini içine alan yerli inanış Kaodaiizm dininin kurulduğu yer olmakla ün salmıştır.国際連合は、主な宗教の祝祭について、国際的に認知されるべき祝祭を公式に認定している。
Ayrıca bu şarkı, Houston'ın ilk kez içine rock ögeleri eklediği şarkıdır.なお、この曲はジョージが初めて、ヴァイオリン奏法を取り入れた曲でもある。
Farklı fiziksel yasaların da işin içine girmesiyle değişmesi gerektiğini unutmamak gerekir.)これも、物権変動の過程を登記に正確に反映しなくなるとして反対説が多い)。
Tom fişeği yakar, fıçının içine atar.鍋に出汁を張り、中火にかける。
Bundy lise yıllarında utangaç ve içine kapanık bir çocuk olarak kaldı.小学生時代のヒロシは暗くいじめられっ子で、担任教師にさえ嫌われていた。
İçine hapsedilen dokuz kuyruklu şeytan tilkiyi (''Kyūbi'') artık daha iyi yönetebilir olmuştur.さらに九錫の礼を加えられ、朝政において拝礼せぬことを許された。
Büyük Yok Edici tarafından ısırıldı ve içine kötülük girdi.そこを炎魔神につけ込まれ、攻め込まれて陥落した。
Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.風炉 (茶道) - 茶道で、茶釜を火に掛けて湯をわかすための炉。
Bordurya hakkında çok şey bilinmez, çünkü her zaman biraz kendi içine kapanık bir ülke olmuştur.少し妄想癖があり、自分だけの世界に入り込んでは度々響に呆れられている。
Kilisenin içine 12. yüzyılda ikonlar çizilmiştir.12世紀に2つの教区が1つにまとまった。
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.ジョンはジャックに対して「わたしは島の眼を見た、それはとても美しかった」と話している。
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.この宇宙になぜ物質が反物質よりも多く存在するのかについてはまだ分かっていない。
Sonra evin içine girer.家ン中にしまう。
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
İçine almayı gösterir.』の中に設ける。
İçine tohumlar konduktan sonra avuç içinde yuvarlanarak şekil verilir.(幕の後、主人公役が花道で六方で引っ込む形もある)。
Seni içine hapsettiğim ateşle beraber dünyaya attım.天明の大火で本圀寺とともに焼失した。
Bunu yapmak için birinci derece kimyasal kinetik denklemi içine Michaelis-Menten denklemi dahil edilir.化学式の右肩に価数を記す。
Güneş haçı, çember içine alınmış bir haç sembolüdür.これは円形を刻印された十字架である。
İmparatorluk'dan kaçmak için bir asteroit kümesinin içine girerler.刺客から逃れるため帝国に仕えることになる。
Zorlu ve esrarengiz maceraların içine girmekten geri durmayacaktır.その後静まって神秘的な響きの中に楽章を終える。
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.小学校のみの設置となる。
İlgili Sayfalar