içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yurt içine, en çok Ankara'ya, yurt dışına ise en çok Almanya'ya göçler yaşanmıştır.Napjainkban leginkább külföldön, Németországban lép fel.
Kol Saati: İçine konan yumurtayı pişirir.Krumplis bukta: Héjába megfőzték a burgonyát.
Genellikle tamammen suyun içine girer.Gyakran teljesen a víz alá merülnek.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Ezek segítségével a hörcsög veszély esetén pillanatok alatt elbújhat.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.Ettől kicsapódik a vaj a tejfölből.
Zamanla genişleyerek Filistin'i de içine aldı.Kóborlásai során eljut a Fülöp-szigetekre is.
İçine bulgur katılır ve dövmeye devam edilir.A lárva ebben bábozódik be és telel át.
Dört yaşındayken karakterini etkileyerek içine kapanmasına neden olan çiçek hastalığına yakalandı.Négyéves korában egy fertőzés miatt megoperálták a szemét.
İçine resmini de koymuştu.Így lefotózta őt is.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.Ide tartoznak a korábban a Chenopodiaceae családba sorolt fajok is.
Bu tapınak 2000 kişiyi içine alabilecek büyüklükteydi.A templom körülbelül 2000 ember befogadására alkalmas.
Oscar ve Hoktopus, Hoktopus'un dolabının içine girerler.Így hát a mufti és a vezír is a szekrénybe kerül.
Kütlenin içine sokulan modern yollar turizmin gelişmesini sağlamıştır.Az így megépült járdák elősegítették a biztonságos közlekedést.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.A kis Péter vékonyka, félénk, magának való kisgyermek volt.
O, karakterinin içine girmiş gibi görünüyor.Úgy tűnik, mintha saját személyiséggel rendelkezne.
Jesse: Ve işin içine edebiliyorsun, biliyorsun.Engedély: Törődhetsz a saját dolgoddal.
Köklü Sayı üssü reel olan herhangi bir sayının kök içine alınarak gösterilmesine denir.Később a definíciót az egységsugarú kör segítségével kiterjesztjük az összes valós számra.
Ayrıca önemli kent merkezleri savunma hatları içine alındı.Civilek is beállnak harcolni a védelmi vonalakon.
7 ay 24 gün süren harekât, bütün Akdeniz'i, zaman zaman Kızıldeniz'i de içine alıyordu.Két hét alatt bejárták egész Németországot, egy hónap múlva pedig tudtak róla az egész keresztény világban.
Weddell Denizi, Antarktika Kıtası'nın içine sokulan, Güney Okyanusu'nun bir parçasıdır.A Vahsel-öböl egyike az Antarktisz öbleinek, a Weddell-tenger része.
Besin, koful oluşturularak hücre içine alınır.Így tehát Brett a pincében kényszerül berendezkedni.
Ve "adanın gözlerinin içine baktım ve gördüğüm şey çok güzeldi" der.Hän sanoo ”Katsoin saaren silmään ja se, mitä näin, oli kaunista”.
Cornaceae Bercht. & J.Presl (Kızılcıkgiller) (Nyssaceae Juss. ex Dumort.'yi içine alır.)Cornaceae Bercht. & J.Presl (sisältää heimon Nyssaceae Juss. ex Dumort.)
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Katsekontakti on tilanne, jossa kaksi henkilöä katsoo toisiaan silmiin samaan aikaan.
Kilisenin içine ikonlar çizilmiştir.Kirkko maalattiin sisältä.
Loomis evin içine girer ve ona altı el ateş eder.Loomis tulee ja ampuu oven auki.
(Mersingiller) (Heteropyxidaceae Engl. & Gilg, Psiloxylaceae Croizat'yi içine alır.)Myrtaceae Juss. (sisältää heimot Heteropyxidaceae Engl. & Gilg ja Psiloxylaceae Croizat) Onagraceae Juss.
Evet pis camurun içine...")."Pienvikaisten paratiisi" (Säv.
Bölge, Yeni Gine'nin kuzeydoğusu ve birçok yakın ada öbeğini içine almaktaydı.Se käsitti Uuden-Guinean koillisosan sekä useita lähellä sijaitsevia saariryhmiä.
(Memecylaceae DC.'yi içine alır.) §Myrtaceae Juss.Melastomataceae Juss. (sisältää heimon Memecylaceae DC.)
