içinden ile cümle

içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Đây là con đường từ trại 3 lên trại 4, chúng tôi phải băng qua đám mây tuyết đó.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Dit is de weg naar boven van kamp drie naar vier, in en omhoog door de wolken.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Ez út közben a hármas táborból a négyesbe, a felhőkön keresztül.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.La subida del campamento III al IV, subiendo a través de las nubes.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Questa fu scattata sul percorso dal campo tre al campo quattro mentre ci avviciniamo, in mezzo alle nuvole.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Tak wygląda droga z obozu trzeciego do czwartego, posuwamy się coraz wyżej przez chmury.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Toto je na ceste z tábora tri do tábora štyri, pohybujúc sa cez oblaky.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Това е по пътя нагоре от трети лагер до четвърти лагер, напредваме нагоре през облаците.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Це по дорозі з табору номер три до четвертого табору, тут ми ішли крізь хмари.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.Это на пути от третьего лагеря к четвёртому, восхождение сквозь облака.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.זה בדרך ממחנה 3 למחנה 4, מתקדמים מעלה דרך העננים.
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.وهذه الصورة من الطريق من المخيم الثالث إلى الرابع متحركين إلى الأعلى ضمن الغيوم
Burda da 3.kamptan 4. kampa gidrerken bulutların içinden geçiliyor.雲の中を抜けていくところです そしてこれが第四キャンプです
Bu şartlanmayı gözlemleyen ben kimim? Bunu bul. Senin içinden bağımlılığı çıkarıyorum.Als je het "analyseren" wilt noemen," dan is het onderzoek heel goed geweest.
Bu şartlanmayı gözlemleyen ben kimim? Bunu bul. Senin içinden bağımlılığı çıkarıyorum.Szeretem, amit Sri Ranjit Maharaj mond:
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.C'est comme essayer de se cogner à un mur de briques.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Det är som att springa med huvet före in i väggen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.E' come cercare di sbattere contro un muro.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.É como tentar remar contra a maré.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es como chocarse contra una pared de ladrillos.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es ist wie der Versuch, gegen eine Backsteinwand zu laufen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Giống như là cố gắng đâm vào bức tường gạch vậy.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Het is net als proberen door een stenen muur heen te rennen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Hiszen minden irányban falba ütköznek.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to ako snaha nabúrať do tehlovej steny.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to jako snaha o běh proti cihlové zdi.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.마치 벽과 씨름하는 꼴이지만
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Kot da bi skušal iti z glavo skozi zid.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.To jak próbować przebić głową mur.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Πραγματικά νομίζω ότι οι άνθρωποι είναι υπέροχοι και έξυπνοι και ότι νοιάζονται.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Това е като да се опитате да преминете през тухлена стена.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Це як биття головою об цегляну стіну.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Это как пытаться бежать в кирпичную стену.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.זה כאילו לנסות לרוץ לתוך קיר לבנים.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.لان الامر يبدو وكأنهم يجرون الى الارتطام في جدار من الطوب
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.いくつかの障害を紹介してますが
Bütün bu şeyleri kendi içinden çıkar.Despójate de todas estas cosas.
Bütün bu şeyleri kendi içinden çıkar.Mindent elvettünk tőled...
Bütün bu şeyleri kendi içinden çıkar.Porto via tutte queste cose da te.
Bütün bu şeyleri kendi içinden çıkar.Retire toutes ces choses de toi.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Alle energie die deze levensvormen nodig hebben komt van binnen in de aarde, chemosynthese dus.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Az összes energia, ami ezeket az életformákat táplálja, a Föld belsejéből származik -- tehát kemoszintézis.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Die ganze Energie, die diese Lebewesen antreibt, kommt aus dem Erdinneren - Chemosynthese also.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Energia dla tych organizmów pochodzi z Ziemi - chemosynteza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Tất cả năng lượng dùng để hỗ trợ sự sống đều đến từ trong lòng trái đất - sự hóa tổng hợp
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Toute l'énergie qui maintient ces formes de vie vient de l'intérieur de la Terre - une chimiosynthèse.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Tutta l'energia per sostenere queste forme di vita arriva dal centro della Terra - quindi chemiosintesi.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Všechna energie, podporující tyto formy života přichází z vnitřku Země -- tedy chemosyntéza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Všetka energia podporujúca tieto formy života pochádza z vnútra zeme - teda chemosyntéza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Όλη η ενέργεια που συντηρεί αυτές τις μορφές ζωής προέρχεται από το εσωτερικό της Γης -- δηλαδή χημειοσύνθεση.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Вся энергия для поддержания этих форм жизни исходит из-под Земли — за счёт химиосинтеза.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Цялата енергия за поддръжка на тези форми на живот излиза от вътрешността на Земята - хемосинтеза.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Az én hálómba, és vegyél ki a bőröndömből, amit csak akarsz.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Ia orice vrei din valiză.
Çantamı aç, içinden istediğini al.가방에 너 가지고 싶은거 아무거나 꺼내 가져.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Lấy bất cứ thứ gì con thích trong vali.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Nimm irgendetwas, das du haben möchtest, aus dem Koffer.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Pak wat je maar wilt uit de koffer.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Prendi dalla valigia tutto quello che vuoi.
Çantamı aç, içinden istediğini al.Prends ce que tu veux dans ma valise.
İlgili Sayfalar