içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü zaman değişkeni işin içine katılmamıştır.O número de times não se alterou com a mudança.
Aritmetik fonksiyon: pozitif tam sayılardan karmaşık sayılar içine bir fonksiyondur.Função aritmética: Uma função dos números inteiros nos complexos.
Böylece içine aldığı nesne ortaya çıkar.O Senhor a fez compreender o significado disso que lhe havia aparecido.
Cümle içinde bir sözcük ya da cümleden sonra yapılması uygun görülen açıklamalar ayraç içine alınır.Carece de termos equivalentes a expressões como por favor ou desculpe-me.
Hücre içine girdiğinde ise leuco-malahit yeşili (LMG) adındaki forma çevrilir.Quando está dentro da célula, ela é metabolizada em uma forma chamada leuco-verde malaquita.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.A brigada de Kamo contrabandeou bombas para Tíflis, escondendo-as dentro de um sofá.
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan vilâyet te onun içine dâhildir.Na sua porção distal, torna-se uma das quatro artérias perfurantes (en).
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Para reduzir esse risco, foi realizada uma limpeza com gás nitrogênio antes do lançamento.
Abhazya Cumhuriyeti arması beyaz ve yeşil içine dikey olarak bölünmüş bir kalkan şeklindedir.O brasão de armas da Abecásia é um brasão dividido verticalmente em branco e verde.
Ailesi ve sevenleri büyük üzüntü içine girmişti.Seus amigos e subordinados foram alvo de grandes provações.
1929'da komşu Sterkrade ve Osterfeld şehirleri Oberhausen sınırları içine katıldı.Em 1929 foram integradas as cidades de Osterfeld e Sterkrade.
Oraya çıkar ve uçağın içine girer.Ele sobe nela e se apronta para decolar.
Johnson ayrıldıktan biraz sonra bir tüfek sesi duyar ve Johnson'un vurulmuş olduğu içine doğrar.Depois de sair, Minnie ouve um tiro e descobre que Johnson havia sido ferido.
Büyülü Iştın (Sihirli Lamba): İçinden cin çıkar, insan da içine hapsedebilir.Surpreendentemente, ele possui um Persona, que desperta quando Shin faz a Extração de Sombras nele.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Pouco a pouco se expandiram ocupando territórios próximos.
Sonunda içine kapanık olarak tabir edilebilecek birisi olmuş.Então, provavelmente, ele se abrigou em algum local.
Bu karamsarlığın içine batmayı seviyorum.Amo este espaço cênico.
Ölüler bu sandık mezarların içine çoğu kez "hocker" (ana rahmindeki pozisyon) biçiminde yatırılmıştır.Dentro da tumba são armazenados os restos cremados ("funishin") de várias gerações de membros da família.
Daha sonra geri hizmet kıtaları içine alındılar.Posteriormente voltaram a se encontrar nas divisões de acesso.
İçine yarma konur.Bota a burrinha pra dentro.
Atın yapımından sonra atın içine ilk girenlerden birisi de o oldu.Ele tem sido um cavalo especial desde a primeira vez que eu montei nele.
İstanbul'da yaşayan yeni evli bir çiftin içine düştükleri cehennemi konu alır.O problema é que agora o quarto está sendo ocupado por um casal de recém-casados.
(Asphodelaceae Juss. ve Hemerocallidaceae R.Br.'yi içine alır.)ºXanthorrhoeaceae Dumort. (inclui Asphodelaceae Juss. e Hemerocallidaceae R.Br.)
Fas'ı Portekiz akınlarından kurtardı, Avusturya'nın saray içine dönük oyunlarını etkisiz hale getirdi.O time encerrou as atividades no GP de Portugal, deixando de participar dos GPs do Japão e da Austrália.
Bu çözelmiş kompleksler aktif taşıma ile hücre içine alınırlar.Estas moléculas maiores terão que ser transportadas para o interior do núcleo de maneira ativa.
Saldırdıkları hücrenin zarını zayıflatıp su ve iyonların hücrenin içine difüze olmasını (girmesini) sağlarlar.Seu golpe, porém, logo é desvendado e, como castigo, eles se tornam servos, carregadores de lenha e de água.
Çevreleriyle ilişki içine girmeye ihtiyaçları yoktur.Nada o liga a seus relacionamentos.
Bu dönem aktif biçimde siyasetin içine girdi.Estava assim consumada a sua entrada para a política activa.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.Fotos disponibiliza complexas ferramentas de edição com vários controles simples por padrão.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid acha um cabo vindo do oceano e indo para a floresta.
