içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kalabalığın içinden biri İsaya, ‹‹Öğretmenim, kardeşime söyle de mirası benimle paylaşsın›› dedi.眾 人 中 有 一 個 人 對 耶 穌 說 、 夫 子 、 請 你 吩 咐 我 的 兄 長 和 我 分 開 家 業
Kalabalığın içinden biri İsaya, ‹‹Öğretmenim, kardeşime söyle de mirası benimle paylaşsın›› dedi.眾 人 中 有 一 個 人 對耶穌說 、 夫子 、 請 你 吩咐 我 的 兄長 和 我 分 開家業
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A všecken zástup hledal se ho dotknouti; nebo moc z něho vycházela, a uzdravovala všecky.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A všetok zástup hľadal dotknúť sa ho, lebo vychádzala od neho moc a uzdravovala všetkých.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.A wszystek lud szukał, jakoby się go dotknąć; albowiem moc wychodziła z niego, i uzdrawiała wszystkich.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Cả đoàn dân đến kiếm cách rờ Ngài , vì từ Ngài có quyền phép ra , chữa lành hết mọi người .
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Cả đoàn dân đến kiếm cách rờ Ngài, vì từ Ngài có quyền phép ra, chữa lành hết mọi người.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.És az egész sokaság igyekezik vala õt illetni: mert erõ származék belõle, és mindeneket meggyógyíta.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.E toda a multidão procurava tocar-lhe; porque saía dele poder que curava a todos.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Et toute la foule cherchait à le toucher, parce qu`une force sortait de lui et les guérissait tous.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Iedereen probeerde Hem aan te raken, omdat een geweldige kracht van Hem uitging. Hij maakte ze allemaal beter.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.In vsa množica je iskala, da bi se ga dotikali, ker moč je iz njega šla in ozdravljala vse.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Ja kaikki kansa tahtoi päästä koskettamaan häntä, koska hänestä lähti voima, joka paransi kaikki.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.온 무리가 예수를 만지려고 힘쓰니 이는 능력이 예수께로 나서 모든 사람을 낫게 함이러라
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Och allt folket sökte att få röra vid honom, ty kraft gick ut ifrån honom och botade alla.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Og alt folket søkte å få røre ved ham; for en kraft gikk ut fra ham og helbredet alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.og hele Skaren søgte at røre ved ham; thi en Kraft gik ud fra ham og helbredte alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Semua orang berusaha menjamah Yesus, karena ada kuasa yang keluar dari diri-Nya yang menyembuhkan mereka semua
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Şi tot norodul căuta să se atingă de El, pentrucă din El ieşea o putere, care -i vindeca pe toţi.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Tutta la folla cercava di toccarlo, perché da lui usciva una forza che sanava tutti
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Und alles Volk begehrte ihn anzurühren; denn es ging Kraft von ihm und er heilte sie alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.y toda la gente procuraba tocarle; porque salía poder de él, y sanaba a todos
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Και πας ο οχλος εζητει να εγγιζη αυτον, διοτι δυναμις εξηρχετο παρ' αυτου και ιατρευε παντας.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.И весь народ искал прикасаться к Нему, потому что от Него исходила сила и исцеляла всех.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.І ввесь народ шукав приторкнутись до Него: бо сила від Него виходила, й сцїляла всіх.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.тоже и измъчваните от нечисти духове се изцеляваха.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.וכל ההמון מבקשים לגעת בו כי גבורה יצאה מאתו ורפאה את כלם׃
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.وكل الجمع طلبوا ان يلمسوه لان قوة كانت تخرج منه وتشفي الجميع
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想 要 摸 他 . 因 為 有 能 力 從 他 身 上 發 出 來 、 醫 好 了 他 們
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想要 摸 他 . 因為 有 能力 從 他 身上發 出來 、 醫 好 了 他 們
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.C'erano tracce di sangue che dall'interno della stanza portavano in corridoio.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Havia um rasto de sangue desde o interior da sala até ao corredor.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Hay restos de sangre desde el cuarto hasta el pasillo.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Ślady krwi wiodły z tego pokoju na korytarz.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Täällä oli verijälkiä... ...jotka johtivat huoneesta käytävään.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Υπήρχαν ίχνη αίματος από το δωμάτιο προς τον διάδρομο.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Тут были следы крови, которые вели из комнаты в коридор.
Kartların 1'den 36'ya kadar olduğunu düşünelim ve içinden 9 tane seçelim하지만 그냥 1에서 36까지의 카드가 있다고 생각합시다. 그리고 우리는 그 중 9개를 고르겠습니다
Kartların 1'den 36'ya kadar olduğunu düşünelim ve içinden 9 tane seçelimMen lad os tænke over kortene som værende fra 1 til 36 og vi skal udvælge 9 af dem
Kartların 1'den 36'ya kadar olduğunu düşünelim ve içinden 9 tane seçelimWe gaan ze nu nummer 1 tot en met 36, en we kiezen er daar 9 van.
Kartların 1'den 36'ya kadar olduğunu düşünelim ve içinden 9 tane seçelimНо нека мислим за картите като за "1" до "36", и ще изберем девет от тях.
Kartların 1'den 36'ya kadar olduğunu düşünelim ve içinden 9 tane seçelimПоміркуймо про обирання цих карт як 1 з 36, а ми при цьому збираємося обрати 9 з них.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Abre canales en las rocas, y sus ojos ven todo lo preciado
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.A sziklákban tárnákat hasít, és minden drága dolgot meglát a szeme.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Corta canais nas pedras, e os seus olhos descobrem todas as coisas preciosas.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Hij boort tunnels door de rots en legt kostbare gesteenten bloot.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.I berget sprenger de ganger, og allehånde kostelige ting får de se.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.i Klipperne hugger man Gange, alskens Klenodier skuer Øjet;
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Il ouvre des tranchées dans les rochers, Et son oeil contemple tout ce qu`il y a de précieux;
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.In i klipporna bryter man sig gångar, där ögat får se allt vad härligt är.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Kallioihin murretaan käytäviä, ja silmä näkee kaikkinaiset kalleudet.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Ketika ia membuat tembusan di dalam gunung batu, didapatinya permata yang sangat bermutu
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.돌 가운데로 도랑을 파서 각종 보물을 눈으로 발견하고
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Man reißt Bäche aus den Felsen; und alles, was köstlich ist, sieht das Auge.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.nelle rocce scava gallerie e su quanto è prezioso posa l'occhio
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Người đục hang trong hòn đá , Mắt nó tìm được mọi bửu vật ở trong .
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Người đục hang trong hòn đá, Mắt nó tìm được mọi bửu vật ở trong.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.prekope izsekava skozi skalovje in raznotere dragocenosti ugleda oko njegovo.
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.rúbe prietoky cez skaly, a všetko, čo je drahé, uvidí jeho oko;
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.Sapă şanţuri în stînci, şi ochiul lui priveşte tot ce este de preţ în ele.
İlgili Sayfalar