içinden ile cümle

içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.porque ella pensaba dentro de sí: "Si solamente toco su vestido, seré sanada.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Sillä hän sanoi itsekseen: "Jos vain saan koskettaa hänen vaippaansa, niin minä tulen terveeksi".
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.thi hun sagde ved sig selv: "Dersom jeg blot rører ved hans Klædebon, bliver jeg frelst."
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Ty hon sade vid sig själv: »Om jag allenast får röra vid hans mantel, så bliver jag hulpen.»
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Vì người đờn bà ấy tự nghĩ rằng : Nếu ta chỉ rờ áo Ngài , thì cũng sẽ được lành .
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Vì người đờn bà ấy tự nghĩ rằng: Nếu ta chỉ rờ áo Ngài, thì cũng sẽ được lành.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Zij dacht: "Ik hoef alleen maar Zijn mantel aan te raken, dan ben ik genezen."
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.διοτι ελεγε καθ' εαυτην, Εαν μονον εγγισω το ιματιον αυτου, θελω σωθη.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.бо казала сама собі: Як тільки приторкнусь до краю одежі Його, то спасусь.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.защото си думаше: Ако се допра до дрехата Му, ще оздравея.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.ибо она говорила сама в себе: если только прикоснусь к одежде Его, выздоровею.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.כי אמרה בלבה אך אם אגע בבגדו אושע׃
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.لانها قالت في نفسها ان مسست ثوبه فقط شفيت.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.因 為 他 心 裡 說 、 我 只 摸 他 的 衣 裳 、 就 必 痊 愈
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.因為 他 心裡說 、 我 只 摸 他 的 衣裳 、 就 必 痊愈
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.daß weder Vieh noch Leute darin gehen oder da wohnen sollen vierzig Jahre lang.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Ei käy siellä ihmisjalka, ei käy siellä eläimen jalka, eikä asuta siellä neljäänkymmeneen vuoteen.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.그 가운데로 사람의 발도 지나가지 아니하며 짐승의 발도 지나가지 아니하고 거접하는 사람이 없이 사십년이 지날지라
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Não passará por ela pé de homem, nem pé de animal passará por ela, nem será habitada durante quarenta anos.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Ne bo hodila skozi njo ne človeška, ne živalska noga, in ne bodo v njem prebivali štirideset let.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Ne menjen át azon emberi láb, se baromi láb ne menjen át rajta, és ne lakják negyven esztendeig.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nepojde cez ňu noha človeka, ani noha hoväda nepojde cez ňu, a nebude sa v nej bývať štyridsať rokov.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nepůjdeť přes ni noha člověka, ani noha dobytčete půjde přes ni, a nebude v ní bydleno za čtyřidceti let.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.No pasará por ella pie de hombre, ni pata de animal pasará por ella. No será habitada durante cuarenta años
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Nul pied d`homme n`y passera, Nul pied d`animal n`y passera, Et il restera quarante ans sans être habité.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Piede d'uomo o d'animale non vi transiterà e rimarrà deserto per quarant'anni
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.Veertig jaar lang zal er niemand doorheen trekken, mens noch dier. Het zal volledig onbewoond zijn.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.לא תעבר בה רגל אדם ורגל בהמה לא תעבר בה ולא תשב ארבעים שנה׃
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.لا تمر فيها رجل انسان ولا تمر فيها رجل بهيمة ولا تسكن اربعين سنة.
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.人 的 腳 、 獸 的 蹄 、 都 不 經 過 、 四 十 年 之 久 並 無 人 居 住
İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk yıl orada kimse yaşamayacak.人 的 腳 、 獸的蹄 、 都 不 經過 、 四十 年 之 久 並無 人 居住
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.꾸란에서 말하는 천국에 굉장히 가깝습니다. 꾸란은 천국에 대해 "강이 흐르는 정원" 이라고 36번 정의하고 있죠.
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.Koranens verkliga idé om paradiset, definierat 36 gånger som "trädgårdar bevattnade av flödande bäckar."
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz."сади, омиті ріками".
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.לרעיון האמיתי של גן העדן לפי הקוראן, המוגדר 36 פעמים כ"גנים מושקים על ידי נחלים זורמים".
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.من الفكرة القرآنية الواقعية عن الجنة، مُعرفة 36 مرة كحدائق تجري من تحتها الأنهار.
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.コーランには36回 「流れる川に潤う庭園」とあります ユニオン湖上のボートハウスで暮らす
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.De låter vätska eller luft att gå igenom i stabila tillstånd.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Dovolujete tekutině a vzduchu volně proudit.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Im stabilen Zustand lassen sie Flüssigkeiten oder Luft durchgehen.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Je laat er vloeistof of lucht door gaan in stabiele situaties.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Man tillader væske eller luft at komme igennem ved jævn fart.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Niissä nestettä tai ilmaa menee tasaisesti läpi.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Permiten el flujo de fluidos o aire a un ritmo continuo.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Permit fluidului sau aerului să le străbată la intervale regulate.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.State permettendo a del fluido o dell'aria di passare a flussi costanti.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Vous permettez au fluide ou à l'air d'y passer à un rythme régulier.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Επιτρέπεις στα υγρά ή στον αέρα να διέρχονται σε σταθερές καταστάσεις.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Жидкости или воздуху разрешено проходить постоянно.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Разрешавате на течност или въздух да преминава в стабилни състояния.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.Через них ми пропускаємо рідину чи повітря у стабільному режимі.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.הם לא מורכבים כמו איברים חלולים. איברים חלולים הם בעלי מורכבות מסדר גדול יותר,
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.لتسمح بإنتقال السوائل أو الهواء في الحالات المستقرة.
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.一定の状態で流れるようになっているのです 管状の組織は
İçinden kararlı halde hava veya sıvının geçmesine izin verirler.액체나 기체를 정상상태(定常狀態)로 흐르게 합니다.
İçinden vücudumu zar zor çıkardım asansöre yürürken bedenimin her gramını hissediyordum.저는 제 몸을 끌고 내렸습니다. 엘리베이터까지 걸어갔을 때, 몸무게의 1온스까지도 느껴졌습니다.
İçinden vücudumu zar zor çıkardım asansöre yürürken bedenimin her gramını hissediyordum.Wchodząc do windy czułam każdy gram swojego ciała.
İçinden vücudumu zar zor çıkardım asansöre yürürken bedenimin her gramını hissediyordum.ואני גררתי את הגוף שלי ממנה בעודי מרגישה כל גרם של משקל כשהלכתי לכיוון המעלית.
İçinden vücudumu zar zor çıkardım asansöre yürürken bedenimin her gramını hissediyordum.وسحبت نفسي بصعوبة منها وكنت أشعر بثقل نفسي .. كما لو كنت واقفة في مصعد ..
İçinden vücudumu zar zor çıkardım asansöre yürürken bedenimin her gramını hissediyordum.引きずるようにして エレベーターに向かいました アパートの玄関に倒れこむように入り
İlgili Sayfalar