içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››אמר בלבו בל אמוט לדר ודר אשר לא ברע׃
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››قال في قلبه لا اتزعزع. من دور الى دور بلا سوء.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››他 心 裡 說 、 我 必 不 動 搖 、 世 世 代 代 不 遭 災 難
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››他 心裡說 、 我 必 不 動搖 、 世世代代 不 遭 災難
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""A depresszió ködként borul rám, és nem találok kiutat."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Ich fühle mich wie in einem Nebel der Depression, dem ich nicht entkommen kann."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Ik voel me gevangen in een mist van depressie waar ik niet uit kan."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Je me sens comme si j'étais dans le brouillard de la dépression, que je ne peux quitter"
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""빠져나갈 수 없는 절망의 안개 속에 같혀버린 느낌이다."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Sento che sono in questa nebbia di depressione e non riesco a uscirne"
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Siento que estoy en una neblina de depresión de la cual no me puedo salir."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Simt că sunt învăluit de o depresie de care nu pot scăpa."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Sinto que estou neste nevoeiro de depressão de que não consigo sair".
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""W tej depresji czuję się jak we mgle, z której nie ma wyjścia".
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Αισθάνομαι λες και είμαι σε μια ομίχλη κατάθλιψης και δεν μπορώ να ξεφύγω".
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""Имам чувството, че съм в тази мъгла на депресия, от която не мога да изляза."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum."Я ощущаю себя как в тумане депрессии, из которого не могу выбраться.
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum.""אני מרגיש כאילו אני בערפל של דיכאון שאני לא יכול לצאת ממנו."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum."" أشعر أنني في هذا الضباب الكئيب بحيث لا أستطيع الخلاص منه."
"İçinden çıkamadığım bir depresyon karartısı içindeymişim gibi hissediyorum."それらをどれでもクリックし、元のブログを
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu."Als ik Zijn kleren maar kan aanraken, zal ik beter worden", dacht zij.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Bo mówiła: Jeźli się tylko dotknę szaty jego, będę uzdrowiona.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Căci îşi zicea ea: ,,Dacă aş putea doar să mă ating de haina Lui, mă voi tămădui.``
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Car elle disait: Si je puis seulement toucher ses vêtements, je serai guérie.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Denn sie sprach: Wenn ich nur sein Kleid möchte anrühren, so würde ich gesund.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.For hun sa: Kan jeg få røre, om det så bare er ved hans klær, så blir jeg helbredet.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.karena ia berpikir, "Asal saja saya menyentuh jubah-Nya, saya akan sembuh!
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.이는 내가 그의 옷에만 손을 대어도 구원을 얻으리라 함일러라
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.lebo si bola povedala: Ak sa len jeho rúcha dotknem, budem uzdravená.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Mert ezt mondja vala: Ha csak ruháit illethetem is, meggyógyulok.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Neb řekla byla: Dotknu-li se jen roucha jeho, uzdravena budu.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.porque dizia: Se tão-somente tocar-lhe as vestes, ficaria curada.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.porque ella pensaba: "Si sólo toco su manto, seré sanada.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Reče si namreč: Če se dotaknem le obleke njegove, ozdravim.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.«Se riuscirò anche solo a toccare il suo mantello, sarò guarita»
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.sillä hän sanoi: "Kunhan vain saan koskettaa edes hänen vaatteitaan, niin tulen terveeksi".
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Thi hun sagde: "Dersom jeg rører blot ved hans Klæder, bliver jeg frelst."
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Ty hon tänkte: »Om jag åtminstone får röra vid hans kläder, så bliver jag hulpen.»
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Vì người nói rằng : Nếu ta chỉ rờ đến áo Ngài mà thôi , thì ta sẽ được lành .
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Vì người nói rằng: Nếu ta chỉ rờ đến áo Ngài mà thôi, thì ta sẽ được lành.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.διοτι ελεγεν οτι και αν τα ιματια αυτου εγγισω, θελω σωθη.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Защото си казваше: Ако само се допра до дрехата Му, ще оздравея.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.ибо говорила: если хотя к одежде Его прикоснусь, то выздоровею.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.Казала бо: Що, коли до одежі Його приторкнусь, спасу ся.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.כי אמרה רק אם אגע בבגדיו אושע׃
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.لانها قالت ان مسست ولو ثيابه شفيت.
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.意 思 說 、 我 只 摸 他 的 衣 裳 、 就 必 痊 愈
İçinden, ‹‹Giysilerine bile dokunsam kurtulurum›› diyordu.意思 說 、 我 只 摸 他 的 衣裳 、 就 必 痊愈
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Bo rzekła sama w sobie: Jeźli się tylko dotknę szaty jego, będę uzdrowiona.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Căci îşi zicea ea: ,,Numai să mă pot atinge de haina Lui, şi mă voi tămădui.``
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Car elle disait en elle-même: Si je puis seulement toucher son vêtement, je serai guérie.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Denn sie sprach bei sich selbst: Möchte ich nur sein Kleid anrühren, so würde ich gesund.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.for hun sa ved sig selv: Kan jeg bare få røre ved hans klædebon, så blir jeg helbredet.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Kajti dejala je sama pri sebi: Če se obleke njegove le dotaknem, ozdravim.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.이는 제 마음에 그 겉옷만 만져도 구원을 받겠다 함이라
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.lebo riekla sama v sebe: Len keď sa dotknem jeho rúcha, budem uzdravená.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Mert ezt mondja vala magában: Ha csak ruháját illetem is, meggyógyulok.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Nebo řekla sama v sobě: Dotknu-li se jen toliko roucha jeho, uzdravena budu.
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.Pensava infatti: «Se riuscirò anche solo a toccare il suo mantello, sarò guarita»
İçinden, ‹‹Giysisine bir dokunsam kurtulurum›› diyordu.porque dizia consigo: Se eu tão-somente tocar-lhe o manto, ficarei sã.
İlgili Sayfalar