içine ile cümle
içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu İyotun, alkolün içine çözündüğünü gösterir.وقد تبين النالتريكسون يقلل الافراط في شرب الخمر.
Hepsi birbiri içine girmiştir.حيث الكل في واحد.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.أخيراً يغرما في بعضهم البعض عندما ينظر كل فرد منهما إلى عيون الآخر.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.وقد دخلت في علاقة رومانسية في تلك الفترة مع مدرب اللياقة البدنية كارلوس ليون.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.ونقض الغرض قبيح عقلاً، ويستحيل على الله سبحانه وتعالى.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.كان جورج في طفولته خجولاً ومنعزلاً.
Böylece içine aldığı nesne ortaya çıkar.نسيت ما جاءت من أجله.
1979 - Her iki gezegenin keşfinden bu yana; Plüton, ilk kez Neptün'nün yörüngesinin içine girdi.1979 - كوكب بلوتو يتحرك ليدخل مدار نيبتون لأول مرة منذ تاريخ اكتشافه.
Jesse: Ve işin içine edebiliyorsun, biliyorsun.السؤال هو هل تستطيع أن تتعامل معها؟...
İnsanlar açtıkları çukurlara büyük bir hayvan postu döşüyor ve içine koydukları yiyecekleri haşlıyorlardı.سيأكل العديد من الصيادين الطعام الذي يصطادونه في المكان الذي وجدوه فيه.
Bu yollar genellikle sistem yöneticisi tarafından yönlendiricinin içine girilir.يستعاد هذا النوع غالباً عند استخدام طرق من النظام.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.عندما تملأ أسلحتك انظر من النافذة.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.يمكن تحويل الحليب بسهولة اٍلى لبن.
Hayvan alışılmış hareketlerini yapmaz, garip davranışlar içine girer.الإبلاغ عن الكلاب التي تتصرف بشكل غريب.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.يثبت الياء الزائدة في ( يوم يأت ) في سورة هود ( ما كنا نبغ ) سورة الكهف في حال الوصل .
Kapı, büyük panolar içine alınmış madalyonlardan sonra ikiz sütunların kullanılmasıyla taçlandırılmıştır.تتوج البوابة بالعمدان المزدوجة بعد الميدالية المقتبسة من اللوحات الكبيرة.
Fakat mahalle içine oldukça uzaktadır.إنها قريبة جدا من جزيرتنا.
Dönen felek şaşkınlık içine düştü.الأمر الذي نفاه الفريق ضاحي خلفان.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.غالبًا ما تعطى هذه المضادات الحيوية وريديًا وتستخدم في تركيبة.
Nuh dedi: “Binin içine!عن سعيد، قال:قلت لابن عباس:«إن نوفا يزعم أن الخضر ليس بصاحب موسى، فقال : كذب عدو الله».
Ancak şehir hiçbir zaman sur içine alınmadı.لكن يبدو أن المجتمع الأفريقي لم ينس أبدا.
Böylece topun saha içine veya dışına çıkıp çıkmadığı daha objektif belirlenebilmektedir.يمكنها قياس الفقد في المعدن من الداخل والخارج.
Gemiyi yaptı ve 600 yaşında olduğu halde içine bindi.هي أيضا أصغر من ركب السفينة حيث كان عمرها شهرين فقط.
Her foton bir optik lif içine girer ve yolu üstünde yarı yansıtıcı bir aynaya rastlar.ويسقط كل من الشعاعين على مرآة عاكسة جيدة فينعكسان إلى المرآة النصف شفافة .
Bunun içine sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler girmektedir.مثال على ذلك خدمات الضمان الاجتماعي وخدمات الرفاهية.
Ailesi ve sevenleri büyük üzüntü içine girmişti.أفكاري مع عائلتها ومعجبيها في هذه الساعة من الحزن.
Bergama ilçesi de Yunt Dağları'nın büyük bir kısmını içine alır.أعطانه تشمل معظم جبال أوراسيا.
İçine resmini de koymuştu.وأدرجها بفهرس وضعه.
Kaktüs ve ağaç gövdelerinin içine yuva yapar; geceleri böcek avlayarak beslenir.تعيش بين الحجارة وتحتها، تسرح في الليل قوتها الحشرات.
Bunun yerine doğrudan formaldehitin içine koyduk.وبدلا من ذلك ذهبت مباشرة إلى ركلات الترجيح.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.أدى مرضها إلى غرق الأسرة في كثير من الديون.
Tüm bu akıntı, tek bir formül içine hapsedilerek ifade edilemez.من الممكن إثبات أنه لا يمكن تغطية كل الدائرة بنظام بياني واحد.