A Bölgesi Trieste'yi içine alıyor ve İtalya'nın Trieste Bölgesi oluyordu.A Zona A se anexou à Itália, formando assim a atual Província de Trieste.
Ancak büyük bir aşk üçgeninin içine düşülmüştü.Estava formado o triângulo amoroso.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.A narrativa termina com esse suicídio, que George ouve atrás de uma porta, sem poder ver nem intervir.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.Eles saltam em uma caixa cheia de pedaços de tecido.
Bütün toplarını aynı anda Mr. Bucket'ın içine koymayı başaran oyuncu kazanmış olur.O vencedor é o primeiro jogador com todas as quatro de suas bolas no Mr. Bucket ao mesmo tempo.
Horasan bir keşmekeş içine büründü.Ele me levou para baixo de um sinuoso caminho de descoberta.
Fakat, işler umulduğu gibi yolunda gitmeyince, Bob'un ailesi de olayın içine girer.Por não ter muitas escolhas, Bob aceita o emprego.
Doğal olarak, üstel zaman polinomsal zamanı içine alabilir.É garantido que ele rode em tempo polinomial.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.Ainda durante o percurso ela se envolveu romanticamente com o personal trainer Carlos Leon.
Bordurya hakkında çok şey bilinmez, çünkü her zaman biraz kendi içine kapanık bir ülke olmuştur.Quase nunca vê o pai, pois o mesmo bastante ocupado.
Metalium, yeni bir oluşum içine girdi.O sistema AJURI entra em uma nova fase.
Maggie daha sonra otobüsün içine girerek Glenn'in orada olup olmadığına bakar.Em seguida, ela procura por Glenn, mas percebe que ela não estava dentro do ônibus junto aos outros.
İki dev Ares'i tunçtan bir küpün içine kapatırlar.Os dois membros do Deep Purple chegaram a subir ao palco para uma jam.
Bu İyotun, alkolün içine çözündüğünü gösterir.Este processo é chamado relargagem, e ocasiona a separação do álcool isopropílico numa camada distinta.
1860'larda bu sineklerin bazıları elmaların içine yumurtlamaya başladı.Em 1860, colonos escoceses introduziram a criação de ovelhas nas Malvinas.
Orlok odanın içine girer.Leila vai para o portal em seu quarto.
Gömüler iri küplerin içine konulmuştur.Os túmulos são fechados com grandes tampos.
3-mesane içine giriş yeri.Acesso em 3 de mar.
Bu park Hadrian Duvarı'nı içine almakta ve İskoçya sınırlarına kadar erişmektedir.Encontra-se próximo da Muralha de Adriano e foi construído para guardar a fronteira com a Escócia.
Başlangıç inşası, dokuzuncu yüzyılda Pietro Tribuno hükümdarlığı döneminde, Roma kurumunun içine inşa edildi.A construção foi iniciada no século XI durante o dogado de Pietro Tribuno sobre fundações de origem romana.
Bu sayede haşaratın da binanın içine girişinin engellenmiş olacağı söylenmektedir.O homem afirmou que o cheiro de decomposição estava vindo de dentro da casa.
Kromozom seviyesinde insersiyon terimi , kromozomun içine uzun bir dizinin girmesi anlamında kullanılır.A nível cromossómico, uma inserção refere-se à inserção de grandes sequências em um cromossomo.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.Ela chamou para os alunos para a sala.
Döneminde Kureyş kabilesinde içine düştüğü maddi bunalımlara rağmen hep sözü dinlenenlerden olmuştur.Door te wijzen op de beloning in het hiernamaals zouden onderdrukten zich schikken in hun lot.
Sıra Osiris'e geldiğinde, kutuya girdi ve içine uzandı.Toen het Osiris' beurt was stapte hij in de kist en strekte zich erin uit.
Lie gruplarının ilk örneklerinin tümü klasik grupların sınıfı içine düşüyor.All van deze voorgaande voorbeelden van lie-groepen vallen in de klasse van de klassieke groepen.
O, karakterinin içine girmiş gibi görünüyor.Hij werd geroemd om zijn karakter.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.De lettercode "6EQUJ5" geeft de variatie in intensiteit van het signaal weer.
Bunlar karşılıklı olarak birbirleri içine geçecek şekilde düzenlenmişlerdir.De lanen rondom de Kommen dienden daartoe in elkaars verlengde te liggen.
Sonra evin içine girer.Daarna dringt hij het huis binnen.
İlgili Sayfalar