1970'lerin ortalarında, Diadora artık futbol sporunun içinede girmişti.1970-luvun puolivälistä lähtien seura on keskittynyt jalkapalloon.
Bordurya hakkında çok şey bilinmez, çünkü her zaman biraz kendi içine kapanık bir ülke olmuştur.Borduriasta ei erityisemmin kerrota paljoakaan, sillä maa on suljettu valtio.
Roma topraklarının içine kadar ilerleyen I. Şapur, Antakya'yı ele geçirdi ve talan etti (253 veya 256).Sapor tunkeutui syvälle roomalaisalueille, valloitti ja ryösteli Antiokiassa vuonna 253 tai 256.
Kapuska: Lahana içine pirinç konularak yapılan yemek.Grill it! keskittyy grillattaviin ruokiin.
Tim Burton içine kapanık bir çocuktu.Clinton Coot) oli Julle Ankanpään poika.
Plan bugünkü Kenya'daki Mau Platosunun 13000 km²'sini içine alıyordu.Chamberlain tarjosi 13 000 km² aluetta nykyisen Kenian alueelta.
Bert son anda kabuğunun içine girer, dinamit patlayarak maymunu ve üzerinde durduğu ağacı havaya uçurur.Bert huomaa vaaran ja vetäytyy kuoreensa, säilyen hengissä kun apina sekä puu räjähtävät.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Hänet vietiin ambulanssilla sairaalaan ja hän selvisi.
Jesse: Ve işin içine edebiliyorsun, biliyorsun.Tunnetko tavaran, tunnetko tekijän?
Geminin içine giriyoruz ve içerideki yaralı askerleri kurtarıyoruz.Aluksen miehistö määrättiin jättämään alus ja hävittäjät poimivat pelastuneet merestä.
Böylece içine aldığı nesne ortaya çıkar.Hän muistelee asioita, jotka ovat tuoneet hänet sinne.
X11 (XQuartz): X11 Panther içine yerleştirilmiştir.X11 – Sisäänrakennettuna Pantherissa.
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir.Tapio Nousiainen: Mikä on ihminen???.
İmparatorluk bir dizi çatışma içine girdi.Keisari heräsi väkijoukon liikehdintään.
Bununla beraber park ile şehir birbiri içine geçmiştir.Näin Unter den Linden siirtyi kokonaisuudessaan kaupungin sisäpuolelle.
Arabadan kaçan Jenny ormanın içine saklanır.Wyatt lähtee häntä pakoon autolla ja jättää Eddien metsään.
Hepsi birbiri içine girmiştir.Hän keskeytti jokaisessa.
Aslında sinyal, Jedilar'ı tam bir tuzağın içine gönderiyordu.Imperiumi käynnisti temppelin hätäkutsusignaalin lähettimen houkutellakseen jedejä ansaan.
2-5 ml kadar ilacın kas içine (intramüskuler) verilmesidir.Teloituksessa ainetta annetaan 2–5 grammaa.
Enstrumanlar bütün Kore davullarını içine alır.Jotkut pitävät Inaria identtisenä kaikkien vilja-kamien kanssa.
(Medusandraceae Brenan, Soyauxia Oliver'yi içine alır.)(Megadeth) ja Among the Living (Anthrax).
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Lopulta Kukkelman näkeekin kuvatun kaltaisen naisen erään talon ikkunassa.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.Clara oli nuorena ujo ja kiusattu.
Hamur demetleri daha sonra bir piramit içine istiflenmiş halkalar şeklinde biçimlendirilir.Pitkulaiset lelut on suunniteltu pinottavaksi päällekkäin pyramidin muotoon.
Motosiklet üreticilerini de içine alan Taşıt üreticilerindendirler.Varsinkin vanhemmilla autotehdaspaikoilla valmistetaan myös moottoreita.
Bir zamanlar leucogenysin içine eklenmiştir.Ne sisällytettiin aiemmin Molluginaceae-heimoon.
İçine birazcık tuz atılır.Sisältä paljastuu pieni Tahmatassu.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Tartunta on yleensä peräisin lihasta tai kalasta.
İçine almayı gösterir.Toteemipalmu Häntä sisään!
2012 yılında "Vatan" parti listesinden Parlamentoya içine yeniden seçildi.Το 2012 επανεξελέγη στο κοινοβούλιο στον κομματικό κατάλογο της "Πατρίδας".
İlgili Sayfalar