içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Z skálí vyvodí potůčky, a všecko, což jest drahého, spatřuje oko jeho.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Z skał wywodzi strumienie, a każdą rzecz kosztowną widzi oko jego.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Εγκοπτει ποταμους μεταξυ των βραχων και ο οφθαλμος αυτου ανακαλυπτει παν πολυτιμον.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.в скалах просекает каналы, и все драгоценное видит глаз его;
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Разсича проломи между скалите; И окото му открива всичко що е скъпоценно
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.בצורות יארים בקע וכל יקר ראתה עינו׃
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.ينقر في الصخر سربا وعينه ترى كل ثمين.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.在 磐 石 中 鑿 出 水 道 . 親 眼 看 見 各 樣 寶 物
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.在 磐石 中 鑿出 水道 . 親 眼看見 各 樣寶物
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Când ajunge la capătul toboganului -- (Râsete) -- utilizatorul trece printr-un tub de aluminiu.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Cuando se llega al final del tobogán, (Risas) el corredor pasa a través de un tubo de aluminio.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Gdy ślizgający się dociera na sam dół zjeżdżalni - (Śmiech) - przejeżdża przez aluminiową rurę.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Khi ta xuống tận đáy cầu trượt -- (Tiếng cười) -- người trượt đi qua một ống nhôm.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.슬라이드의 끝으로 가면- (웃음) -탑승자는 알루미늄 튜브를 지납니다.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Lorsque vous arrivez au bas de la descente - (Rires) - le surfeur passe à travers un tube en aluminium.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Onderaan de glijbaan -- (Gelach) glij je door een aluminium buis.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Quando arrivate in fondo allo scivolo -- (Risate) -- il guidatore passa attraverso un tubo di alluminio.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Wenn man am unteren Ende der Rutsche ankommt - (Gelächter) - durchfährt der Fahrer eine Aluminiumröhre.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Като стигнеш до самото дъно на дъската... (Смях) ...ездачът минава през една алуминиева тръба.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Когда вы доезжаете до низа горки, (Смех) наездник проезжает сквозь алюминиевую трубу.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.כשתגיעו לתחתית המגלשה -- (צחוק) -- הרוכב עובר דרך צינור אלומיניום.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.حين تصلون إلى أسفل المزلجة -- (ضحك) -- الراكب يمر عبر أنبوب ألمنيوم.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.(笑) 乗り手はアルミ管を通ります ここからはキースに 技術的観点からどうして重要なのかを
Ki hoş bir sonuç çünkü ivme bu değerin içinden olmalı.Což je skvělé, protože v takových jednotkách by zrychlení mělo být.
Ki hoş bir sonuç çünkü ivme bu değerin içinden olmalı.가속도 단위와 일치합니다.
Ki hoş bir sonuç çünkü ivme bu değerin içinden olmalı.מטר חלקי שניה בריבוע, שזה מגניב. כי אלו היחידות של תאוצה.
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Aku akan mengambil roti itu dari tabut sebelum ada yang menemukannya."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Ich schnappe mir das Brot bevor jemand es findet."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Ik haal het uit de kast voordat iemand het gevonden heeft."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Jag ska ta bort det ur arken innan någon hittar det."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Je vais le retirer de l'arche avant que quelqu'un ne le trouve."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Lo sacaré del arca antes de que alguien lo encuentre."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""O voi scote din chivot inainte sa o gaseasca cineva."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Ta sẽ lấy chúng ra khỏi cái hộp trước khi người nào đó thấy chúng."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Tiro-o da arca antes que alguém o encontre."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Θα το βγάλω από τη κιβωτό πριν το βρει κάποιος",
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Заберу-но хліб з ковчега, доки ніхто не дізнався".
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Ще го извадя от кивота, преди някой да го намери."
"Kimse bulmadan arkın içinden çıkartayım bari.""Я заберу хлеб из ковчега пока никто не нашел его."
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.Een grote bacteriënfamilie gaat dood terwijl de virussen uit hun ingewanden stromen.
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.Egy óriási baktérium család, mely tagjai haldokolva ontják magukból a vírusokat.
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.하나의 커다란 확장된 박테리아 가족은 모두 그들의 내장에서 바이러스들을 쏟아내면서 죽습니다.
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.Obrovská, rozvětvená rodina bakterií, celá umírá s viry řinoucími se z jejich střev.
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.Uma grande família de bactérias.
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.משפחת חיידקים מורחבת וענקית, וכולם גוועים, בעוד הנגיפים נשפכים להם מתוך הקרביים,
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.عائلات بكتريا ممتدة ، كلها تموت بوجود فيروسات منفجرة من احشائها،
Kocaman, büyümüş bir bakteri ailesi hepsi içinden virüsler dökülürken ölürler.力尽きてウィルスに負けて滅びるのです ウィルスがバクテリアに代わり世界を制覇するのです
-Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Om det är några dåliga, så plocka bort dem.
-Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Retira todo lo que esté en mal estado.
-Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Wenn du schlechte findest, nimm sie raus.
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››(31)Казва в сърцето си: Бог е забравил, Скрил е лицето Си, никога няма да види.
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››(9:32) говорит в сердце своем: „забыл Бог, закрыл лице Свое, не увидит никогда".
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Azt mondja szívében: Elfelejtkezett Isten, elrejtette arczát: nem is látott soha!
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Confidino in te quanti conoscono il tuo nome, perché non abbandoni chi ti cerca, Signore
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Dice en su corazón: "Dios se ha olvidado. Ha ocultado su rostro; nunca lo verá.
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Diz ele em seu coração: Deus se esqueceu; cobriu o seu rosto; nunca verá isto.
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››El zice în inima lui: ,,Dumnezeu uită! Îşi ascunde Faţa şi în veac nu va vedea!``
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Er spricht in seinem Herzen: Gott hat's vergessen; er hat sein Antlitz verborgen, er wird's nimmermehr sehen.
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Hắn nghĩ rằng : Ðức_Chúa_Trời quên rồi , Ngài đã ẩn mặt , sẽ không hề xem_xét .
Kötü insan içinden, ‹‹Tanrı unuttu›› der, ‹‹Örttü yüzünü, asla göremez.››Hắn nghĩ rằng: Ðức Chúa Trời quên rồi, Ngài đã ẩn mặt, sẽ không hề xem xét.
İlgili Sayfalar