Havuzların ağzı açık bırakılır ve dalyanın içine balık girdiğinde ağız kısmı başka bir ağla kapatılır.انتعشت السمكتان داخل الحوض وبقيت الثالثة في يدي ساكنة بفم مفتوح.
Kilisenin içine 12. yüzyılda ikonlar çizilmiştir.بنيت الكنيسة في القرن الثاني عشر.
Sıkışıklığı önlemek için kampın dışına kuyular kazıp cesetleri kirecin içine attılar.داخل المعبد الهندوسي قبل أن يتم قتلهم وإخراج جسدها من الغابة.
Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.حيث يمكن ذلك قوات الحلفاء من مضاعفة أعمالها العسكرية ضد ألمانيا.
Cherubino hemen büyük elbise dolabı içine girip saklanır.شانكلي وافق وولد لبس إيقوني.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.فيما عدا مزارع شبعا والتي لا تزال محتلة حتى الآن.
Bu devlet Filistin’i de kapsayacak ve Osmanlı’nın Arap vilayetlerini içine alacaktı.لكنهم تحملوا -صابرين على مضض- أن يبقى هذا الساحل ملكاً للعرب».
Ius Naturale tabii kanunu içine alan ve herkes için geçerli olan kanunlar manzumesiydi.فلقد كان يرى أن الطاوية عبارة عن قانون طبيعي يُجبر كل شخص وكل شيء على اتباعها.
Düzenek şöyleydi: Sunak taşının (A) altındaki boru su dolu bir kabın (B) içine giriyor.و ذات السّليم: ماء لبنى صخر بن ضمرة قرب الجار.
Homer kızar ve makineyi tekmeler, makine Homer'ı içine çeker.داكس يعشق السيارات ولديه و يستطيع تفكيك و تركيب محرك سيارة.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.في الصيف، من المعتاد أن تجد مئة شخص يصعدون إلى القمة من خلال الطريق العادي كل يوم.
Odanın içine göz attım, kimseyi göremedim.ألقيت نظرة داخل الغرفة و لم أرى أحدا.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.A Lockheed ficou responsável pela construção da nave espacial em que o telescópio ficaria alojado.
Ancak, tek bir substratı olan bazı enzimler bu mekanizma kategorisi içine girmezler.Porém, algumas enzimas que apenas têm um substrato não se agrupam nesta categoria de mecanismos.
Her sunucu lisansı Flex Builder IDE için 5 lisansı içine aldı.Cada licença do servidor incluía 5 licenças para o Flex Builder IDE.
Sonraki gece Jon, Craster'ın yeni doğan bir erkek bebeği orman içine götürdüğünü görür.Mais tarde naquela noite, Jon vê Craster levando um de seus filhos recém-nascidos para a floresta.
Sonraki iki milyar yıl sırasında, biriken madde galaktik disk içine yerleşmiştir.Durante os dois bilhões de anos seguintes, a matéria acumulada se dispõe em um disco galáctico.
Bununla beraber park ile şehir birbiri içine geçmiştir.O parque foi inaugurado junto com a cidade.
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.No entanto, ele não nega o uso de outras substâncias inteiramente, como o cigarro, por exemplo.
Kitabı okumaya başladıkları anda kitabın içine girerler.Ao lerem o livro, eles acabam entrando no mesmo.
3) vCard biçimi (Apple Adres Kitapı ya da başka bir uygulama içine aktarmak için). ^ (Windows)3) formato vCard (para importar para o Catálogo de Endereços Apple ou outro aplicativo).
İçine girdiğimde çok farklı bir dünya olduğunu gördüm.Pensei comigo: Aqui abaixo há um mundo muito forte.
Forum içine eklenen son anıt Fokas Sütunu'dur.O último monumento construído dentro do Fórum é a Coluna de Focas.
Bu uzun barış ve refah dönemi kaçınılmaz şekilde ordunun rehavet içine girmesine ve laçkalaşmasına neden oldu.Inevitavelmente, este longo período de paz e prosperidade levou à complacência e à negligências dos militares.
İsimdeki @ (kuyruklu a işareti) bir kabuk içine hapsolmuş küçük molekülü ifade etmektedir.O símbolo @ (arroba) no nome se refere à noção de que há uma pequena molécula aprisionada dentro da estrutura.
Seni içine hapsettiğim ateşle beraber dünyaya attım.Depois coloca fogo no cativeiro com ela dentro.
Tanrılar kendi tasvirlerinde yaşayarak gizli konumlarından ayrılıp fiziksel bir biçim içine girerdi.Ao habitar essas imagens, os deuses deixaram seu estado oculto e assumiram uma forma física.
Son aşamada ise tatlandırmak için içine biraz bal konulur.”Ao tempo só resta deixá-lo desabrochar".
İlgili Sayfalar