içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çantamı aç, içinden istediğini al.Tira o que quiseres da minha mala.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Toma cualquier cosa que quieras de mi maleta.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Weź sobie z walizki, co chcesz.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Вземи, каквото си искаш, от куфара.
Çantamı aç, içinden istediğini al.קח מה שאתה רוצה מהמזוודה.
Çantamı aç, içinden istediğini al.وخذ أي شيء تريد من الحقيبة.
Çantamı aç, içinden istediğini al.おまえの誕生プレゼントだ」
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.A keby nebolo vykladača, nech mlčí v sbore, a nech hovorí sám sebe a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Är ingen uttydare tillstädes, så må de tiga i församlingen och tala allenast för sig själva och för Gud.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Dacă nu este cine să tălmăcească, să tacă în Biserică, şi să-şi vorbească numai lui însuş şi lui Dumnezeu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ha pedig nincsen magyarázó, hallgasson a gyülekezetben; hanem magának szóljon és az Istennek.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ist aber kein Ausleger da, so schweige er in der Gemeinde, rede aber sich selber und Gott.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.만일 통역하는 자가 없거든 교회에서는 잠잠하고 자기와 및 하나님께 말할 것이요
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ko bi pa ne bilo razkladalca, naj molči v zboru, a govori naj sebi in Bogu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Mas, se não houver intérprete, esteja calado na igreja, e fale consigo mesmo, e com Deus.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Men dersom der ingen Udlægger er til Stede, da tie hin i Menigheden, men han tale for sig selv og for Gud!
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.mutta jos ei ole selittäjää, niin olkoot vaiti seurakunnassa ja puhukoot itselleen ja Jumalalle.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Pakli by nebylo vykladače, nechať mlčí v shromáždění, než sobě sám nechažť mluví a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Se non vi è chi interpreta, ciascuno di essi taccia nell'assemblea e parli solo a se stesso e a Dio
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.s`il n`y a point d`interprète, qu`on se taise dans l`Église, et qu`on parle à soi-même et à Dieu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Y si acaso no hay intérprete, que guarde silencio en la iglesia y hable a sí mismo y a Dios
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.αλλ' εαν δεν ηναι διερμηνευτης, ας σιωπα εν τη εκκλησια, ας λαλη δε προς εαυτον και προς τον Θεον.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ако искат да научат нещо, нека питат мъжете си у дома; защото е срамотно жена да говори в църква.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Если же не будет истолкователя, то молчи в церкви, а говори себе и Богу.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Коли ж нема вияснювателя, то нехай мовчить у церкві; собі ж нехай говорить та Богові.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ואם אין מפרש אז ידם בקהל וידבר לנפשו ולאלהים׃
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ولكن ان لم يكن مترجم فليصمت في الكنيسة وليكلم نفسه والله.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會 中 閉 口 . 只 對 自 己 和 神 說 、 就 是 了
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會中閉口 . 只對 自己 和 神說 、 就是了
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.A gazela enfrenta agora a questão humana mais periclitante...
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Con sơn dương giờ đây đang đối diện với vấn đề muôn thuở của nhân loại...
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Dit is het gevaarlijkste dilemma van de mens.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gasellen står nu inför samma dilemma som mannen...
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gasellilla on nyt sama suuri ongelma kuin miehellä:
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gazela are de răspuns celei mai dificile întrebări.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gazela má před sebou nejožehavější mužskou otázku.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gazela se ubada s človekovim večnim vprašanjem.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gazela stoi przed niemal ludzkim dylematem:
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Gazellen står nu over for menneskets største dilemma...
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Kijang itu harus membuat keputusan ke mana ia harus pergi:
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.La gacela ahora se enfrenta a la pregunta más peligrosa del hombre.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.La gazzella si trova di fronte al peggior dilemma dell'uomo.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.La voilà confrontée au plus cruel dilemme de l'homme.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Sie steht vor der schwierigsten Frage des gesamten Universums. in den Norden?
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Η γαζέλα έρχεται αντιμέτωπη με το πιο επικίνδυνο ερώτημα.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Газелата е изправена пред най-голямата дилема за мъжа.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.Газелата е изправена пред най-голямата дилема за мъжа.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.تواجه الغزالة الآن سؤال محير جداً
Çocukluğum eski çağların içinden geçen uzun bir yolculuktu.La mia infanzia è stata un lungo viaggio nell'antichità.
Çocukluğum eski çağların içinden geçen uzun bir yolculuktu.Mi infancia fue un largo camino por la antiguedad.
Çocukluğum eski çağların içinden geçen uzun bir yolculuktu.ילדותי הייתה מסע ארוך דרך העת העתיקה
Çok güzel oldu, içinden geçiyor.[Diana] "C'est super, ça passe à travers."
Çok güzel oldu, içinden geçiyor.[Diana] "좋아, 그걸 관통해서 구멍을 내자."
Çok güzel oldu, içinden geçiyor.[Diana] "Que bien lo atraviesa."
Çok güzel oldu, içinden geçiyor.[Νταϊάνα] " είναι τόσο όμορφο, διαπερνάει."
Çok güzel oldu, içinden geçiyor.[דיאנה] זה חודר
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.9orang itu berkata begitu sebab Yesus berkata kepadanya, "Roh jahat, keluarlah dari orang ini!"
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.(Albowiem mu mówił: Wynijdź, duchu nieczysty! z tego człowieka.)
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Căci Isus îi zicea: ,,Duh necurat, ieşi afară din omul acesta!``
Çünkü İsa, ‹‹Ey kötü ruh, adamın içinden çık!›› demişti.Car Jésus lui disait: Sors de cet homme, esprit impur!
İlgili Sayfalar