içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hatalı yerleştirilmiş politikaların içinden çıkmaya çalışıyorduk.Arbeitsplätze pro Monat, als ich anfing.
Her biri kendi içinden ve tarafýndan seçilen eþit sayýda akademik personel ve öðrenci temsilcilerinden oluþur.Il se compose, à parts égales, de représentants du corps enseignant et des étudiants, élus par leurs pairs.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Áthaladnak mindenen.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Chúng đơn giản chỉ đi xuyên qua mọi thứ.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.De går bare igennem alt.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Elas passam através de qualquer coisa.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Ele pur şi simplu trec prin orice.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Elles traversent tout.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.그것들은 뭐든지 통과합니다.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Nawet w tej sali.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Passano semplicemente attraverso le cose.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Projdou jednoduše čímkoliv.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Sie bewegen sich durch alles mögliche.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Simplemente pasan a través de todo.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Ze passeren gewoon door alles.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Απλώς περνούν μέσα από τα πάντα.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Они просто проникают сквозь что угодно.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.Те преодоляват всичко.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.הם פשוט עברו דרך הכל
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.لأنها تعبر من خلال الأشياء.
Herşeyin içinden geçebiliyorlar.建物も 地球さえも通り抜けて
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş, "bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,Começa a sentir a velha ansiedade a crescer nele como "vou perder isto,
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş, "bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,Αρχίζει λοιπόν να νιώθει όλο αυτό το άγχος να φουσκώνει μέσα του του τύπου "πάει χάθηκε" ας πούμε,
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Dan Tom mulai merasa gelisah
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,De welbekende spanning nam weer bezit van hem:
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,És feléled benne az ismerős aggodalom:
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Han begynder at føle al den gamle angst begynde at vokse i ham
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Han känner hur ångesten stiger.
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Incepe sa simta toata acea veche anxietate crescand in interior
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Joten hän alkaa tuntea sen vanhan ahdistuksen nousevan sisällään tyyliin:
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,그는 그때 마음속에서 또 불안감이 올라 오는 것을 느끼며
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,Zaczyna czuć jak ten dawny niepokój zbiera się w nim,
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,И он как обычно начинает волноваться:
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,І він відчуває, що в ньому прокидається вже забута тривога:
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,והוא מתחיל להרגיש אותה חרדה נושנה מתחילה לעלות בו,
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,ولذا يشعر بكل القلق القديم يدب فيه
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,"これを逃して-"
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››(26)Казва в сърцето си: Няма да се поклатя, От род в род няма да изпадна в злощастие.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››(9:27) говорит в сердце своем: „не поколеблюсь; в род и род не приключится мне зла";
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Dice en su corazón: "No seré movido; de generación en generación nunca estaré en infortunio.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Diz em seu coração: Não serei abalado; nunca me verei na adversidade.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››El zice în inima lui: ,,Nu mă clatin, în veci sînt scutit de nenorocire!``
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Er spricht in seinem Herzen: Ich werde nimmermehr darniederliegen; es wird für und für keine Not haben.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hai minacciato le nazioni, hai sterminato l'empio, il loro nome hai cancellato in eterno, per sempre
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hắn nghĩ rằng : Ta sẽ chẳng lay_động ; Ta sẽ không bị tai_họa gì đến đời_đời .
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hắn nghĩ rằng: Ta sẽ chẳng lay động; Ta sẽ không bị tai họa gì đến đời đời.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han säger i sitt hjärta: »Jag skall icke vackla, över mig skall i evighet ingen olycka komma.»
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hän sanoo sydämessään: "En horju minä, en ikinä joudu onnettomuuteen".
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han sier i sitt hjerte: Jeg skal ikke rokkes, fra slekt til slekt skal jeg ikke stedes i ulykke.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han siger i Hjertet: "Jeg rokkes ej, kommer ikke i Nød fra Slægt til Slægt."
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hovorí vo svojom srdci: Nepohnem sa z pokolenia na pokolenie, pretože neprijdem do zlého.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hun houding is er één van: 'Wie doet me wat? Het gaat ons toch al jarenlang goed, van vader op zoon?'
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Il dit en son coeur: Je ne chancelle pas, Je suis pour toujours à l`abri du malheur!
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Katanya dalam hati, "Aku tak akan gagal, dan turun-temurun seperti orang yang tidak hidup jahat.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››그 마음에 이르기를 나는 요동치 아니하며 대대로 환난을 당치 아니하리라 하나이다
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Mówi w sercu swem: Nie będę wzruszony od narodu do narodu; bo się nie boję złego.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Říkaje v srdci svém: Nepohnuť se od národu až do pronárodu, nebo nebojím se zlého.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››t mondja szívében: Nem rendülök meg soha örökké, mert nem [esem] bajba.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››V srcu svojem govori: Ne ganem se, od roda do roda bodem brez nesreče.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Ειπεν εν τη καρδια αυτου, δεν θελω σαλευθη απο γενεας εις γενεαν διοτι δεν θελω πεσει εις δυστυχιαν.
İlgili Sayfalar