içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Denn er sprach zu ihm: Fahre aus, du unsauberer Geist, von dem Menschen!
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.For han sa til ham: Far ut av mannen, du urene ånd!
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Gli diceva infatti: «Esci, spirito immondo, da quest'uomo!»
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Jesus skulle nämligen just säga till honom: »Far ut ur mannen, du orena ande.»
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.이는 예수께서 이미 저에게 이르시기를 더러운 귀신아 그 사람에게서 나오라 하셨음이라
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Lebo mu hovoril: Vyjdi z človeka, nečistý duchu!
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.(Mert ezt mondja vala néki: Eredj ki, tisztátalan lélek, ez emberbõl.)
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.(Nebo pravil jemu: Vyjdiž, duchu nečistý, z člověka tohoto.)
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Pois Jesus lhe dizia: Sai desse homem, espírito imundo.
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Pravil mu je namreč: Izidi, nečisti duh, iz tega človeka!
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Pues Jesús le decía: --Sal de este hombre, espíritu inmundo
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Sillä hän oli sanomaisillaan sille: "Lähde ulos miehestä, sinä saastainen henki".
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Thi han sagde til ham: "Far ud af Manden, du urene Ånd!"
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Vì Ðức Chúa Jêsus vừa phán cùng nó rằng: Hỡi tà ma, phải ra khỏi người nầy.
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Vì_Ðức_Chúa_Jêsus vừa phán cùng nó rằng : Hỡi tà_ma , phải ra khỏi người nầy .
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Διοτι ελεγε προς αυτον Εξελθε απο του ανθρωπου το πνευμα το ακαθαρτον.
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Ибо Иисус сказал ему: выйди, дух нечистый, изсего человека.
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.(Рече бо йому: Вийди, душе нечистий, з чоловіка.)
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.כי הוא אמר אליו צא רוח טמא מן האדם הזה׃
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.لانه قال له اخرج من الانسان يا ايها الروح النجس.
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.是 因 耶 穌 曾 吩 咐 他 說 、 污 鬼 阿 、 從 這 人 身 上 出 來 罷
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.是 因 耶穌 曾 吩咐 他 說 、 污 鬼 阿 、 從這 人身 上 出 來罷
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Acabei de regressar de uma comunidade que detém o segredo para a sobrevivência humana.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Acabo de regresar de una comunidad que tiene el secreto de la supervivencia humana.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Épp egy közösségből jöttem vissza, mely magában hordozza az emberi túlélés titkát.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Ich komme gerade von einer Gemeinschaft zurück, die das Geheimnis des Fortbestands der Menschheit kennt.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Ik kwam net terug van een gemeenschap die het geheim voor de menselijke overleving in zich herbergt.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Jag har precis kommit tillbaka från ett samhälle som sitter på hemligheten till människans överlevnad.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Je viens de revenir d'une communauté qui détient le secret de la survie de l'humanité.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.저는 인류 생존의 비밀을 간직하고 있는 한 공동체로부터 이제 막 돌아왔습니다.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Právě jsem se vrátila z komunity, která drží klíč k tajemství lidského přežití.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Saya baru saja kembali dari komunitas yang menyimpan rahasia kelangsungan hidup manusia.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Sono appena ritornata da una comunità che possiede il segreto per la nostra sopravvivenza.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Tocmai m-am întors dintr-o comunitate care deține secretul supraviețuirii oamenilor.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Tôi vừa mới trở về từ một cộng đồng nơi nắm giữ một bí mật đối với sự sống còn của con người.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Wróciłam z miejsca, które kryje tajemnicę naszego przetrwania.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Μόλις επέστρεψα από μία κοινότητα που κρατάει το μυστικό για την ανθρώπινη επιβίωση.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Току-що се върнах от една общност, която крие тайната за оцеляването на човечеството.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Я только что вернулась из сообщества, которое владеет секретом нашего выживания.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Я щойно повернулась з суспільства, яке має секрет людського виживання.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.בדיוק חזרתי מקהילה שמחזיקה בסוד להישרדות אנושית.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.انا عائدة من مجتمع يحمل في طياته سر نجاة البشرية
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.あるコミュニティから戻ってきたばかりです そこでは 女性が物事を仕切り
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Deres Tunge er en morders Pil, deres Munds Ord Svig; med Næsten taler de Fred, men i Hjertet bærer de Svig.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Izali dlatego nienawidzę ich? mówi Pan; izali nad narodem takowym nie pomści się dusza moja?
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.그들의 혀는 죽이는 살이라 거짓을 말하며 입으로는 그 이웃에게 평화를 말하나 중심에는 해를 도모하는도다
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Non dovrei forse punirli per tali cose? Oracolo del Signore. Di un popolo come questo non dovrei vendicarmi?»
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Sebzõ nyíl a nyelvök, álnokságot beszél; szájával békességesen szól barátjához, a szívében pedig lest hány.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.חץ שוחט לשונם מרמה דבר בפיו שלום את רעהו ידבר ובקרבו ישים ארבו׃
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.لسانهم سهم قتال يتكلم بالغش. بفمه يكلم صاحبه بسلام وفي قلبه يضع له كمينا.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌 頭 是 毒 箭 、 說 話 詭 詐 . 人 與 鄰 舍 口 說 和 平 話 、 心 卻 謀 害 他
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌頭 是 毒箭 、 說話詭詐 . 人與鄰 舍 口 說和平話 、 心卻謀 害 他
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A füstbõl pedig sáskák jövének ki a földre; és adaték azoknak hatalom, mint hatalmuk van a föld skorpióinak.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z dymu vyšly kobylky na zem, a dala sa im moc, ako majú moc zemskí škorpióni.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z onego dymu wyszły szaraócze na ziemię i dano im moc, jako mają moc niedźwiadki ziemskie;
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.A z toho dýmu vyšly kobylky na zemi, jimžto dána jest moc taková, jakouž moc mají štírové zemští.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.Da fumaça saíram gafanhotos sobre a terra; e foi-lhes dado poder, como o que têm os escorpiões da terra.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.In iz dima izidejo kobilice na zemljo, in dá se jim oblast, kakor imajo oblast škorpijoni zemlje.
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.Ja savusta lähti heinäsirkkoja maan päälle, ja niille annettiin valta, niinkuin maan skorpioneilla on valta;
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti.또 황충이 연기 가운데로부터 땅위에 나오매 저희가 땅에 있는 전갈의 권세와 같은 권세를 받았더라
İlgili Sayfalar